Biri şu Almanlara siyaset öğretsin

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ekonomik gücü takdire şayan Almanlar siyasetin S’sinden anlamazlar. Belki de bu ahmak düzeyindeki siyasetleri yüzünden iki dünya savaşı çıkarıp her ikisinde de siyaset dehası İngilizlere ve müttefiklerine yenildiler.  Acaba Einstein “Delilik; aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir” sözünü Almanlar için söylemiş olabilir mi? 

Çünkü Almanya hâlâ ekonomik gücüne dayanarak ve karşısındakine zarar vereyim derken kendisine de zarar veren politikalar güderek uluslararası ilişkilerde başarılı olacağını sanıyor. Bu kendine zarar dış politikanın en son örneği Gümrük Birliği anlaşmasının yenilenip yenilenmeyeceği tartışmalarında görüldü. Merkel, Türkiye ile anlaşmayı yenilemek için çaba sarf etmeyeceğini belirtti. 

Anlaşma yenilenmezse ne olur? İki taraf da zarar görür ama daha çok mal satan daha çok zarar görür. Avrupa Birliği (AB) 2016’da Türkiye’ye 78 milyar Euro ihracat yaparken, Türkiye AB’ye 67 milyar Euro ihracat yaptı. Gümrük Birliği nedeniyle satılan tüm malzemeler gümrük vergisi alınmadan sınırlardan giriş yaptı. Eğer Gümrük Birliği anlaşması olmazsa ürünün türüne göre ek vergi alınacaktır ki bu da malları daha pahalıya almamıza/satmamıza neden olur. 

Fakat AB daha fazla ihracat yaptığı için Avrupa’nın malları daha pahalıya gelecek ve Türkiye’de pazar kaybı yaşayacaklar. Türk malları da pahalanacağı için kısmen pazar kaybedeceklerdir. Ancak Gümrük Birliği yüzünden serbest ticaret anlaşması (STA) yapamadığımız birçok ülke ile STA’lar yaparak yaşanacak kaybı azaltmak mümkün olabilecektir.

Bir ülke düşünün ki yaptığı yaptırım kendisini vuruyor. Daha da vahim olanı söz konusu yaptırımlarının temelinde Almanya’nın çıkarları değil, terör örgütü mensuplarını korumak var. Şu anda binlerce FETÖ’cü ve PKK’lı Almanya’da ikamet ediyor ve Alman hükümetini Türkiye’ye karşı kışkırtıyorlar. Merkel hükümeti de bunların yalanlarına ya kanıyor ya da yalan olduğunu bile bile Türkiye’ye zarar vermek için bir koz olarak kullanıyor ve saf saf Türk hükümetini hizaya getireceğini sanıyor. 

Türkiye bugün Almanya’nın tepeden bakan kibirli siyasetine kafa tutuyorsa sebebi hatırı sayılır bir güç haline gelmesidir. Ne darbeler ne de terör örgütleriyle hizaya gelen bir ülke değil artık. Bunu İngilizler anladı ve bakanlarını göndererek yeni konjonktüre dayalı işbirliği anlaşmaları yaptılar. Mesela yerli savaş uçağını birlikte üretmek için anlaşma yapıp üstüne bir de ihracat lisansı verdiler. Yakında bölge için de çeşitli işbirliği anlaşmaları yaparlar. 

İngilizler Türkiye’nin kara kaşını gözünü sevdikleri için ortaklık yapmıyorlar elbette. Bugün bir darbe olsun, yarın yeni hükümetle hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam ederler. Hızlı politika değişikliklerinin ahlaki boyutu tartışılır ama siyaset biraz da çıkarları korumak değil midir? İşte Almanlar bunu anlamadı ve anlamayacaklar. Bu at gözlüğü siyaseti yüzünden FETÖ, PKK ve DHKP-C gibi örgütler uğruna Türkiye’yi feda edecekler.

Varsın etsinler. Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlık besleyen partilerin isimlerini zikrederek dayatmalara boyun eğmeyeceğini ilan etmiş oldu. Öyle hem binlerce terörist ve darbeci besleyip hem de “Erdoğan iç işlerimize müdahale ediyor” diyerek bel altı siyasetlerini meşrulaştıramazlar. Referandum için bakanların mitinglerini engellemek, PKK gösterilerine izin vermek, HAYIR’ı destekleyen Türkçe manşetler atmak ya da HAYIR oyu verenlere ücretsiz otobüs temin etmek Alman partilerin iç siyaseti midir? Dedeleri Hitler’in ordusunda askerlik yapmış olanların Erdoğan’ı Hitler’e benzetmesi siyaset midir? Bir ülkeyi hem insan hakları ihlalleri için suçlayıp hem de o ülkedeki darbe teşebbüsüne destek vermek nasıl bir siyasettir? Darbenin 2 numarası Adil Öksüz’ü sıradan bir muhalif olarak tanıtıp kollamak Türkiye’nin iç siyasetine müdahale ve darbeye destek değil midir? 

Türk-Alman/AB ilişkilerinin geleceği, terör örgütlerine hamilik yapıldığı sürece bugünden daha karanlık olacaktır. Bilhassa en şeytani örgüt olan FETÖ’nün korunması ilişkilerin dibini dinamitliyor. FETÖ, Avrupa’nın sırtında bir parazit gibi yaşadığı sürece ve Avrupa’nın direksiyonunda siyaset cahili Almanlar olduğu sürece ilişkiler düzelmeyecektir. 

 

  • Yasar Özdemir Yasar Özdemir 2 ay önce
    Zirvedeler.?Ama zırvalamayada başladılar. Çünkü iniş başladı hemde tepe taklak. Türkiye doğru yolda hem gururunu hemde çıkarını koruyarak yoluna devam ediyor. İt ürür kervan yürür demiş atalarımız.