THY - Orta Avrupa Mayıs 2018

Benden Trump lehine kocaman bir “U” dönüşü!

11 Kasım 2016 Cuma

İki yıllık ABD başkanlık yarışı –çok şükür– çarşamba günü noktalandı.

Türklerin ve Müslümanların büyük çoğunluğu –ben dâhil– ileri sürdüğümüz haklı nedenlerinden dolayı Hillary’ci olduğumuz için, üzüldük.

Sanırım, Amerikalılar da yukarıdaki haklı nedenleri dikkate alarak (!) derin bir aşkla, Trump’a oy verdiler.

Sonuç hepimize hayırlı olsun…

Seçimi Trump kazanınca, hiç âdetim olmadığı halde, Trump lehine kocaman bir “U” dönüşü yaptım.

Ve sonucu hayra yordum.

Nasıl mı? 

Birkaçını paylaşayım.

En başta Dünya’nın en güçlü ülkesinin başkanlığının, Hillary de olsa bir kadına teslim edilmesini doğru bulmam.

Bunu, kadınları küçümsediğimden veya ayrımcılık yaptığımdan değil, Amerika’nın içinde bulunduğu şartlardan dolayı uygun görmem.

Gerçi Efendimiz (sav) bir hadislerinde “Yönetimini kadına teslim eden bir toplum iflah olmaz” diye buyururlar.

Ancak, hadis ulemasının yaygın kanaati, bu hadis-i şerifin daha ziyade, o dönemde başlarında kadın yönetici bulunan Sasaniler’i kast ettiği yönündedir.

Bu mevzuyu inşallah, ilgili âlimlerimiz vuzuha kavuşturur.

Benim kadın başkan istemememin nedeni başka.

Bikere, kadınları Allah (cc) daha naif ve narin yaratmıştır.

Aynı zamanda kadınlar bize göre daha duygusal ve ince ruhludur.

Düşünsenize, Hillary başkan olsaydı, o pamuk elleri, dünyanın birçok yerinde ABD tarafından haksız yere akıtılan masumların kanına bulaşmayacak mıydı?

Sizce bu fotoğraf bir kadına yakışmazdı, öyle değil mi?

Sonucu hayra yormamın ikinci nedeni de;

Eğer Hillary başkan olsaydı, ABD’nin Irak ve Suriye politikaları zerre miskal değişmeyecekti.

Yani Hillary’de Başkan Obama gibi bize “göz oynatıp” –PYD/PKK örneğinde olduğu gibi– düşmanlarımızı gizliden gizliye silahlandırıp karşımıza dikecekti.

Oysa Başkan Trump, mertçe ve delikanlıca, bunu yapacaksa (“Ben Kürtlerin büyük hayranıyım” dediğine göre)  yapar.

Biz de bu sayede dostumuzu düşmanımızı iyice bellemiş oluruz.

Fena mı olur yani!

Sanki, yıllardır, “dost dost diye paçalarına sarıldık” da ne oldu?

Trump’a dönüşümün diğer bir nedeni de, onun sayesinde, ABD’nin “el altından yürüttüğü” İsrail politikasının daha da şeffaflaşacak olması.

Adam açık açık seçim meydanlarında “Obama İsrail’in başına gelen en kötü şey” ve “Benden daha İsrail yanlısı bir aday (başkan) yok” diye söylemedi mi?

Atalarımız ne dememiş; “Oynak dostum olacağına, sabit düşmanım olsun”.

Oysa Obama ve Hillary (Dış İşleri Bakanı iken), bu işi tabiri caizse, yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Ankara ile Telaviv’e göz kırpmaktan az daha şaşı kalacaklardı.

Sonunda da “ne Erdoğan’a ne de Netanyahu’ya” yaranabildiler. 

Hâlbuki Netanyahu, eğmeden bükmeden seçimi kazanır kazanmaz, “Trump İsrail’in gerçek dostudur” diye mührü basmış.

Nihayet yıllardır yuvarlanan “Tencere (böylece) kapağını buldu”.

Bu sayede Ortadoğu’da başlar yerinden olacaksa da “taşlar yerine oturur”.

Alın size bir hayır daha…

Öte yandan, Trump’ın başkan seçilmesi ile ABD’nin bir “beyaz yalanı” daha gün yüzüne çıktı.

Bunu Dünya’nın ve ABD’nin en önde gelen gazetelerinden olan Wall Street Journal’ın dün attığı “Trump’ın yürüttüğü ırkçı kampanya kendisini Beyaz Saray’a taşıdı” başlıklı manşetten anlıyoruz. 

Yani Amerikalılar tarafından yıllardır Müslümanlara atılan çamurların kaynağının neresi olduğu bu sayede anlaşılmış oldu.

Bu da benim için önemli bir kazanç.

Sıkı durun şimdi “U dönüşümün” gerçek nedenini açıklayacağım;

Kur’an’da “Sizin hayır sandığınız şeylerde şer; şer sandığınız şeylerde hayır vardır (ila ahir)(Bakara 216) buyrulur.

Acele etmeyin!  Daha bu şerrin altından ne hayırlar çıkacak (inşallah)!

İşte bu nedenlerden dolayı ben Trump’ın seçilmesini hayra yordum.

Ya siz?

 

YORUM YAZ