TBMM’nin Onuru Halkı Kucaklamaktır

15 Kasım 2017 Çarşamba

Millet olarak bizim geleneğimizde, aile içi meclislerden tutun da mahallemizdeki, köyümüzdeki, kasabamızdaki, vilayetimizdeki düğün, dernek ve bilumum davetlere kadar her türden faaliyet için toplanılan meclise kıymet verilir ve sahip çıkılır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ise millet-devlet bütünlüğünün temsil edildiği en büyük meclistir ve halkımızın evidir.

Milletimizin iradesini teslim ettiği ve yetki verdiği böyle bir kurumun başkanının da elbette halkımızı ve temsilcilerini kucaklayan birisi olmalıdır.

…………………

TBMM’nin tarihinde milletimizin kucaklandığı dönemler bir elin parmaklarını geçmez. İlk sırayı elbet Birinci TBMM alır.

İkincisi 14 Mayıs 1950’deki DP dönemi, üçüncüsü rahmetli Anap’ın ilk devresi, son olarak da 15 yıldır AK Parti dönemidir.

İsmail Kahraman’ın başkanlığı döneminde ise zirve yapmıştır. İsmail Kahraman hem milleti hem vekilleri “duayen ağabey” sıfatlarıyla kucaklamış, TBMM’ye “milletimizin evi” diyerek sahip çıkmış ve devlet-millet ittifakının temsilcisi olmuştur.

Hele 15 Temmuz ihanet kalkışması gecesi, hazır sofrasına oturmadan derhal abdestini alıp, hızla TBMM’ye gelerek bombalara başkaldırışı, Ankara’da bulunan vekilleri davet edişi, bir tek gerekçeyle izah edilmektedir. Halkın onurunu korumuş ve kollamıştır. Geçelim.

…………………

TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın iki yıllık faaliyetlerinden memnun olanlar da rahatsız olanlar da oldu.

Yalnız TBMM’nin tarihinde görülmedik bir şey vardı ki, CHP’nin bile PKK ve FETÖ terör örgütlerine yakın durmayan milletvekilleri tarafından İsmail Kahraman’ın sevilmesi, sayılmasıydı.

Hastalığında ziyaretine gelen CHP’li vekillerin “geçmiş olsun defterlerine” yazdıkları tarihe tanıklık edecek ifadelerle doludur.

Bu yönüyle de TBMM’nin milleti temsil gücü ortaya çıkmıştır.

Siyasi ve ideolojik ayrılıklara rağmen, devlete ve millete düşmanlık beslemeyen, tehlikeye sokmayan herkese eşit davranmış ve sahiplenmiştir.

Durum böyle olunca elbette yeniden aday olmasına kesin gözüyle bakılmıştır. Zaten başka bir adayın çıkması lüzumsuz tartışmalar sebep olurdu. Bu açıdan da isabetli olmuştur. 

…………….

“İnsanoğlu çiğ süt emmiş” derler. Bu deyişi de “Her an şeytana uyabilir” diye desteklerler. Sayın Kahraman’ın başkanlığı kesin olmasına rağmen fesat şebekeleri çalıştı.

Fitneye mesai yaptıranlar arasında az da olsa AK Parti’den vekiller de vardı.

CHP’den terör örgütlerine yakın kimselerle birlikte, TBMM’deki bürokratlar, kargaşa ve kaos yanlısı medya aracılığıyla uğraşıda bulundular.

TBMM Başkanlığı seçimleri yaklaşırken İsmail Kahraman hakkında ne uydurma yazılar yazıldı, tavırlar alındı ve karşısına hayali adaylar çıkarıldı.

Anadolu’da bir deyim vardır:

- “Yukarı köyde yalan söyledim, aşağı köye vardım kendim de inandım” denilir.

Bir kısım vekillerle bürokratlar, kendi uydurdukları haberlere inanıp, hayali başkan için senaryolar üretmişlerdi.

Ezcümle:

Millet siyasi tartışmalardan çok yoruldu. İsmail Kahraman’ın adaylığı, yeni tartışmalara girilmesini önlemiş oldu. Hayırlı olur inşaallah.

 

  • Yeni enerji nerdeYeni enerji nerde4 gün önce
    Her yere taze kan derken ,istifalar gelirken bazı yerlerde tık yok.