Suudi Arabistan Ektiğini Biçecek

10 Kasım 2017 Cuma

“Türlü sefaletlerle ihtirasların parça parça böldüğü hasta bir vücudu andıran İslam dünyası, en bedbaht devirlerinden birini yaşıyor ve her İslam memleketinde ruhlar birbirinden ayrılmış, birbirlerine saldırıyorlar.

Her sene yüzbinlerce ziyaretçi ile dolan Kâbe’nin etrafında ruh birliği ve beraberliği meydana gelemiyor. Bunun sebebi ne siyasi ne iktisadi ne de esasında ilmi ve fikridir.

Bu halin sebebi, İslam’ın temeli ve Kur’an’ın özü olan ahlakın kaybedilmiş olmasıdır”. Nurettin Topçu. “İslam ve İnsan” kitabından.

Merhum Topçu bu ifadeleri 1971 yılında kaleme almış. O yılların İslam dünyası böyleymiş. Bugünlere baktığımızda problemler daha da büyüdüğü ortada.

Evet, Suudi Arabistan ektiğini biçecek ve bu biçme işi zannımca epeyce sürecek. Çünkü yıllardır ektiklerini kolayca hemen biçmeleri bir hayli zor gözüküyor.

İster İslam âlemi, ister Hıristiyan âlemi olsun. Kavimler-Toplumlar yahut fert fert insanlar, tarih boyunca ektiklerini hep biçmişlerdir. Biçmeden göçen olmamıştır.

Her birimiz hayatımızı “adilce” gözden geçirdiğimizde, hangimiz ektiğimizi biçmemişizdir ki? Suçladığımız ve suçlandığımız hadiselere objektif bakmamız kâfidir.

İlahi adalet hiçbir konuda şaşmadığı gibi bu konuda da şaşmayacaktır. Toplumlar ve fertler olarak zerre işlediğimiz hayrın da şerrin de karşılığını göreceğizdir.

Elbet Suudi Arabistan da ektiğini biçecektir!

Müslüman ülkelere ve Batılı ülkelere; ekonomik, sosyal ve siyasal olarak ne tür imkânlar sağladılarsa, maddi-manevi nasıl ve ne şekilde destek verdilerse haliyle bedelini ödeyeceklerdir.

Suudi Arabistan’da neler olup bittiğine dair hemen her kesimden ve seviyeden çeşitli yorumlar ve haberler duyulmaktadır.

Suudi Arabistan’ın iki esas problemi vardır ve ceremesini çekecekleri hususların başında da bu arazları gelmektedir.

Birincisi tepeden tırnağa rüşvet, ikincisi ahlaki yozlaşma meselesidir.

Ülkemizdeki yozlaşmada da görüldüğü gibi, ahlaki yozlaşmanın en büyük tetikçisi rüşvet ve haramdır. Birinin olup da diğerinin olmaması düşünülemez.

Lafın burasında şu ilaveyi yapayım.

Bütün bir İslam dünyasındaki Müslüman halkların sahiplendiği kutlu beldelerimiz olan; Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevverimizi Suudi Arabistan’ın bütününden ayrı tutmak şarttır. Geçelim.

Suudi Arabistan’da ciddi bir rüşvet temizliği yapılacaksa, Suudi ailenin tamamıyla, aileye yakınlığıyla bilinen bütün devlet bürokratlarının işi çok zor!

Rüşvetin işlemediği yer var mı sorusuna “vardır” cevabını verecek bir Suudi yetkilinin çıkacağını sanmıyorum. Keşke çıksa!.

Rüşvet ve ahlaki yozlaşma sadece devlet kademesinde değil ki; mesela Suudi’de “kefil” müessesesi vardır. Bu meselenin bile içinden çıkamazlar.

Öyle çarpık ve çapraşık yozlaşma söz konusu ki. Mesela rüşvet vererek ve alarak, Hac ve Umre ziyareti için vize alınıp verilir mi?

Ezcümle: 

Suudi Arabistan’da olup bitenlerle İslam’ı birbirine karıştırmamak lazım.

 

  • Ahmet KoçakAhmet Koçak10 gün önce
    petrol gibi nimet olduğu bir yerde rüşvetten bahsediliyorsa vay o müslümanların haline.ALLAH c.c.kafirleri musallat ederek cezalandırabilir.yanındaki müslüman fakir ülkeyi görmeyenlerin huzuru fazla sürmeyecekti ve sürmedi.ALLAH c.c ders almayı hepimize nasip etsin.amin.