Rotanın Belli Olması Yetmiyor

02 Kasım 2017 Perşembe

“Vade tekmil olup ömrün dolmadan

Emanetçi emanetin almadan

Ömrünün bağının gülü solmadan

Varıp bir canana ikrar verdin mi” 

Neşet Ertaş’ın yolcu türküsünden.

………………..

Bazen türküler, ciltler dolusu nutuklardan daha çok şey anlatır. Neşet Ertaş’ın türküsü tam bir rota ikazıdır.

AK Parti’nin siyasi tarihimizde görülmedik şekilde iktidarda olması, ülkenin ve milletin rotasını iyi tespit ettiğindendir.

Cumhurbaşkanımızın halkımız tarafından seçilmesi, R. Tayyip Erdoğan’ın bir lider olarak bu rotaya sahip çıkmasındandır.

Yüzelli yıldır millet-devlet rotası bozuk seyretmiştir. Rotanın bozuk olmasının sebebi ise herkesin tahmin edeceği gibi kimi zaman liderlerin, kimi zaman lidere yol arkadaşlığı edenlerin kifayetsizlikleri yüzündendir.

…………….

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlik yıllarından itibaren verdiği mücadelenin en başında, memleketin ve milletin aynı rotada seyretmesi gelmiştir. Hedefin belli olması yetmez elbet. Bir de hedefe gitmek için yol arkadaşları gereklidir. Yol arkadaşı seçiminde yüzde yüz isabet etmek ise mümkün olmayabilir.

Toprak yoldan şoseye, şoseden bölünmüş yola, bölünmüş yoldan otobana çıkınca, haliyle kervana bir sürü isim katılır.

Hırlısı hırsızı, yollusu yolsuzu, arlısı arsızı, dinlisi dinsizi, riyakârı ikiyüzlüsü, göz boyayıcısı ve imtiyazcısı gibi bir sürü kifayetsiz muhteris kişi ve kişiler, hedefe giden yolda fırsat kollayan eşkıyalara bir sürü malzeme dökerler.

……………..

Bir de esas görünmeyen tehlike, yukarıda saydıklarımın dışında kalan ve mümkün mertebe olup bitenleri; ne şiş yansın ne kebap nemelazımcılık yastığına baş koyarak görmezden gelen sağ cenahtaki medyanın, “dost acı söyler” ilkesini çiğnemesidir.

Hâlbuki Cumhurbaşkanı Erdoğan açık açık, “dost acı söyler” diyerek, usulünce ve edebince her zaman uyarılar yapılmasını istemiştir ama nedense hepimiz kıyıdan kıyıdan sıvışmakta ve sadece kendi içimizde konuşmaktayız.

Böyle yaparak iyilik etmiyoruz aslında. Cumhurbaşkanını da hükümeti de TBMM Başkanını da Meclisi de zan altında bırakan hadiseleri ve sebepleri yazmadığımız ve konuşmadığımız için ortalık güllük gülistanlıkmış gibi gözükmektedir.

Adım gibi emin olduğum gerçek şudur ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan da TBMM Başkanı İsmail Kahraman da Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlar da pekâlâ çevrelerindeki “göz boyayıcılar ve imtiyazcılardan” şikâyetçidirler.

Reisin çizdiği rotanın bozulmaması için mümkün mertebe bu kimselere kimi vakit göz yumarak, kimi vakit yerlerini değiştirerek verilen hasarların üzerleri örtülmeye çalışılsa da arıza kökten halledilmedikçe tamirinin imkânsız hale geleceği şüphelidir.

…………….

Rotayı belirleyen ve gemiyi kullanan kaptanlar olsa da gemideki diğer vazifelilerle tayfaların, “göz boyama ve imtiyazcılık histerilerine” son vermeden, sağ salim limana demir atmak mümkün değildir.

Millet bizim okyanusta ne fırtınalarla boğuştuğumuza bakmayacaktır. Türkiye gemisini sağ salim limana bağlayıp bağlayamadığımıza bakacaktır. Vesselam.

 

  • Ahmet ÖzAhmet Öz22 gün önce
    Son cümlenizle meramınızı ne güzel açıkladınız!Okurunuz olarak düşünce ve dileklerimize tercüman oldunuz.Saygılarımla.