Reis Bey sahnede

27 Ekim 2017 Cuma

Necip Fazıl Kısakürek’in ünlü tiyatro eseri “Reis Bey”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenmeye başlandı.

Çarşamba gün Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesinde izleme imkânı buldum. Öncelikle oyunu sahneye koyanlara, yöneten ve oyunculara teşekkür etmeli.

Tiyatro bir eleştiri sanatıdır. Sahnelenen oyunları izlemek, öğrenmek ve anlamak için oyun izlenir ve insanın dengeli eleştiri melekesi gelişir.

Üstad Necip Fazıl “Reis Bey”de “Gözyaşı suçun rengini soldurmaz” diyerek, hayatın bir denge üzerinde yürümesini, bu yürüyüşün bozulmasıyla da kişilerin tüm duygu ve düşüncelerinin altüst olacağını anlatmakta.

Şükrü Türen’in yönettiği, Mercan Dede’nin müziğini yaptığı oyunda rol alan oyuncular, Reis Bey’in iç ve dış dünyasındaki yerinin hakkını vermişler.

Reis Bey filmini yahut oyunu izlemeyenler için kısaca konu hatırlatması yapalım.

¥

Adliye ile kaldığı otel arasında robot bir hayat yaşayan, insan ilişkilerinde ve mahkeme salonlarında buzul kayalar gibi duran, suçlulara karşı “mutlaka suçludur” ön yargısıyla hareket eden ve nihayet yanlış bir karar vererek, suçsuz birinin idamına sebep olan hâkimin, iç ve dış dünya ile mücadelesi anlatılmakta.

Bu yanlış idam kararı, Reis Bey’in buzullar arasında sürdürdüğü yolculuğunu sona erdirir ve bitkin bir şekilde karaya çıkartıp, içinde yaşadığı toplumdan haberdar eder.   

¥

Sinema filmini izlemeyenler demiştim. O kısma da girmem lazım. Reis Bey’i filme aktaran isim, yerli ve milli sinemanın ustalarından Mesut Uçakan’dır.

Şahsımın da içinde yer aldığı ekibin dişini tırnağına takarak çalıştığı bir filmdi. Gerçi Mesut Uçakan hiç bol parayla film yapmamıştır. Bunu da yine dar bütçeyle çekmişti.

Yerli ve milli sinema filmlerine gelince, budaya bildikleri kadar bütçe budayan resmi yahut özel teşebbüsler, yerlilik ve millilik aleyhtarı filmlere gelince, muslukları sonuna kadar açıyorlar ve hâlâ bugün de bu mantığı anlayabilmiş değilim.

Yalnız lafa gelince eli taşın altında olmayan bir kısım insanlar üst perdeden;

-“Bizde sinemacı yok, sanatçı yetişmiyor, güçlü hikâyelerimiz yok, olsa da yazan ve çekecek kimse yok” diyerek emeksiz emeksiz konuşuyorlar. 

Esasında tam yeri geldi, biraz daha sayıp dökmek lazım fakat “gün önünde bulut var”. Şimdilik sırası değil, sineye çekip susalım.

¥

Reis Bey’den bazı diyalogları aktararak meramımızı onlara yükleyelim. Belki halimizin fotoğrafını, şu sözlerin bir yerlerinde bulabiliriz.

-“Merhametin ukalası olmak, merhametsiz olmaktan beterdir. Papazların yaptığı gibi sadece edebiyatçısı olmak da onu harcamaktır”.

“Nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz”!

¥

Reis Bey, 28 Ekim’e kadar Musahipzade Sahnesinde oynuyor ama biletlerin hepsi satılmış.

Diğer sahnelerde izlemek isteyenler, Şehir Tiyatrolarının sitesinden takip edebilirler.

İyi seyirler.

 

  • Vaybe ne filmdiVaybe ne filmdi22 gün önce
    Tamamda hocam şu anda yüzbinlere aynı şeyler uygulanmıyor mu baştan suçludur,hapse atıp cezasını vermiyor muyuz.Evet maalesef buz çölünde yol alıyoruz.Yoksa merhamet kaldırıldı mı yüreklerimizden.Sökelim sahte bakışları,inanışları ev ev merhamet şebekesi döşeyelim.