Peyami Safa Serisi

30 Ekim 2017 Pazartesi

Bu haftaki eserlerimiz, Ötüken Yayınları arasından çıkan Peyami Safa’ya ait sekiz kitaptan oluşmakta.

Peyami Safa’nın yazarlığa başladığı yıl 1917 senesine denk gelir. Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişin canlı şahitlerindendir.

Aynı kuşakta kalem oynatan meslektaşlarına göre hep yerli ve milli kalır.

Garplılaşma hevesine kapılmaz ve “eski devlet yeni devlet” ayrımına gitmeden, vatan-millet şemsiyesi altında, milli kültürün takipçisi ve savunucusu olur.

43 yıllık yazı hayatında gazetelerin dışında kaleme aldığı romanları ve denemelerinde, samimi bir şekilde ısrarla bu toprağın sesi olmayı sürdürür.

Peyami Safa’nın romanları ve günlük yazılarında işlediği; “siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel” mevzularda anlaşılır olması ve akıcı üslubu, Türkçe’nin arı-duru öz haline bağlanır ve arı-duru Türkçe’den vazgeçmediği bilinen ısrarlarındandır.

¥

Velhasıl bugünkü eserler, memleketimize ve insanımıza dair hemen her konuda; “okumayı, yazmayı, düşünmeyi, konuşmayı, paylaşmayı isteyen-seven herkesin” elinin altında bulunması gereken kitaplardır.

İlk eser; “Osmanlıca, Türkçe Uydurma” ismini taşımakta. Diğerlerini de şöylece sıralayalım.

“Sanat, Edebiyat, Tenkit”. “Sosyalizm, Marksizm, Komünizm”. “Din, İnkılap, İrtica”. “Kadın, Aşk, Aile”. “Yazarlar, Sanatçılar, Meşhurlar”. “Eğitim, Gençlik, Üniversite”. “20. Asır, Avrupa ve Biz”.

¥

Toplam sekiz kitapta; Peyami Safa’nın devrin çeşitli gazetelerinde yazdığı makaleler derlenmiş ve o yıllarda yazılmış pek çok hususun, bugün hâlâ konuşulmakta ve tartışılmakla birlikte, çözüm yollarının arandığı görülmektedir.

Mesela “20. Asır, Avrupa ve Biz” isimli kitabın içeriği hakkında şöyle denilmektedir:

“İki yüz yıldır karşımıza çıkan her meselede Avrupa’ya atıfta bulunuyoruz fakat acaba atıfta bulunduğumuz dünyayı hakkıyla tanıyor muyuz?

Peyami Safa bu eserinde yirminci asrın ve Avrupa Medeniyetinin problemlerini izah ediyor. Kendi değerlerini öteleyen ve Batı düşüncesindeki gelişmeleri yakından takip eden batıcı kimselerin bu konudaki yetersizliğini teşhir eden tespitleri var”.

¥

“Eğitim, Gençlik ve Üniversite” isimli kitabında yer alan 1Ağustos 1957 tarihli “Dört İnsan Tipi” başlıklı yazısındaki tespitlerle bitirelim sözü:

“Hayata verdikleri mana bakımından insanları dört tipe ayırmak mümkündür:

“Keyif Adamı”. “Rahat adamı”. “İş Adamı”. “İdeal (mefkûre) Adamı”.

Keyif adamı hayatın manasını, hayatın kendisinde arar, yaşamak için yaşar. Maddi zevklerin peşindedir.

Rahat adamı tembel tipidir. Etliye sütlüye karışmamak ve hiçbir ideal için mücadeleye katılmamak onun mizacıdır.

İşadamı tipi yalnız başarı peşindedir. Bu hedef uğruna her türlü yüksek değeri feda eder. Gayesi kazanmak olduğu için kazandığını yemez, daha fazla kazanmağa sarf eder.

Mefkûre adamı tipi, bütün güzellikleri, iyilikleri ve hakikatleri içine alan yüce bir hayat için yaşar”.

Evet, daha nice konular sanki bugünler için yazılmış gibi.

Eserler hakkında: Ötüken Yayınları; 212- 251 03 50