Memleket meselesi insan olanla halledilir

18 Ekim 2017 Çarşamba

“Millet bünyesi herhangi bir şekilde zümre hâkimiyetini kabul etmez, çünkü böyle olunca sosyal kaynaşma ve bütünleşme engellenmiş olur”. Erol Güngör.

Memleketimiz Cumhuriyetin kuruluş senesinin ilk 25 yılında, zümre hâkimiyetinden çok çekmiştir ve halen bugün eğitimde-kültürde bedeller ödenmektedir.

İlk çeyrek asırdan sonra değişme olmuş mudur? Hayır! Değişme olmadığının açık göstergesi darbelerdir, muhtıralardır.

Ayrıca ekonomik, sosyal, siyasal baskılar, laiklik kılıfıyla sürmüştür. Milleti devletinden usandırmış, burnundan getirmişlerdir.

Ak Parti’nin 15 yıldır hükümette olmasının birinci sebebi; “Yeter artık” denilerek, bu bıkkınlık ve usanmadan kurtuluşun iktidarıdır.

¥

Bugün paylaşacağım mevzu başka ama yeri gelmişken şunu da kaydedeyim.

Hükümette ve teşkilatlarda görevli önemli sayıdaki Ak Partililerin, Ağrı dağının zirvesine oturmuş eneleriyle çok anlayacaklarını sanmıyorum fakat yine de söyleyeyim.

Milletin ve devletin adamı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hariç tutarak derim ki;

“Şikâyetçi olduğumuz zümre atmosferine doğru hükümet ve bürokratlar hızla ilerlemektedir”.

Ehli insaf ve vicdan sahibi insanlarımızın; “hesap gününe mutlak iman ederek”,Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yar ve yardımcı olmaları gerekiyor.

Bu mesele bir satırla geçilecek gibi değil, bugün için erteleyelim.

¥

Önceki gün Üsküdar ile Ümraniye sınırında bulunan Afiyet Hastanesine yolum düştü.

Hastanenin yöneticisi ve emanetçisi Dr. Selahattin Semiz, soyadı gibi yıllardır hastaneyi bir şifahane sıcaklığında çalıştırır.

Şükür şimdiye kadar rahatsızlığım sebebiyle yolum uğramamıştır. Ya ziyarete gitmişim yahut hastalarımıza refakat etmişimdir.

Önceki gün de öyle oldu bir hastamıza refakat ettim ve genel cerrah Ufuk Özaydın’la gıyaben tanışıyormuşuz ama bu sefer rûberû (yüz yüze) tanıştık ve sohbet geneli, yukarıda sözünü ettiğim “zümre hâkimiyeti” üzerine sürdü.

¥

Ufuk Özaydın, 1997 yılında sivil hükümete rağmen, Çevik Bir’in idare ettiği ordudan namaz kıldığı ve alkol kullanmadığı için atılır.

Ufuk hoca hakkını aramak kaydıyla, büyük bir tevekkülle sonucu kabullenir ve rızkının peşine düşerek, şükür ve hamdle yeni hayatına başlar.

Hayrünnisa Hastanesinde mesleğini icra etme imkânı bulur.

Gönüllü doktor olarak özlemini çektiği ve yapamadığı işlerden birisi de Afrika ülkelerine gidip, muhtaç insanlara sağlık hizmeti götürmektir ve Afrika’yı yol edinir.

Erol Güngör’ün dediği gibi; “millet bünyesi zümre hâkimiyetini kabul etmez” ve R. Tayyip Erdoğan başbakanlığındaki hükümet, ordudan hukuksuz şekilde atılan askerlerin itibarlarını vermek üzere kanun çıkarır.

Bu kanunla Ufuk Özaydın Kıdemli Albay rütbesiyle tüm haklarını alır. Zümre hâkimiyeti millet iradesiyle bertaraf edilmiş olur.

Ez cümle: Ey devletten rızıklılar; bugünlere el bebek gül bebek gelinmedi. Milli irade, millete hizmet edecek diye gerçekleşti.

Geçmişi tecrübe olarak okuyamayanlar, yarınlarını bu tecrübeleri okuyanlara teslim ederler. Vesselam.

 

  • kulhakkıödenmezkulhakkıödenmez1 ay önce
    Şimdi ise orduya hukuksuzca girenleri temizleyebilmekle meşgulsünüz değil mi.. Mesafeden bahsediliyorsa, çok eksiye gidilmiş bu dönemde.