THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Kardeşlik Vakti

14 Aralık 2017 Perşembe

“Sen bensin, ben de senim işte. Öyleyse nedir bu senlik benlik”.

Bu yıl Şeb-i Arus etkinlikleri, Mevlana Hz.lerinin bu sözüyle icraya başladı.

Kitaplar okumaya, konferanslar, seminerler vermeye yahut dinlemeye ihtiyaç hissettirmeyen yegâne mesaj.

Bu mesaj yetmezse yine Mevlana Hz.lerinden bir dörtlük daha aktaralım.

“Âşıklar, bir nefeste iki dünyayı da gözden çıkarır,

Yüz yıllık hayatı, bir ana kurban ederler,

Bir anlık kavuşma ümidiyle bin konaklık yol gider, 

Bir gönül almak içinse, bin can feda ederler”. Mevlana Hz.leri.

İlim ve irfan geleneğimizin manevi ikliminde derin izler bırakan Mevlana Celaleddin Rumi’nin 744. vuslat yıldönümünün bu yıl ki başlığı “Kardeşlik Vakti” adını taşıyor.

Mevlana’nın satırlardan sadırlara devam edegelen manevi yolculuğu, çağları aşarak günümüze ulaşmış ve halen güncelliğini muhafaza etmektedir.

“Kardeşlik Vakti” ismi bu manayı anlama ve idrak etmeye hizmet etmesi bakımından oldukça önemlidir ve dünyayı öteleyerek, (biz ötelemezsek o zaten bizi öteleyecek), artık kardeşliğimize halel getirmeden Mevlana’yı anlamamız gerekiyor.

Maddeden manaya, suretten asıla, zahirden batına, hikmet ve marifete doğru yol almayı hedefleyen Mevlana’nın yol haritası kesinkes bellidir.

Dünkü yazıda da işaret etmiştik, Mevlana ısrarla ne diyor:

“Kur’an’ın kölesiyim, Rasulullah (s.a.v.)in yolunun tozuyum”. Mevlana’yı anlamak ve izinden gidebilmek için aynı yolun yolcusu olmak gerekmez mi?

Kur’an’ı anlamadan, Peygamberimiz (s.a.v.)i bilmeden, Kur’an’ın buyruklarını yerine getirmeden, Efendimiz (s.a.v.)in sünnetini işlemeden, Mevlana Hz.lerini anlamak ve sevmek; balı tatmak yerine camekândan seyretmek değil midir?

Son on beş yıl öncesine kadar “Kur’an’sız ve Peygambersiz bir Mevlana” ortaya konulmaya çalışılıyordu.

İşin ehilleri meseleye sahip çıkınca, Mevlana Hz.lerinin ısrarla üzerinde durduğu; “Kur’an’ın kölesiyim, Peygamber(s.a.v.)in yolunun tozuyum” vasiyeti yerine getirilmeye başlandı ve bu yıl daha yaşanılır oldu.

Peki, bu kadar güzelliğe çirkinleştirecekler olmazsa olur muydu? Soralım:

“Böyle bir Mevlana anlatım ve tanıtımından kimler rahatsız olabilir ve aksi bir program icra edebilir ve ‘kardeşlik vaktini’ kimler bozabilir?”

Cevap öyle kolay ve basit ki, CHP zihniyeti ve bu zihniyetin ürünleri dışında adres aramaya gerek var mı?

Gelen tepkiler üzerine geri adım attılar ama CHP’li Beşiktaş Belediyesi, “Noel kutlamalarını Mevlana ile yapacaktı”. Şimdi ülkedeki birliği ve kardeşliği kim dinamitliyor?

Hangi inanç ve dinden olursa olsun, bütün inançlara saygılı bir insan, Noel ile Mevlana’yı aynı karede buluşturup eğlence düzenleyebilir mi?

Hikâyenin aslı uzun ama sonunu hatırlayalım:

Kilisenin çanına pisleyen kargayı papaz yakalar ve şöyle der:

“Ey karga! Hıristiyan olsan çana pislemezsin. Müslüman olsan rakı içmezsin. Sen nesin?” Sahi bunlar ne Yahu?!

 

YORUM YAZ