İsrail Sorunu

16 Ekim 2017 Pazartesi

Bu hafta tanıtmaya çalışacağımız eser kimlere hitap ediyor?

Siyasette, ekonomide, kültürde, sanatta ve tarihimiz hususunda; kendisine, çevresine, ülkemizin huzur, güven ve istikrarına katkı sunmak isteyen her ehli vatan hitap ediyor.

Kitabın üst başlığı “İsrail Sorunu”, alt başlığı ise “Siyasi Siyonizm”.

Roger Garaudy’nin kaleme aldığı eseri, Cemal Aydın tercüme etmiş ve Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları’ndan çıkmış.

Yusuf Kaplan’dan rivayettir, Cemil Meriç şöyle dermiş:

“İnsan için şeytan ne ise İngilizler de dünya için odur.” Merhum Cemil Meriç bugün aramızda olsaydı belki şu ilaveyi de yapardı:

“İnsan için şeytan ne ise İsrail, ABD ve İngilizler de odur”.

Cennet mekân II. Abdülhamid Han da ömrü hayatının tüm merhalelerini topraklarımızı bu üç büyük şeytandan korumak için geçirmedi mi?

Kitabın çok ilginç bir serüveni var ve içeriği, basım-satım sırasında yaşadığı hadiselerden anlaşılmakta. Kısaca özetleyelim.

Bu kitabı 1983 yılında Paris’te çıkaran yayınevi, İsrail’in Fransa’daki siyonist lobisi tarafından iflas ettirilir. O günden bu yana da hiçbir yayınevi kitabı basmaya cesaret edemez.

Eser, siyasi siyonistlerin gizli ve açık bütün emellerini gözler önüne seren reddedilmez belgelere ve inkârı mümkün olmayan bilgilere dayalı bir dosyadır.

Kitapta yazılanlar sadece belli bir kesime değil, “Ortadoğu’da ve dünyada barış olsun” isteyen herkese seslenen ve bütün insanlığın iyiliği için çırpınan eşsiz bir düşünürün barış mesajıdır.

Garaudy bugünleri 35 yıl öncesinden işaret etmiş.

Mesela 1980’li yılların başında, Irak ve Suriye’nin bölünüp parçalanacağı kesin bir dille yazmış.

İsrail’in devlet stratejisinde daha o tarihlerde yer alan şu ifadelere bakalım:

“Suriye’nin etnik yapısı, onu bölünme tehlikesiyle baş başa bırakıyor.

Bu parçalanma; sahil boyunca bir Şii devleti, Halep bölgesinde bir Sünni devleti, Şam bölgesinde bir diğeri ve… bir Dürzi kimliğinin gerçekleştirilmesiyle sonuçlanacaktır. Bu da bizim rahatça ulaşabileceğimiz bir hedeftir.

Petrolce zengin ve iç mücadelelerin pençesindeki Irak, İsrail’in hedef tahtasındadır. Onun dağılması bizim için Suriye’nin dağılmasından daha önemlidir”.

Garaudy’nin bu tespitinden sonra eseri tercüme eden Cemal Aydın da şunları söylüyor:

“Eğer bütün dünya halkları, İsrail’e ve İsrail’i kayıtsız, şartsız ve sınırsız destekleyen ABD’ye dur demezse, sadece Ortadoğu değil, pek çok ülke bundan zarar görecektir. Çünkü siyasi siyonistlerin hedefleri arasında Türkiye de bulunmaktadır.

Siyasi siyonizmin kurucusu, II. Abdülhamid Han’a inanılmaz tekliflerde bulunan Theodore Herzl, 1900’lü yılların başında İsrail’in sınırlarını şöyle çiziyordu.

“Kuzeyde Kapadokya’nın karşısındaki dağlardan, güneyde Süveyş kanalına ve doğuda Fırat’a kadar”.

Evet, daha geniş bilgi kitapta yer almaktadır.

Eser hakkında: 

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları; 

0212- 526 16 15  

 

  • Hy-hyHy-hy1 ay önce
    Bunları anlamak için Roger Garaudy olmak gerekmez.Abdülhamit han ömrünü bunu bertaraf etmek için harcadı.Temel olarak yahudi devleti kuruluş tarihini Basel yahudi kongresini 1898 olarak kabul eder.Belki sultan osmanlının avrupada kaybettiği toprakları alıp,borçlarını kapatabilirdi,yapmadı.Neticede bunun 2.aşaması 1948 tamamlandı(faz2:İsrailin kuruluşu.....50.yıl) 3.aşaması (faz3: Büyük israilin kuruluşu....150.yıl).Yani önümüzde 32-33 yıl var.Kan,gözyaşı,acı varolacak.......