THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

İbrahim Çağlar

12 Aralık 2017 Salı

Şu fani âlemde en zor yazı ölüme dairdir.

Ölümün hak ve gerçek olduğunu, mutlaka geleceğini ve kurtuluşu olmadığını bildiğimiz halde güç kabullenilen bir durumdur.

Ölümü erken yahut geç diye adlandırmak bu hakikate terstir. Vakti saati gelen her can tenden uçacaktır.

Bunu söylemek kişilere uzak vefatlar için kolaydır da yakından tanıdığınız yahut tanıdığımız kimseler için kolay değildir.

Hafta sonu Konya’daydım ve Mevlana Celaleddin Rumi Hz.lerinin 744. vuslat yıldönümü merasimlerini izledim.

Mevlana Hz.lerinin, Allah ve Rasulü’nün izinden giden hayatı üzerine iki gün manevi doyum yaşadık, bugün ve yarın onları paylaşacaktım.

Sabah yazıya başlayacağım sırada İTO Başkanı İbrahim Çağlar’ın vefat haberi geldi. Konya’dan bahsedecekken, bir Konyalının rahmete gittiğini öğrenmiş oldum.

İbrahim Çağlar ile yaşıt sayılırız. Ortak değer alanımız MÜSİAD idi. MÜSİAD’ın faaliyetlerinde görev alır çalışırdık. İTO başkanı seçildikten sonra irtibatımız kesilmişti.

Allah rahmet eylesin. Ailesine, yakınlarına başsağlığı ve sabr-ı cemil dileriz.

Vefat hadiselerinin eksik olmayan ve olmaması da lazım gelen tarafı teselli cümleleridir. Biz de bu minval üzere gidelim.

Dünya iki kapılı bir çarşıdır. Birinden girer, ötekinden çıkarız.

Bütün mesele, çarşıda bulunduğumuz sürece öncelikle Allah ile sonra Peygamberimizle ve bu eksende seyreden insan ilişkilerimizle yaptığımız alışverişlerimizdir.

Hepimiz insanız ve insan olmamızın gereklerini yerine getirip getirmediğimizin muhakemesiyle yaşayarak, bize tahsis edilen ömrü tamamlarız.

Vade tekmil olup, emanetçi emanetini geri alınca, varıp konaklayacağımız ebedi son istasyon, ahiret istasyonudur.

Bu sefer ahiret yurdunda yeni bir mahşer pazarı kurulacaktır. “Emaneti nerede kullandın, dünyadan ne getirdin diye sorulacaktır. Esas bu sorguya hazır olabilmektir.

Yaşlı ve bakıma muhtaç insanlarımız vefat edince, “Allah kurtardı, yatağa düşmeden, çocuklarına yük olmadan Hakk emanetini aldı” denilerek tesellide bulunulur ama İbrahim Çağlar gibi beklenilmeyen ölümler üzerine tesellide bulunmak zordur.

Evet, çoğumuz pekâlâ biliriz ki, bu dünya sonsuz hayatın köprüsüdür.

Köprüden geçerken her şeyin geçici ve aldatıcı olduğuna inanır ve bir de her fırsatta bunu başkalarıyla paylaşırız.

Yalnız neden ve nasıl oluyorsa, bu hakikatler ancak beklenilmeyen ölümler meydana gelince aklımıza gelir.

Peki, bizi bu hale getiren bir güç mü vardır? Hayır! Hariçten hiçbir zorluk, bizi bu hale sokamaz. Ne yazık ki, o güç biziz.

Maalesef köprünün üzerinde dünyayı seyre dalınca, inanç ve değer yargılarımızı uhrevi âleme hazırlık için değil, dünyevi arzularımızın tatmini için kullanmaktayız.

Bu gerçekleri de ancak dostlarımızı kaybedince anlayabilmekteyiz.

Tekrar Allah rahmet eylesin. Merhum Çağlar’ın cenazesi bugün M.Ü. İlahiyat Fakültesinden, ikindi namazınımüteakiben uğurlanacaktır. Ruhu için el-Fatiha.

 

YORUM YAZ