Geleceği yenilemek

23 Ekim 2017 Pazartesi

“Acı olan düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliğiydi” Aliya İzzetbegoviç. (8 Ağustos 1925-19 Ekim 2003)

Bu haftaki eserimiz, Aliya İzzetbegoviç’in röportajlarından derlenen bir kitap.

Pınar Yayınları’ndan çıkan eserin derlemesini Asım Öz yapmış.

Pişmanlık fayda etmez ama benzeri pişmanlıklara düşmemek için vakit vakit hatırlamak ve hatırlatmak gerekir.

Bilge Kral unvanının yegâne sahibi Aliya İzzetbegoviç’i, biz ve diğer İslam ülkeleri, maalesef Bosna Savaşı’nda tanıdık.

Oysa Bilge Kral gençliğe adım attığı yaşlardan itibaren samimi bir Müslüman karakteri ve ahlakıyla hareket etmiş, bu hususta kitaplar yazmış, konferanslar vermiş, Tito’nun ağır hapishane şartlarında bile inancından taviz vermeden davasını savunmuş, yaşamaya çalışmış birisidir.

Şimdi bunları sayıp dökmenin bir anlamı yok elbet ama Aliya’da düşülen boşluğa düşmemek, pişman olmak yahut keşke dememek için bilgelerimizi erken tanımalı diyelim.

¥

“Hayatı sadece din ve dua ile değil, aynı zamanda çalışma ve bilimle tanzim etmek gerekir. Dünya tasavvurunda ibadethane ile fabrikanın yan yana olması gerektiğine izin vermekle kalmayıp talep eden, insanları sadece terbiye etmek değil, aynı zamanda onların dünyadaki hayatını kolaylaştırmak gerektiğini düşünen ve bu iki hedefin birbirine kurban edilmesi için hiçbir sebebin bulunmadığı fikrinde olan kimse, İslam’a ait kimsedir”.

Aliya İzzetbegoviç’e ait bu sözler kitapta yer almakta ve bir araya getirilen söyleşiler, Aliya’nın düşünce ve hareket mirasının özeti mahiyetindedir.

¥

Eser bir Aliya İzzetbegoviç seçkisi olarak okunabilir.

Kitabın bu niteliği, merhum Aliya’nın fikri ve siyasi mücadelesini kavramaya dönük çalışmalarda, onu öncelikli kaynaklardan biri haline getirmektedir.

Ayrıca söyleşilerin, İslam dünyasının geçmişi ve geleceğine dair birtakım vurgular taşıması yanında, 2000’lere kadar uzanan bir zaman aralığında, İzzetbegoviç’in düşüncesinin ve mücadelesinin hangi sorunlar etrafında şekillendiğini görmek mümkün olmaktadır.

Yine İzzetbegoviç konuşmalarıyla, İslam dünyasının kemikleşmiş sorunlarının nasıl aşılabileceğine dair önerilerde bulunmaktadır.

İnsan fıtratının köleleştirilmesine karşı çıkarak, geleceğin tortularla değil, mesuliyet bilinci ve muhasebeyle kurulabileceğinin altını çizerek düşüncelerini dile getirmektedir.

¥

“İslam’ın kaderi İslam dünyasında belirlenecektir, Batı dünyasında değil” diyen Aliya’nın, Bosna Savaşı’ndan 20 yıl önce yazdığı “İslam Deklarasyonu” bildirisi, İslam âlemi için tam bir manifesto niteliği taşımakta ve Müslümanlar arasında birliğin kurulmasını isteyerek şöyle seslenmektedir:

-“Bana göre şu üç meselede birliğin sağlanması halinde, İslam dünyası için güzel günlerin gelmesi mümkündür”.

Bunlar; “İslam’a dönüş”, “kültürel canlanma” ve “Müslümanlar arasında birliğin kurulması”.

Aliya bu özlemle sürdürdüğü inancını hiç yitirmemiş, “daha uzun bir süreç içerisinde Müslümanların bir ölçüde böyle bir birliği kuracakları” inancını korumuştur.

¥

İnşaallah ve âmin diyerek merhum İzzetbegoviç’in ruhuna birer Fatiha gönderelim.