Fahreddin Paşa, Abdullah bin Zayed Gibi Batı Finolarını Bekliyor

26 Aralık 2017 Salı

Medine Müdafi merhum Fahreddin Paşa, bizim tarih, eğitim ve kültür dünyamızda bilinmekle birlikte pek anılmamakta idi.

Amerika ve İngilizlere ortak uşaklık eden BAE Dışişleri Bakanı olan ama kimliği ve kişiliği çepelleşmiş A. Bin Zayed adlı fitne ürünü hatırlatınca gündemimize geldi.

Yalnız şahsım ve sinema eleştirmeni İhsan Kabil ile yaklaşık 5-6 yıldır bizim hiç gündemimizden düşmedi.

İhsan Kabil ile bir araya geldikçe, memlekete dair birçok film projesinden söz ederiz ve en çok konuştuğumuz proje, “Medine Müdafi Fahreddin Paşa” olurdu.

Filmi çekmek için istişare ettiğimiz kimseler ise gözlerini fal taşı gibi açarak hemen bütçeyi sormaktaydılar.

Biz ki, “İstanbul Kartla” yolculuk yapan insanlarız, bütçemiz olsa zaten en güçlü kadroyu kurar ve işe başlarız.

Bir endişemiz de şuydu: Malum bizde çekilen filmlerin hemen hepsinde bir ahlak zaafından asla vazgeçilmez.

Nasıl bir ahlaksızlık geniyse, dini ve milli içerikli film ve dizilerin içine bile mutlaka “karışık bir aşk hikâyesi” konulmakta. Aksi takdirde film yahut dizi iş yapmıyormuş, kadın merkezli çetrefelli ilişkiler olmalıymış.

Bu yüzden her yapımcı veya yönetmenle de projeyi konuşamadık ama hâlâ kendi aramızda konuşuyoruz ve “vicdanlı bir İNSAN” arıyoruz. Geçelim.

¥

İslam topraklarında varlıklarını sürdüren Lawrens zihniyetli Abdullah Bin Zayed gibi kimliği ve kişiliği zail olmuş fesat genlileri, Fahreddin Paşa mahşerde bekliyor.

Medine Müdafi Fahreddin Paşa, nam-ı diğer “Çöl Kaplanı” veya “Türk Kaplanı” ve Mehmetçiklerimiz, ahirette bu fitne cüruflarıyla hesaplaşacaktır.

Hangi Mehmetçiklerimiz biliyor musunuz?

Medine demiryolu boyunca şehit düşen ve yol boyunca defnedilen binlerce Mehmetçiğimizle. Yani Hicaz hattında yatan şehitlerimizle.

¥

Fahreddin Paşa ve Mehmetçiklerimizin bütün bir dünyaya meydan okuyan şu sözlerini de hatırlatalım:

Mehmetçikleriyle birlikte açlık, hastalık, yokluk içinde savunma yapan Fahreddin Paşa, Medine’ye, Ravza-i Mutahhara’ya yabancı el-ayak sokmamak ve İngilizlere teslim etmemek için şöyle haykırmaktadır:

-“İngilizlere ve onların uşaklarına teslim olmaktansa, şehri ve kendimi feda ederim”. Mehmetçiklerimiz ise şöyle demektedir:

-“Peygamberimizin mezarının kubbesi başımıza yıkılmadıkça, buraya hiçbir yabancıyı sokmayacağız”.

¥

Allah’ın rahmeti Fahreddin Paşa ve Mehmetçiklerimizin üzerine olsun. Bugün de o günlerden farklı değiliz. Lawrens’in veletleri halen iş başında.

Bu sefer ABD başta olmak üzere yine İngilizlere hizmette sınır tanımamakta ve ihanetlerini sürdürmekteler. Petrol ve parayı tanrı edinmiş vaziyetteler.

Ezcümle:

Fahreddin Paşa, son günlerde Ravza-i Mutahhara’ya varıp şöyle dua eder.

-“Ey Allah’ın Rasulü; senin için savaşanlarla, sana karşı hücum edenleri gör ve bizim için Allah’tan yardım iste! Âmin!” Biz de “Âmin” diyelim.

 

YORUM YAZ