Eli emanetin altında olmak

31 Ekim 2017 Salı

Emanet kavramının önemini bilmeyenimiz yoktur. Emanete duyulan hassasiyet, dini ve milli değer yargılarımızın başında gelir.

İnsanoğlunun her anı aslında bir emanetten ibarettir. Nefes alabilirsek veremeyebilir, verebilirsek alamayabiliriz. Kimsenin garantisi yoktur.

Can, mal, söz, aile, iş ve devlet emaneti, insanoğlunun istifade ederek hayatını sürdürdüğü canlı-cansız tüm varlıklar, hesap gününe iman edenler için emanet hükmündedir.

Bu hususlarda yazılmamış yazı, konulmamış mevzu, dile gelmemiş ve eksik hiçbir meselemiz yoktur aslında.

Emanetin en çok bilinen ve benzeştiği tek nokta namustur. Bizim toplumumuzun ekseriyetinde emanete namus gözüyle bakılır ve emanete ihanet, namusla bir tutulur.

¥

Yazıya başlarken emanet üzerine zihnimde açtığım sofraya ilk gelen hatıra, Akit Medya Grubu BaşkanımızMustafa Karahasanoğlu’nun yaşadığı bir mesele oldu.

Yıl 1981’dir. Mustafa ağabey o günkü Milli Gazete’nin genel müdürüdür. Gazetenin satışı 20 binden 180’bine çıkarılmıştır.

Aylardan sonbahardır, gazeteye Ankara’dan ağır misafirler gelmiştir. Hummalı bir çalışma vardır. Bu arada yağmur yağmaya başlar.

Mustafa ağabey büyüklerinden müsaade isteyerek, merdivenleri iki iki inip çıkarak, gazetenin bahçesindeki bobinleri yağmurdan korumak üzere işçilerle beraber çalışır ve kâğıtları ıslanmaktan kurtarır.

Tüm bu olup biten koşuşturmaları yukarıdan izleyen büyüklerden birisi, yanındakilere hitaben:

-“Merdivenleri iki iki inip çıkan ve bobinleri kucaklayarak çalışan kimseden genel müdür olmaz, müesseseyi temsil edemez” diyerek işine son verilmesini ister.

Mustafa ağabeyin yaptığı bellidir. Eli emanetin altındadır ve korumak istemiştir. Hepsi budur. Onun değerleri içerisinde; “makam, mevki ve benim” anlayışı yoktur çünkü.

Her şeye emanet gözüyle bakar ve bakılmasını arzular. Geçelim.

¥

Emanet kavramı, bireyin kendisinden başlayarak; ailesine, akrabasına, komşusuna, mahallesine, doğduğu ve doyduğu yerlere kadar uzayıp, nihayet devletine ve milletine sahip çıkılmasıyla sürer.

Bu sorumluluk, kişiler vefat edince de bitmez. Ondan geride kalan gözle görülür, elle tutulur, kayıtlı-kayıtsız hayır ve şer adına ne varsa onunla birlikte yaşar.

¥

Fertten topluma emanetin en çok sahip çıkılması ve çıkıldığının bizzat görülüp yaşanması gereken merkez nokta elbette devlettir. 

Bir devlet, o devleti kuran milletin birbirine emaneti olduğu gibi, yöneticilerine de emanet ettikleri vazgeçilmez varlıklarıdır.

Devletimiz seksen yıldır, ilk defa millet iradesinin tecellisiyle emanetini teslim ettiği bir lidere sahip olmuştur.

Bir ülkenin yükseliş devirlerinde millet-devlet bütünlüğü çok önemlidir. Böyle devirlerde istinat edilen gücün meşruiyet kaynakları ise “emanet” kavramına sahip çıkan millet iradesidir.

Bir örnekle mevzuyu bitirelim.

Bugün ülkemize içeriden ve dışarıdan gelen her türlü hainliğe rağmen, eğer Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesi hayata geçmişse bu, milletin emanetine sahip çıkılmasının yegâne göstergesi değil midir?

 

  • MahmutMahmut23 gün önce
    Sevdigim yazarlardan birisin kardeşim. Şu baylok konusuna bir el atsaniz diyorum bir suru masumun içerde yattigi söyleniyorah karakaya ah