THY - İmaj

Batı terörü ve propagandası

08 Aralık 2017 Cuma

Trump’ın İslam âlemine meydan okuyan Kudüs’ü başkent hareketi, Amerika’nın bir terör devleti olduğunun ispatıdır.

Yazının başlığı, Çek doğumlu savaş muhabiri Amerikalı Andre Vltchek’e ait.

“Batının katliamlarıyla yüzleşme zamanı” cümlesi de kitabının alt ismi.

Kitabın ilk sayfalarında Amerika’nın Bağdat’ta işlediği cinayetleri ve sergilediği teröre dair tespitlerinden bazı paylaşımlarda bulunmak istiyorum.

-“Dünyanın farklı yerlerinde ABD’nin zalim dış politikalarından nasibini almış olan birçok şansız insan için de ABD en büyük tedhişçi (terörist) devlettir.

Amerika’nın gezegenin geri kalanına dayatmaya çalıştığı batılı ekonomik ve kültürel sömürgede hiçbir orijinallik yoktur. Yüzyıllar boyunca dünya, Avrupalı güçler tarafından zaten sömürülmüş ve yağmalanmıştır.

Farklı ten rengi, kültür, felsefe, din, dil yaşam tarzı ve sosyo-ekonomik yapılardan gelen insanların çıkarlarını görmezden gelmek, Washington DC, ya da New York’ta yeni keşfedilmiş bir şey değildir.

Tüm Avrupa imparatorlukları servetlerini dünyayı yağmalayarak elde etmişlerdir.

Gümüşü Potosi’deki madenlerden, baharatları Endonezya takımadalarından, değerli taşları ve hatta ticaret için insanları Afrika’dan getirerek, bugün Batı uygarlığı dediğimiz büyük saraylar, müzeler, tiyatrolar, belediye binaları ve katedraller yapılmıştır.

Batının dünyanın geri kalanının sefaletinden çıkar sağlamak gibi kendisine miras kalmış ama tanımlanmamış bir hakkı varmış gibi davrandığını asla unutmamalıyız.

Dünya üzerindeki birçok fethedilen ülke; kendi dinlerini, kültürlerini ve hatta dillerini bırakarak “uygar olmak” olarak tanımladığımız Batı inanç ve değerlerine geçiş yapmışlardır”.

Evet, doğru söze ne denilir:

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın; “Dünya beşten büyüktür” sözü insanlık tarihine altın harflerle yazılmış ve terörle beslenen ülkelerin hepsini ürkütmüştür.

Cumhurbaşkanımızın bütün dünyaya şikâyet ettiği Birleşmiş Milletler hakkında Andre Vltchek şu soruyu soruyor:

-“Neden kimse beş BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkeden dördünün -İngiltere, Fransa,Rusya ve ABD- kesinlikle ahlaki olmayan emirlerle, dünyaya neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gösterdiğini merak etmez?

Bazı teyit edilmemiş kitle imha silahlarına yönelik söylentilerle Irak işgal edilirken Amerika, İngiltere, Fransa ve Rusya, gurur duyarak üzerinde oturdukları kitle imha cephaneliği ile dünyaya nasıl güven verebilir?

Geçmişte, çok da uzak olmayan bir geçmişte, bu dört ulus, düzinelerce ülkede katliam yapmıştı. Peki, onlara kâinatın hâkimi olma emrini kim verdi?

Bu sorunun cevabı elbette “Hiç kimse”!

Yüzyıllar boyunca mükemmelleşen Avrupa sömürgeciliği, Batının popüler inançları ve netleşmemiş dogmalarla haklı çıkarılıyordu.

Medeniyeti tanımlayan ve her şeyin üstünde neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veren bu nihai merci, dünyanın başka yerlerinde değil, Avrupa başkentlerinde ve sonunda Washington’da idi.

Fransızlar, İngilizler, Amerikalılar ve Ruslar tarafından katledilenler, yaşadıklarının tekrar başlarına gelmesinden korkmazlar mı? Bu devletlerin yaptıkları terördür”.

 

YORUM YAZ