Bacıyan-ı Meram

15 Aralık 2017 Cuma

Yazının başlığını açarak sözü ilerletelim.

“Bacıyan-ı Meram”, Konya’nın Meram ilçesinde ve Meram bağlarının eteğinde, kadınların çalıştırdığı sosyal tesisi adı.

Meram Belediye Başkanı namı diğer “Bacı Beyi” olan Fatma Toru’nun destekleriyle; “ekmek beklemek yerine ekmek yapmayı” “durmak yerine yürümeyi”, “saklamak yerine paylaşmayı” kendilerine şiar edinen hanımlardan oluşan bir teşebbüs.

“Bacıyan-ı Meram’ın” 800 asırlık “Bacıyan-ı Rum” teşkilatından esinlenildiğini hatırlatarak bu teşkilatın geçmişine kısa bir yolculuk yapalım.

¥

“Bacıyan-ı Rum” teşkilatı, “Ahilik” müessesesinin kuruluşuyla başlar.

Bu hususta birinci kaynak olarak Fuat Köprülü gösterilse de Osmanlı arşivlerinde çeşitli belgeler mevcuttur.

Mesela Aşıkpaşa-zade,“Tarih-i Al-i Osman” adlı eserinde, Anadolu Selçukluları devrinde Türkmenler arasındaki ekonomik ve sosyal teşkilatlanmaları şu isimlerle zikreder.

“Gaziyan-i Rum” (Anadolu Gazileri). “Ahiyan-i Rum” (Anadolu Ahileri). “Abdalan-i Rum” (Anadolu Abdalları). “Bacıyan-ı Rum” (Anadolu Bacıları)

Her teşkilatın ayrı ayrı vazifeleri vardır ve her teşkilatın içerisinde, “Bacıyan-ı Rum” teşkilatından danışmanlar ve bizzat görev alanlar vardır.

Şimdiki gibi modernlik ve çağdaşlık adına sömürülmek için değil, “Merhamet, şefkat, nezaket, edep, hayâ, annelik” his ve duygularıyla işlerin başına geçmişlerdir.

Selçuklu ve Osmanlı idaresinde (Osmanlı’nın son iki yüz yıl hariç) hanımlar bu çerçevede baş tacı edilmiş; “yıkan, yıktıran, yakan, yaktıran değil onaran” olmuşlardır.

¥

Konya’da bulunduğumuz sırada eskimez dostlarımızdan Ömer Çengelci ve kıymetli eşi Ayfer Hanım, bizi Meram’daki “Bacıyan-ı Meram” isimli sosyal tesise götürdüler.

Tarihteki “Bacıyan-ı Rum” teşkilatından esinlenen hanımların bu teşebbüsüne, Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, “Bacı Beyi” olarak önemli destek vermiş.

Sosyal tesiste çalışanların tamamı hanımlardan müteşekkil ve sıcak soğuk tüm yiyecekler hanımların el emeği.

Tesis, evlerinde nikâh, düğün, kına gecesi yapamayan, çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler için yer arayan hanımlar için düzenlenmiş ve işler hale getirilmiş.

Yukarıda dedik ya Selçuklu ve Osmanlı döneminde emanetin hanımlara teslim edilme sebebi; “şefkatleri, merhametleri, nezaketleri, edepleri ve annelik içgüdüleridir” diye.

Meram’daki “Bacıyan-ı Rum” teşebbüsünü gerçekleştiren hanımlar da bu duygu ve düşüncelerin yanı sıra “ele güne dile muhtaç olmadan, elimizin emeği, gözümüzün nuru, bedenimizin gücüyle hem ailemize hem insanımıza hizmet” edelim diye işe girişmişler.

¥

Mevcut sistemin her dişlisinin arasına kadını mahkûm etmemeli.

Kadın, fıtratını bozacak işlerde istihdam edilirse, fıtrata müdahale sonucu o kimseden kadına dair duygu ve düşüncelerin beklenmesi hayal olur.

“Bacıyan-ı Meram” önemli bir örnektir. Meram Belediye Başkanı Fatma Toru’yu kutlamak lazım.

Kadın illa da iş âleminde istihdam edilecekse, bu ve benzeri şekillerde istihdam edilebilir ve fıtratlarını zorlayacak sahalarda çalıştırılmayabilir.

Kısacası; ailenin temelini, kadının annelik fıtratı korur.

 

YORUM YAZ