Ali Şükrü Bey ve Cihad Ruhu

22 Şubat 2018 Perşembe

Ezanımdan alışıp tekbîre,

Buldunuz mutluluk, imanımla...

Vatan ettim sizi ey topraklar

Beş vakit damgalayıp alnımla. 

Arif Nihat Asya

Birinci Cihan Harbinde istedikleri neticeyi alamayan itilaf devletleri, savaşın akabinde İstanbul ve Anadolu’yu işgal etmişlerdi.

İşgalciler Anadolu’yu yakıp yıkmakta ve top sesleri Polatlı’ya kadar ulaşmaktaydı. Bu sırada, TBMM’nin Kayseri’ye taşınması istenmişti.

İstiklal ve İslam şairimiz Mehmet Akif’in başyazarlığını yaptığı “Sebilürreşad” dergisi de Kayseri’de çıkmaktaydı ve Kayseri Ulu Camii’de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey tarafından irad olunan “hitabeyi” yayınlamıştı.

Bir deniz subayının emekli olup, siyasete atıldıktan sonra millet kürsüsü kabul edilen camide okuduğu hutbe, aynı zamanda bir siyaset manifestosuydu. İşgalciler vasıtasıyla, emperyalizmin İslam dünyasında oynamak istediği ihanetlere işaret etmekteydi.

Bu hutbeden bazı alıntılar yaparak, İslam diyarı Anadolu topraklarından emperyalistleri kovmaya azmetmiş ruhun, nasıl bir cihad ruhu olduğunu görelim.

Tabi bu hitabı, bağımsızlığımızı ve istiklalimizi koruma adına yaptığımız Afrin operasyonuna bakarak değerlendirdiğimizde şu görülecektir.

Her iki istiklal mücadelesinde de Haçlı yanlısı kesimlerin, genetik yapılarının ortak olduğu anlaşılacaktır.

Hitabeden:

- “Tam manasıyla fetret ve fezahet (ihanet, alçaklık) devri olan devrede, gerek İstanbul’da ve gerek taşrada, belli başlı iki fikir cereyanı göze çarpıyordu.

Bu fikirlerden biri, düşmanlara tamamıyla ‘arz-ı teslimiyet’, diğeri de ‘müdafaa-i hayat ve istiklal’ diyordu”.

Birinci fikrin, yani düşmana tamamıyla ‘arz-ı teslimiyet’ fikrinin sahipleri, esasen Müslüman ve Türk doğduklarına pişman olan müfrit Garp fikirliler ile vicdanlarını düşmana satmış, bize karşı ufak bir insanlık parçası ve merhamet göstermeyen bazı siyasilerden oluşan gafiller zümresinden ibaretti.

Hatta bu zümreye mensup ve o zamanki kabine erkânında bulunan biri hiç sıkılmadan, zerre kadar vicdan azabı duymadan, bütün cihana karşı Millet Meclisi Kürsüsünden:

- ‘Biz mağlup olduk. Sırtımız yere geldi. Artık düşmanlarımızın elindeyiz. Bizim hakkımızda istedikleri şeyi yapmakta hakları vardır. Bizim de tam bir uyumlulukla, hakkımızda tatbik edilen her şeyi kabul etmemiz, en doğal olan harekettir’ diye bağırmıştı’.

Şehit Ali Şükrü Bey’in bu sözlerini yazınca zihnimde şu hadise canlandı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, başbakan iken 2009 yılında Davos’ta, İsrail’in başı Şimon Peres’e “One minute” dediğinde, İsrail’den çok CHP zihniyetliler tepki göstermiş ve bu çıkışın faturasının ağır olacağını söylemişlerdi.

Ali Şükrü Bey’le devam edelim.

“İkinci fikir sahipleri, yani; ‘Bizim de bir hayat hakkımız vardır. Asırlardan beri hür ve müstakil yaşadık. Yine böyle yaşayacağız, olmazsa öleceğiz” diyen hakiki Müslümanlar, mert insanlar, milleti büyük bir çoğunluğunu teşkil ediyordu”.

İşte Afrin operasyonu, bu ikinci fikir sahiplerinin cihad ruhuyla sürmektedir. 

 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti