THY- Euroleague

2018 II. Abdülhamid Yılı

21 Aralık 2017 Perşembe

2018 senesi Şubat ayının 10. günü, Cennet mekân II. Abdülhamid Han’ın vefatının yüzüncü yılıdır. (21 Eylül 1842-10 Şubat 1918)

Bu münasebetle 2018 senesi “II. Abdülhamid Yılı” ilan edilecek mi bilmiyorum ama ilan edilirse önemli bir vefa borcu ödenmiş ve önemli bir vazife yerine getirilmiş olur.

Cumhur Reisimizin not defterinin bir yerinde bu bilgi vardır sanıyorum.

Eğer ilan edilirse bütün yurt sathında, dış temsilciliklerde, gönül coğrafyamızın her yerinde, çeşitli programlarla anma etkinlikleri düzenlenebilir.

Hatta hiçbir yerde yapılmazsa dahi ilköğretimlerden üniversitelere kadar tüm okullarda konferanslar, seminerler icrası gerçekleştirilebilir.

Acı ama gerçek, hâlâ müfredatta ciddi bir II. Abdülhamid anlatılmıyor ve bilinmiyor. 

Necip milletin sesi ve sözü Necip Fazıl üstadın; “II. Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” ifadesini görev addedelim de laf uzamasın.

Yakın tarihimize ve dünyanın yakın tarihine damgasını vuran II. Abdülhamid Han’ın dönemi, politikası, şahsiyeti, iç ve dış ilişkileri, henüz tam konuşulmuş ve yazılmış değildir.

Kendi toplumu içerisinde en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid Han’dır. Bu haksızlığı gidermek boynumuzun borcudur.

Dışarıdan Haçlıların, içeriden İttihatçıların bin türlü entrikaları neticesinde yıkılmak istenen koca bir devletin ağır yükünü, omuzlarında taşıyan ve dağılmak üzere olan Devleti Osmaniye’yi, 33 yıl zekâ ve hamiyetiyle ayakta tutmuştur.

İnsan ve İslam merkezli Osmanlı medeniyetinin son temsilcisidir ve İslâm âleminin pek çok yerinde halen Halife olarak bilinmekte ve itaat edilmektedir.

Ulu Hakan II. Abdülhamid Han, doğu ve batı kültürlerine hâkim, kalabalık bir nesil yetiştirmiş ve bu nesil, Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle başlayan dokuz ayrı cephede, 1911’den 1922 senesine kadar aralıksız devam eden harplerde şehit olmuşlardır.

II. Abdülhamid dönemi, isyanlar dışında, adi ve siyasi suçlar bakımından, bütün Türkiye tarihinin en az kan dökülen devresidir.

Dünyanın namuslu tarihçileri ve devlet adamları, 10 Şubat 1918’de ölümüne kadar tahtta kalacak bir II. Abdülhamid’in, İtalyan, Balkan, Cihan harpleri facialarından devletini mutlaka koruyacak siyasi bir dehaya sahip olduğunu bilmekte ve takdir etmektedir.

Bu noktada Şevket Süreyya Aydemir’in sözlerini hatırlamakta fayda vardır:

“Sultan Abdülhamid’i devirmek için Sırp, Ermeni, Bulgar, Rum komitacılarla işbirliği yapmışlar, Masonlardan, Siyonistlerden, Fransızlardan, İtalyanlardan ve Yunanlılardan para yardımı almışlardır.”

Bu hakikatleri inkâr edecek kimselere, II. Abdülhamid Han’ın büyük muhaliflerinden olan ve sonra pişmanlığını dile getiren Filozof Rıza Tevfik’in uzunca yazdığı özür şiirindeki dörtlükle cevap vermiş olalım.

Tarihler adını andığı zaman, 

Sana hak verecek hey Koca Sultan, 

Bizdik utanmadan iftira atan, 

Asrın en siyasî Padişahına. 

 

YORUM YAZ