THY - Trabzon

Yaklaş 1 adım, geleyim 10 adım!

26 Ocak 2016 Salı

HASAN ABİ’NİN VEFATINA  İTHAFEN...

akit/05.10.2001 tarihli yazısı

Ön­ce­lik­le be­lirt­mek is­ti­yo­rum ki; bu ya­zı, bir “ya­kın­ma” ya­zı­sı de­ğil­dir!.. “Sa­vun­ma” ya­zı­sı hiç de­ğil­dir!.. Ve ay­rı­ca, “Ana­do­lu”dan zi­ya­de “An­ka­ra”ya­dır hi­ta­bım...

Zi­ra;

Be­nim, “oku­rum­la” hiç­bir prob­le­mim yok. Tam ak­si­ne; bu “yo­ğun ve yo­ru­cu” mes­lek­te, okur­la­rı­mın “yü­rek­ten dua”la­rı ayak­ta tu­tu­yor be­ni!..

Ak­si hal­de;

Bu “te­ra­zi”nin, bu “sık­let”i çek­me­si müm­kün ola­maz­dı!.. “Dua”la­rın­dan ve “des­tek”le­rin­den do­la­yı şük­ran borç­lu­yum okur­la­rı­ma...

Bu­nu özel­lik­le be­lir­ti­yo­rum ki, bi­raz son­ra ya­za­cak­la­rım­dan “okur­la­rım” alın­ma­sın!

Çün­kü;

Hi­ta­bım, “Ana­do­lu ga­ri­ban­la­rına de­ğil, “An­ka­ra ege­men­le­ri”ne­dir!

KI­VIR­TAN­LA­RI HİÇ SEV­MEM

Efen­dim, be­ni bi­len bi­li­yor... Gün­düz “efe” ke­si­lip de, ak­şam pis­te fır­la­yıp “dan­se­den­ler”den de­ği­lim!..

“Gön­lüm­de” ne var­sa, “di­lim­de” ve ta­biî “ka­le­mim­de” olan da odur!..

“Uz­laş­ma” me­tin­le­ri­ne im­za atıp da, Er­ba­kan ve Er­do­ğan’a sı­ra gel­di­ğin­de “kı­vırt­ma­ya” baş­la­yan “rak­ka­se”ler­den hiç ol­ma­dım!

Ol­mam da!

Baş­ka­la­rı­na “gaz” ve­rip de, ken­di­si “saz”a ve “caz”a gi­den­ler­den ol­ma­dı­ğı­mı da her­kes bi­lir!

Özet­le;

“Özüm” ney­se, “sö­züm” de odur!

Haa;

“Duy­gu­sal­lık” de­ni­lir­se, evet duy­gu­sa­lım... Hem de “man­yak­lık de­re­ce­si”nde duy­gu­sa­lım!

“Ba­şör­tü­lü” ba­cı­ma ha­ka­ret edil­di­ğin­de, öte­si­ni-be­ri­si­ni dü­şün­mez, olan­ca öf­ke­mi dö­ke­rim or­ta­ya!

Çar­şı­da-pa­zar­da “atık”la­rın ara­sın­dan “ar­tık” seb­ze-mey­ve top­la­yan bir in­san gör­dü­ğüm­de, bü­tün si­gor­ta­la­rım atar, hün­gür hün­gür ağ­la­rım!

“Soy­gun­cu”la­rın, “vur­gun­cu”la­rın ve bi­lu­mum “hor­tum­cu”la­rın iş­gal et­ti­ği ül­kem­de, her tür­den “ate­ist”in, “lez­bi­yen”in, “ho­mo­sek­sü­el” ve “bi­lu­mum sa­pık”la­rın at oy­na­tı­yor ol­ma­sı­na da ta­ham­mül ede­mez, gi­de­rim üzer­le­ri­ne!..

Bu­nun, “rol ica­bı ol­ma­dı­ğı­nı da be­ni ta­nı­yan­lar bi­lir!

İçim­de “fır­tı­na” es­mi­yor­sa, za­ten ya­za­mam!..

İnan­mı­yor­sam” ka­lem oy­na­ta­mam!

He­le “pa­ra” için, as­la ya­pa­mam!..

Nİ­ÇİN GO­CU­NU­YOR­LAR?

Bun­la­rı böy­le­ce be­lirt­tik­ten son­ra, ge­le­lim asıl mev­zu­ya...

Sev­gi­li dost­lar;

Bi­lin ki, Ay­na’yı oku­du­ğu­nuz­da siz­ler na­sıl ra­hat­lı­yor ve “per­de gi­ri­si oyun­lar”ı na­sıl öğ­re­nip, ona gö­re ta­vır alı­yor­sa­nız, duy­dum ki, “bi­ri­le­ri” de son de­re­ce “ra­hat­sız” olu­yor bu ya­zı­lar­dan!

Öy­le ra­hat­sız olu­yor­lar ki, “Ah na­sıl sus­tur­sak?”ın ça­re­le­ri­ni ara­dık­la­rı­nı adım gi­bi bi­li­yo­rum!

Bi­li­yo­rum;

“Sert” bu­lu­yor­lar ya­zı­la­rı­mı... İn­san­la­rı “ger­di­ği­mi” dü­şü­nü­yor­lar...

Ve hat­ta;

“Ne olur bi­raz uz­laş­ma­cı ol­sa!” di­ye ko­nu­şu­yor­lar ken­di ara­la­rın­da!

Söy­le­ye­cek­le­ri­mi “dank” di­ye söy­le­me­sem de, bi­raz “yu­mu­şak” yaz­sam, bi­li­yo­rum ki, hoş­la­rı­na gi­de­cek!

Ne var ki;

Be­ni, bi­zi ve tüm top­lu­mu, böy­le­si­ne “ge­ri­lim” içi­ne so­kan ben ve bu ga­ze­te de­ğil, ken­di­le­ri­dir!

Oy­sa ben;

Ne­re­dey­se “te­rö­rist sal­dı­rı bo­yu­tu­na va­ran bun­ca “bas­kı, bun­ca “da­yat­ma” ve bun­ca “zor­ba­lık” ol­ma­sa, ina­nın ben de “ağaç­la­rın ye­şil­li­ği”nden, “kuş­la­rın cı­vıl­tı­sından söz eder­dim...

De­dim ya;

Man­yak­lık de­re­ce­sin­de “duy­gu­sal”ım!..

Böy­le olun­ca da;

Tep­kim, “sert” olu­yor!..

Ne ya­pa­yım, elim­de de­ğil. Şa­irin, “be­ni bu ha­va­lar mah­vet­ti” de­di­ği gi­bi, be­ni de şart­lar” bu ha­le ge­tir­di!

ÜL­KE­Mİ SE­Vİ­YO­RUM

Şu­nu, açık ve net ola­rak söy­le­ye­yim ki; be­nim “gi­de­cek baş­ka ül­kem” yok!

Bu “ül­ke”yi ve bu ül­ke­nin “in­san”la­rı­nı se­vi­yo­rum... “Türk”üy­le se­vi­yo­rum, “Kürt”üy­le se­vi­yo­rum, “Laz”ı ve “Çer­kes”iy­le se­vi­yo­rum!..

Ba­zı­la­rı ya­kı­nır­lar:

“Bir ke­dim bi­le yok!”

İna­nır mı­sı­nız;

Sü­re­si 1987’de do­lan “pa­sa­port”umu bi­le ye­ni­let­me­dim... Ya­ni, bir pa­sa­por­tum bi­le yok!..

Ni­ye?..

En azın­dan, “kaç­ma­yı hiç dü­şün­me­di­ğim için!.. Ba­zı­la­rı­nın, alt­la­rın­da İn­gi­liz bay­rak­lı yat”la­rı, Ame­ri­ka’nın en pa­ha­lı gök­de­len­le­rin­de “sü­per lüks kat­la­rı ve de cep­le­rin­de “Gre­en kart”la­rı ol­du­ğu hal­de, “kaç­ma­ya ha­zır” bek­le­dik­le­ri bir Tür­ki­ye’de, “pa­sa­port­suz” bir adam!..

Bu­nun ne an­la­ma gel­di­ği­ni, “bi­ri­le­ri” her­hal­de çok iyi an­lar­lar!..

An­la­ma­yan­lar için, şun­la­rı da söy­le­ye­yim:

Evet; en az “en bi va­tan­se­ver”ler ka­dar se­vi­yo­rum Tür­ki­ye’yi!.. Be­ra­ber ya­şa­dı­ğım hal­kı da çok se­vi­yo­rum...  On­lar­la, her gün be­ra­be­rim... Yü­re­ğim de açık on­la­ra, ka­pım da... Bı­ra­kın ara­mı­za “yük­sek du­var­lar” ve­ya “tel ör­gü­ler” örüp on­lar­dan kop­ma­yı, tam ak­si­ne on­lar­la “iç içe” ol­mak ay­rı bir hu­zur, ay­rı bir haz ve­ri­yor ba­na!

Hiç kim­se­yi; “kı­lık-kı­ya­fe­ti”ne, ya­da “ma­kam-mev­ki­si”ne gö­re ayırt et­mem... Be­ye­fen­di gö­rü­nüm­lü “kra­vat­lı soy­gun­cu­lar” önün­de düğ­me­le­ri­ni ilik­le­yip de, “ga­ri­ban çöp­çü”nün kı­çı­na tek­me vu­ran­lar­dan de­ği­lim!..

“Ya­ra­tı­lan­lar”ın hep­si­ni se­ve­rim, “Ya­ra­tan”dan ötü­rü!..

Gö­rü­şü “Mark­sizm”miş, “Ke­ma­lizm”miş, “Sos­ya­lizm”miş, ya da Şal­var­lı-Çar­şaf­lı Müs­lü­man”mış, hiç far­ket­mez!..

Fik­ri­ni ve inan­cı­nı “ya­şa­yan”la­rı, “dik du­ra­bi­len”le­ri, “eği­lip-bü­kül­me­yen”le­ri, “dâ­vâ­sı­nın tüc­car­lı­ğı­nı yap­ma­yan”la­rı se­ve­rim...

Say­gı da gös­te­ri­rim böy­le­le­ri­ne!.. Ye­ter ki er­kek gö­rü­nüm­lü “ma­dam”lar­dan de­ğil, “adam gi­bi adam”lar­dan ol­sun!..

İn­san” ol­sun, ye­ter!

DA­YAT­MA­LA­RA HA­YIR!

Bi­li­yo­rum; ABD’nin “vur­du-vu­ra­cak” de­nil­di­ği, bü­tün dün­ya ül­ke­le­ri ta­ra­fın­dan bü­yük bir hınç­la Ta­li­ban’a yük­le­nil­di­ği böy­le bir gün­de, kal­kıp da “ken­dim­den” söz et­me­min se­be­bi­ni me­rak edi­yor­su­nuz.

Ya­zı­mın ba­şın­da da ifa­de et­ti­ğim gi­bi; bu ya­zı, “bi­ri­le­ri­nin be­ni ta­nı­ma­sı ve “ni­ye böy­le yaz­dı­ğı­mı bil­me­si için­dir!

Sa­nı­yor­lar ki;

Bir “dev­let düş­ma­nı­yım” ben... Sa­nı­yor­lar ki, “as­ker”e gı­cı­ğım var!

Ha­yır!..

Tam ak­si­ne, “dev­let-mil­let kay­naş­ma­sı için gay­ret edi­yo­rum!..

İs­ti­yo­rum ki;

Halk üze­rin­de­ki “ce­ber­rut dev­let bas­kı­la­rı kalk­sın, “öz­gür” ol­sun in­san­lar!..

İs­ti­yo­rum ki;

“Mi­şon sa­kal­lıla­rın, “Ara­ba­cı­yan sa­kal­lıla­rın gi­re­bil­di­ği “ni­za­mi­ye”ler­den, “ha­cı sa­kal­lı­lar” da gi­re­bil­sin!..

İs­ti­yo­rum ki;

Bi­lu­mum “din­siz”le­rin, “don­suz”la­rın, “mi­ni etek­li”le­rin, “kot pan­to­lon­lu”la­rın, “trans­pa­ran”la­rın ve da­hi “G-String”li­le­rin ra­hat­ça at oy­na­ta­bil­di­ği “dev­let da­ire­le­ri”nde “ba­şör­tü­lü­ler” ve “sa­kal­lı­lar” da hor­lan­ma­sın!..

İs­ti­yo­rum ki;

İn­san­la­rın “inanç”la­rıy­la ve o inan­cın ge­rek­tir­di­ği “kı­lık-kı­ya­fet”iy­le de­ğil, “bil­gi ve be­ce­ri”le­riy­le il­gi­le­nil­sin!

Ak­si yön­de­ki tüm ta­vır, söz ve da­yat­ma­la­rın  “dev­let-mil­let kay­naş­ma­sını de­ğil, tam ter­si­ne “dev­let-mil­let ko­puk­lu­ğu”nu ge­ti­re­ce­ği­ne ina­nı­yo­rum!

GÜ­VEN YOK, Nİ­YE?

İna­nı­yo­rum ki;

Bu­gün ya­şa­nan “eko­no­mik kriz”le­rin, “ek­si 11.2” çu­ku­ru­na yu­var­la­nan “bü­yü­me hı­zının, 2 mil­yon li­ra­ya yel­ken açan “do­lar çıl­gın­lı­ğının te­me­lin­de “dev­let-mil­let ko­puk­lu­ğu” var­dır!..

Evet, “dev­le­te gü­ven­siz­lik” var­dır!

Alın iş­te;

Da­ha bir ay ön­ce­si­ne ka­dar “hac­ca git­mek” için can atan, “ye­dek lis­te”ye kal­dı­ğı için göz­ya­şı dö­ken in­san­lar, şim­di “ke­sin ka­yıt” yap­tır­mak­tan kor­ku­yor!..

Ni­ye?..

“Ya sa­vaş çı­kar­sa... Ya hac­ca git­mek ya­sak­la­nır­sa?.. Ya; dev­let ya­tır­dı­ğı­mız pa­ra­la­rın üze­ri­ne ya­tar­sa?!?”

Öy­le ya;

“Dep­rem pa­ra­sı di­ye top­la­nan pa­ra­la­rın da üze­ri­ne ya­tıl­mış, “ran­ti­ye­ci­le­re peş­keş çe­kil­miş­ti!..

Söy­le­yin he­le;

Kuş­ku­ya ka­pıl­mak­ta hak­sız mı­dır ha­cı aday­la­rı?..

Ve bu en­di­şe;

“Dev­le­te gü­ven­siz­li­ğin” bir işa­re­ti de­ğil mi­dir?..

Evet, dev­le­te gü­ven­mi­yor mil­let!..

Pe­ki, suç mil­le­tin mi?.. Yok­sa, “ir­ti­ca­cı ke­bap­çı­la­rıbi­le “ka­ra lis­te”ye alıp, “ge­ce­ya­rı­sı ope­ras­yon­la­rı ile in­san­la­rı dev­let­ten so­ğu­tan­la­rın mı?..

He­le bir dü­şü­nül­sün!..

DER­Dİ­MİZ ÜZÜM YE­MEK

Şu­nun bi­lin­me­si­ni is­ti­yo­rum: Ge­rek ga­ze­tem Akit, ge­rek onun bir fer­di ola­rak ben, şu dü­şün­ce­de­yiz:

“Der­di­miz üzüm ye­mek­tir... Bağ­cı­yı döv­mek de­ğil!”

Ne var ki;

Hak­kı­mız olan üzü­mü ver­me­yen “bağ­cıya da ses­siz ka­la­cak de­ği­liz.

Ba­kın, bir ör­nek ve­re­yim:

Ge­çen yıl, Mar­ma­ra Üni­ver­si­te­si İla­hi­yat Fa­kül­te­si öğ­ren­ci­le­ri, “onur­lu bir di­re­niş gös­ter­di­ler... “Bir öğ­re­tim yı­lını göz­den çı­ka­rıp, gir­me­di­ler ders­le­re... He­men her gün, “çok çar­pı­cı ey­lem şe­kil­le­ri” koy­du­lar or­ta­ya!..

Evet, sü­rek­li yan­la­rın­da ol­duk... “Hak ara­ma mü­ca­de­le­si”nde yal­nız bı­rak­ma­dık on­la­rı...

Ne var ki;

Bir gün ha­ber al­dık... Okul yö­ne­ti­mi “in­sa­fa” gel­miş, öğ­ren­ci­ler ders­le­re gir­me­ye baş­la­mış­lar­dı.

“Ya­yın Ku­ru­lu”nda ko­nuş­tuk... Bu ha­be­ri pe­ka­lâ, “Di­ren­di­ler, ka­zan­dı­lar” di­ye man­şe­te çe­ke­bi­lir­dik... Öy­le ya, ey­lem ba­şa­rı­ya ulaş­mış­tı!..

Ha­yır... Böy­le yap­ma­dık... Tam ak­si­ne, Mar­ma­ra İla­hi­yat’la il­gi­li ya­yın­la­rı, anın­da dur­dur­duk...

Çün­kü biz;

“Üzüm ye­mek” ni­ye­tin­dey­dik... “Bağ­cı­yı döv­mek” ıs­ra­rın­da de­ğil!..

Sa­de­ce bu ör­nek bi­le, bi­zim “iyi­ni­yet”imi­zin gös­ter­ge­si­dir!..

Ya­ni biz, “kav­ga” ve­ya “sert­lik” he­ves­li­si de­ği­liz... Am­ma ve­lâ­kin, “te­rör” bo­yu­tu­na va­ran “zor­ba­lık” ve “ya­sak”la­ra da ses­siz kal­ma­mız bek­len­me­sin!..

İl­lâ “bi­zim de­di­ği­miz ol­sun” ıs­ra­rın­da da de­ği­liz. Bir “or­ta yol” bu­lun­sun... Ye­ter ki, “te­set­tür”ün­den ve­ya “sa­kal”ın­dan do­la­yı ya­sak­lan­ma­sın, dış­lan­ma­sın in­san­lar

Son ola­rak, bir ke­re da­ha söy­le­mek is­ti­yo­rum ki, “inan­ca yö­ne­lik ta­vır­lar” de­vam et­ti­ği sü­re­ce, bu ül­ke­nin hiç­bir so­ru­nu çö­zül­müş sa­yı­la­maz ve Tür­ki­ye’nin iki ya­ka­sı da as­la bir ara­ya gel­mez!..

Tam ak­si­ne, “uçu­rum” da­ha da bü­yür!..

Bu­nu bi­lir, bu­nu söy­le­rim.

Ge­ri­si­ni “An­kara” düşün­sün!

---------------------------------------

Ne De­ğiş­ti?

1982 Ana­ya­sa­sı; son 19 yıl­da 5 de­fa de­ği­şik­li­ğe uğ­ra­dı... Ana­ya­sa’nın 2 mad­de­si yü­rür­lük­ten kal­dı­rıl­dı, 21 mad­de­si de ye­ni­den dü­zen­len­di!..

“34 mad­de­lik” ön­ce­ki gün­kü de­ği­şik­lik­le, top­lam 55 mad­de­si “de­ğiş­miş ol­du!

İyi de; tüm bu “de­ğşik­lik”ler ne­yi de­ğiş­tir­di Tür­ki­ye’de?.. Ha­yır, “aş ve işten söz et­mi­yo­rum, “öz­gür­lük­ler”den söz edi­yo­rum...  İn­san­lar, hâ­lâ “ken­di­si” ola­mı­yor!.. Hâ­lâ “dü­şün­dük­le­ri” ay­rı, “söy­le­dik­le­ri” ay­rı!.. Kor­ku­yor­lar “ken­di­le­ri­ni ifa­de” et­mek­ten!.. De­ği­şen şu: Top­lum, “çift ki­şi­lik­li” has­ta in­san­lar top­lu­lu­ğu ha­li­ne gel­di!..

Er­ba­kan ve Er­do­ğan hâ­lâ “ya­sak­lı ise, “öz­gür­lük” bu­nun ne­re­sin­de?

 

YORUM YAZ