Bir “dinci” varsa, “dinsiz” de vardır!

18 Ocak 2016 Pazartesi

 

HASAN ABİ’NİN VEFATINA  İTHAFEN...

Beklenen Vakit / 08.07.2000

 

Sabah’tan Can Ataklı, olayı “bam teli”nden yakalamış.

Soruyordu geçenlerde:

“Laik” ve “Atatürkçü” görüşlerini ön plana çıkaranlar mutlaka ne kadar iyi Müslüman olduklarını, evlerinde Kur’an okuduklarını, duaları hiç eksik etmediklerini, oruç tuttuklarını, namazı da, İslâm’ın kurallarını da çok iyi bildiklerini söylüyorlar.

Bunu ısrarla söylemeyi neden tercih ediyorlar acaba?

Laik ve Atatürkçü olup, aynı zamanda Müslüman olmak farklı bir şey mi?

Bir “üstünlük” mü, yoksa bir “eziklik” mi?..

Ataklı gibi, çoktandır ben de merak ediyorum aynı sorunun cevabını.

Bir şeyi daha merak ediyorum.

Bir yandan kendilerinin de “Müslüman” olduklarını ısrarla vurgulayan ve hatta zaman zaman “Bu nasıl Müslümanlık?” diyerek, bizlerin inancını yargılamaya kalkan bu güruh, bir yandan da “dinci basın” diyerek, bizim dini hassasiyetlerimize saldırıyor!

İyi de, sormak gerekmez mi kendilerine:

Biz “dinci basın” isek, sizler “dinsiz basın” kategorisine mi giriyorsunuz?..

Öyle ya;

Ortada bir “dinci” varsa, bir de “dinsiz” vardır!..

Tabii; bu “kategori”yi yapan biz değiliz, kendileri!..

Ve ayrıca biz, bundan bir rahatsızlık da duymuyoruz..

Amma velâkin;

Hem kendilerinin de “Müslüman” olduğunu söyleyip, hem de “dinci basın” ifadesini bir “karalama” ifadesi olarak kullanmaya yeltenmeleri, biraz komik oluyor!..

İşte bu “ayrım”ın niçin yapıldığını ben de merak ediyorum.

“Üstünlük” paranoyasından mı, yoksa “eziklik kompleksi”nden mi?

Eğer “eziklik”ten ise, içleri rahat olsun... Zira biz, hiç kimseye “kâfir” veya “dinsiz” demiyoruz.

Fakat;

Böyle bir kategorize, ister istemez “dinci-dinsiz” ayrımını getiriyor akla!..

Tıpkı;

“Çağdaş” veya “çağdışı” ayırımı gibi...

Bir süre önce, “birisi” için, “çağdışı yobaz” ifadesini kullanmıştık.

Adam, “hakaret” saymış bu ifadeyi... Tutmuş, dava açmış hakkımızda!..

Be adam;

Sen, hemen her öğün “çağdışı yobazlar” demiyor musun bizler için?..

Ne var yani;

Kırk yılda bir, biz de sana “çağdaş yobaz” demişiz, çok mu?..

Niye gocunuyorsun?..

Niye “hakaret” sayıyorsun?..

Eğer hakaret ise; senin, hemen her öğün yediğin “halt”a ne demeli?..

..............

Her neyse...

Gelelim yine “dinci-dinsiz” ayrımına...

Adamlar, hemen her gün saldırıyor:

“Köktendinci”

“Aşırı dinci”

“Dinci gazete”

Aksini söylesen de nafile... Sütü bozukların, “plak”ları da bozuk!..

Aynı nakaratı, tekrarlayıp duruyorlar.

Şimdi kalkıp da; biz de onlar için;

“Köktendinsiz” ya da “dinsiz gazete” desek, adım gibi biliyorum ki, başlayacaklar ciyaklamaya:

“Bize hakaret ettiler!”

“Bu nasıl Müslümanlık?”

Ulan, bu ne biçim iştir, bu ne biçim mantıktır?..

Sen kalkıp, her gün aşağılayacaksın beni, “Müslüman”lığımı diline dolayacaksın, ama ben “köktendinsiz” veya “köktenkâfir”, ya da “daldan-budaktan dinci” dediğimde, hemen “Müslümanlık” gelecek aklına!..

Yemezler aslanım!..

Haa, şu da var;

Bize, illâ da “köktendinci” demeye devam edecekseniz, öncelikle kurtulun “kompleks”lerinizden!..

“Bu nasıl Müslümanlık?” diye sormadan önce, mensubu olduğunuzu iddia ettiğiniz “din”in vecibelerini yerine getirmeyi öğrenin!..

Namaz’ın, “yapılacak” değil, “kılınacak” olduğunu öğrenin!..

Bilin ki; Ezan da “kılınmaz”, okunur... Kılınacak olan “namaz”dır!..

Şunu bilmenizde de yarar var:

“Dinci” değilseniz, “dinsiz”lik gündeme gelir. Dinsizlerin de “ibadet” etmeyeceğini söylemeye herhalde gerek yok...

O halde;

Bu “namaz” kılma, “oruç” tutma, söylemleri neyin nesidir?..

Hem “dinci” olmayacaksın, hem de “ibadet” ettiğin palavraları ile uyutacaksın milleti!..

Olmaz öyle şey!..

“Devekuşu” devekuşudur!..

Hem “deve”, hem de “kuş” değildir!..

“Müslüman” da öyledir.

Hem “Müslüman”, hem de “dinsiz” olunmaz!..

Olsa olsa, “münafık” olunur ki, onlar, “kâfir”lerden daha tehlikelidir!..

Bilmem, anlatabildim mi?

---------------------------------------------

Kim o raportör?

Siz de okumuşsunuzdur ya; geçenlerde şöyle yazıyordu Sabah yazarı Can Ataklı:“O dönemin isimsizleri bugün bazı büyük holdinglerde görev yapıyorlar. Birinin de Türkiye’de yatırım yapmak isteyen Amerikalı şirketlere ülke ekonomisi ve siyaseti hakkında raporlar verdiği belirtiliyor.”

Can Ataklı’nın “o dönem” dediği günler, elbette ki 28 Şubat’ın cavcavlı günleri!

Anlaşılıyor ki;

O dönemin “4 yıldızlı general”lerinden biri, bugün bazı “büyük holdinglerden birinde görev” yapmakta, üstelik “Amerikalı şirketlere de, Türkiye ekonomisi ve siyaseti hakkında raporlar” vermektedir.

Bizim Medyakritik’te soruluyordu:

“Kim bu 28 Şubatçı general?”

Mutlaka; “zeki” bakışlı, “çevik” yürüyüşlü, sosyal yönü ağır basan “biri”dir!..

Heey Can, biliyorsan söyle de yorma bizi!..

 

  • Zekeriya PehlivanZekeriya Pehlivan1 yıl önce
    Hasan karakayasız bu yazıları okumak bana ağır geliyor, yokluğu her geçen gün nasılda yüreğimi yakıyor,yaşıyor olsaydı iki gündür KK oğluna anlayacağı dilden saydırırdı rahmetli. Mekanı cennet olsun.
  • KadirovicKadirovic1 yıl önce
    Mekani cennet olsun
  • murat izgimurat izgi1 yıl önce
    Allah,Hasan abiye gani gani rahmet etsin,ama artık onu ölmemiş gibi göstermenin bir anlamı yok lütfen artık yazılarına bir son verin,biz bunlar başka şeyleri çağrıştırıyor.
  • Hasan abimHasan abim1 yıl önce
    ah Hasan abim nerelerdesin şimfdi. Herkes arkamdam Alşah belasını versin,mekanı cehennem olsun diyor.sen olsaydın ağıxlarının payını verirsin.ölünün arkasından konuşulmaz diyoruz senin yazını çokartıyorlar ölün arkasından konuşulur diye yazın varmış abim.Ah abim ahj nerelersdesin.
  • MuhammedMuhammed1 yıl önce
    İnanmayanların inananlara, inananlarında inanmayanlara bu kadar hasım olmasını anlayamıyorum. Size ne kardeşim insan ister inanır ister inanmaz. Din ve inanç ispatlanabilen birşey değildirki. Büyük katliamlar, din ve mezhep savaşları sizin yüzünüzden çıkıyor. Bizimgibi garibanları piyon olarak kullanıyorsunuz. Size ne kardeşim benim nasıl inandığımdan. Ben sizi sorguluyormuyum. Hadi işinize. Bu dünyada eğer din birgün bitecekse sizin gibilerin yüzünden bitecek.
  • mustafa colakmustafa colak1 yıl önce
    Allah rahmet eylesin guzel insan senin gibi rahmetli Karakoc abimiz gibi saglam ve dikduruslu kalemlere bu ummetin ihtiyaci var