THY- Euroleague

Seçim sistemi, farklılaşmaya sürüklememeli

20 Kasım 2017 Pazartesi

Seçim sistemleri, demokratik siyasi yönetimin, olmazsa olmazlarından biridir. Seçim sistemlerinin kendi bünyeleri içinde de olmazsa olmazları vardır. Örneğin CHP’nin bir zaman uyguladığı, “Açık oy, gizli tasnif sistemi” seçim ve demokrasiyle elde edilmek istenen, “Halk iradesini” inkar etmenin ötesinde, devlet ve yönetim ahlakını, akıl ve vicdan sağlığını da tahrip edicidir. Bu tür sakat sistem, kendi ömrüyle beraber devletin sağlığını da tehlikeye atar.

Milletlerin sosyal ve siyasi hayatları, sahip oldukları inanç ve manevi değerler ölçüsünde farklar taşıdığına göre, seçim kanunlarının başka milletlerden kopyalanması son derece mahsurludur. Küçük görülen bazı farklar, neticede büyük yıkıntılar doğurur. Materyalist dünyada dürüstlük, kanuna; İslam dünyasında, imana dayanır. İnsana güven gerektiren alanlara, kanungiremez. İnsanlık yoksa, her zaman ve mekanda güven yok demektir. Her zaman ve her yerde güven, huzur, fedakarlık isteyen Müslümana, kanun güvencesi yetmez. 

İman ve insanlık iklimi, güven, kardeşlik ve vahdet doğurur. Çıkar ve paylaşım kaygısı,güveni yok eder. Materyalist, hayatın ebedi değerlerine inanmadığı için insanlığın sonsuzluğa açılan ufkuna kör bakmakta, hayırda yarış yerine, düşman desteğiyle hareketi avantajlı zannetmektedir. Seçim sistemi toplumu farklılaştırmaktadır. Sistemin bütünleştirici olması önemidir. Muhalefet, yıkıcı olmaktan kurtarılmalıdır. 

Hiçbir parti, Türkiye gibi önemli ve kalkınma zorunda olan bir ülkede, “Köprü, havaalanı, nükleer enerji istemeyiz” türü yıkıcılığı, “Halk lanetler” diye aklından bile geçirememeli, demokratik sistemler, buna yönelmelidir. “Milli Bakiye Sistemi” dedik ne oldu? “Benim seçmenim, ‘Geçersiz oy kullanacak” diye bir parti kurulabilse, “Barazsız Dont” sistemiyle ancak kazanan partilerin çoğunu katlar. Böyle milletvekili mi olunur? Aynı temel değerlere sahip insanları, farklı partiler haline getiren sistem, bazıları için hoş da olsa, ülke için çıkmaz sokaktır. 

Siyasi yapıda, “Başkanlık Sistemi” gibi önemli bir değişim yapıldığı için bütün siyasi sistemi vakitlice gözden geçirmek zarureti doğmuştur. Bu konuda, Dont sistemi sanki mecburi bir yapıymış da, sorun baraj meselesi imiş gibi yalnız o gündeme geliyor. Oysa her sistemin iyi tarafı da var, kötü tarafı da var. Öncelikle, “Biz neleri istiyor, neleri istemiyoruz” bunları tespit edip ona göre göre sistemoluşturmamız gerekirken bir noktaya saplanıp etrafa bakamamak ciddi yanlıştır.

Seçim sistemi için her tecrübeden ibret alalım, ama artık kopyacılıktan kurtulmak zorundayız. Kopyacılığın kolaylığından; taklit edilenlerden alınacak alkışların cazibesinden ve taklit edilmeyenin öfkesinden kurtulmanın avantajlarına bakmadan, sistemimizi, kendimiz için düşünelim.

 Sistemimiz kendi şart, imkan ve ihtiyaçlarımıza göre olsun derken, ayrıca dikkat gerektiren önemli bir husus da,ana muhalefet CHP’nin, asırlık Batı taklitçiliği tiryakiliğinin huy ve karakter haline gelmiş olmasıdır. Bütün bunlar, yeni seçim sistemi için dönüp dönüp dikkat etmemizi gerektirmektedir. 

Yönetim ayrıldı diye, barajı çok düşürüp, meclisi çorbaya çevirmek ayrı bir tehlikedir. TBMM’ye itibar kaybettirir. Hem herkes temsil edilsin, Hem de kimse, bugün olduğu gibi, “Yol, havaalanı, nükleer enerji istemeyiz, tankımızı İsrail’de tamir ettiririz diye, akla ve vicdana sığmayacak sözler söyleyip iftiralarla milleti üzememeli ve ülke istikbalini karartamamalıdır. 

Çıkarlarından başka bir düşünce ve manevi iklim bulamayan toplumlar, adil, fedakar, devlet adamı yetiştiremiyor. Ehliyetsiz siyasiler zinciri, milleti Cihan İmparatorluğunu dahi, “Tankını İsrail’e tamire” göndermekle övünen yetkili elinde kalıyor. Daha somut bir ibret istenirse? İşte Hollanda! 225 gün Hükümetsiz kaldı. Kurulan Hükümet de öyle? Devlet adamı kaybolunca, ülke perişan, para pul oluyor. 

Sistem, yol yöntem. Bir yere gitmek için uçak, tren, vasıta çeşitli. Ticaret için çeşitli şirket kalıpları; siyasette seçim sistemleri var. Ama herkes, kendi durum ve şartlarına göre vasıta seçiyor. Başkasını taklit eden, emir arayan yok. Siyasette de en önemli mesele taklit ve düşman rotasına düşmemektir.

Bugünün şartlarında seçimdenne bekliyoruz: Herkes istediği partiye oy versin, oylar değerlensin. Particilik düşmanlık değil, hizmet yarışı olsun! Kardeşlik ve vahdeti tahribe imkan vermesin istiyoruz. 

Bu genel bakışla sütun bitti. İnşallah önümüzdeki hafta,“Düşük Dont sistemin”den başlayarak, yerin müsadesince bazı sistemlerin tehlikesine bakalım. Her partinin kardeşlik iklimini bozmadan, fikrini söyleyerek oy alması, Dont’un barajsız sistemine muhtaç olmadan, meclis yapısı partiler arası münasebetleri tahrip etmeden; millet çoğunluğunu etkisiz ve yetkisiz hale getirmeden de mümkündür. 

Şimdi konuya dokunup, yaralamayalım. 

Hamd Allah’a! 

 

YORUM YAZ