Globalleşen dünyadabeşlerin çıkarcılığı?

04 Aralık 2017 Pazartesi

Klan dönemleri kabileler için, ulaşım ve iletişim imkansızlıklarıyla uzaklık, ayrı bir dünya gibiydi. Her kabilenin kendi çıkarına göre yaşaması gerekiyordu. Dünya değişti. Globalleşti. Globalleşme devam ediyor. Sınırlar şeffaflaşıyor. İnsanlık artan nüfusunu geçindirmek, refahını artırmak için üretimde ihtisaslaşma, pazar bulma, ürün bulma zorunda. Aksi halde biri aç, diğeri açık kalır; biri soğukta donar, biri petrolünü, gazını satacak pazar bulamaz. 

Globalleşme müşterek değerlerin ortaya çıkmasını ve egemen kılınmasını zaruri kılar. Müşterek değerlerin, olmazsa olmaz temeli ahlaktır. İlahi vahiyden mahrum, yani dinsiz ve tahrif edilmiş dinle ahlak olmaz. 2) Ahlaksız, vicdansız, delillendirme zorluğu, güç ve rüşvet, hukuku sınırlıyor. 3) Aslında dindeki fıtratla buluşma bakımından birinci sırada zikredilmesi gerekirken vicdansızların kuru iddia ve iftiralarını hakim kılma gayretleri, adaletin gerçekleşmesi, sosyal hayatın sağlık ve huzurundavicdanı, üçüncü sıraya atıyor. Buna rağmen vicdan, geniş kitlelerin sönmeyen ışığıdır. Ve fonksiyonunu icra eder. 

Fakat yaşanan ve görünen o ki, BM’lerin imtiyazlı beşleri; beşlerin üzerinde ve hepsini birden hak hukuk, kanun nizam tanımayan zulümleri ve dünya barışını imkansızlaştıran eylem ve vahşetleriyle, özellikle Amerika Başkanlarını kapı kulu gibi kullanan İsrail, Birleşmiş Milletler kararlarını ve insanlık vicdanını tanımaz tavırlarla, yeni yerleşim bölgeleri ve Kudüs tahrikini devam ettirmektedir.

Her ülkenin içindeki kuvvet meczubu, münafık gruplar da,baykuş tıynetleriyle yıkıntı ve karanlıkta nasiplerini aramak için bu felaketin hizmetkarı olmanın davetsiz talipleri olarak tehlikeyi artırmaktadırlar.

Bunlar, meselenin görünen yüzü. Asıl felaket, sade sömürülenlerin değil, sömüren devletlerin de yönetimlerinde derin yapılarının etkinliğidir. Derin yapılarda, istisnasız çıkardan başka bir değer yoktur. ABD’nin görünen devlet başkanı, “Teröristlere silah yardımını durdurduk” diyor. Silah yardımı devam ediyor. Dünya,bu kadar güvensiz olamaz. Ortadoğu, Afrika ve İslam ülkelerindeki terör örgütleri, kuruluştan silahlandırılmalarına; darbelerden FETO gibi özelliklerine kadar birçok yanlış, derin devletlerin milletten kopukprojelerinin neticesidir. 

“Büyük Ortadoğu Projesi” gibi zaman ve ihtiyaçları umursamadan güç odaklarının millet iradesini şartlandırıp, yönlendirme yanlışlar da yine derin devletlerinin doğurduğu felaketlerdir. Irak, Suriye ve Mısır’ı bu noktaya getiren  gayr-ı milli BAAS’ın1945’te İsrail’le beraber atılan temeli de, aynı derin devlet projesinin bir detayıdır. 

Dünya, “Globalleşme” ile temelden değişiyor. Bu dönem ahlakın, İslam’ın, güvenin dönemi olacaktır. Meselelerin çözümü,asır öncenin şartlarında değil,günün imkanlarıyla ihtiyaca göre olacaktır. Eskimiş, günü geçmiş, derin projelerle saldırıya geçen güçler, hayal dahi edemedikleri felaketlerle karşılaşabilirler.

Kapitalistler de komünistler de, öteden beri köpeğe hizmet ederler de, İslam ve insan düşmanıdırlar. Müslümanlar, her şeyden önce insanlık dostudurlar. Batı, Endülüs’te Müslüman; ABD’de de, Kızılderili bırakmadı. Komünist Stalin’in Rusya’da; Budist’in Myanmar’da Müslümana yaptığı zulüm ortada! Müslüman, 15 asırdır çok geniş bir coğrafyada hakim oldu, kimseyi ötelemedi. Müslüman, özellikle “Ekmel-i ve eşref-i mahluk olan insana” saygılı, sorumlu. Dünya, kötülük için değil, iyilik için yaratıldı. İnsan, yüce bir değer.

Firavun’lardan kalan bir değer yok. Yunus Emre’lerden, Behlül’lerden kalan çok değer var. İtibar, sevgi, saygı; dayanışma ve gücün kaynağı güvendir. Globalleşme, güven ister. Teröristin, teminatına dahi güvenilmez. Güven, ahlak ikliminin meyvesidir. Çıkarcı kendini, güvensiz, insansız, meyvesiz, geçmiş ve geleceksiz, üç günlük dünya çölünde heba eden zavallıdır.

Dünya küçülür, globelleşmeyigüçlendirici istikamette gelişmeler yaşanırken, silahlı cephenin, silahı zayıf insanlığı sömürmek için kiralık teröristlere silah verip cinayet işletmesi; çeşitli ülkelerde fitne kazanı kaynatması, böyle devam edemez. Global dünyada çıkarcılığın rezaleti, ahirete kalmadan ortaya dökülmekte, nefret doğurmaktadır. Hainlerin, hıyanetle kurdukları siyasi sistemler, globalleşmeden önce, hiç olmazsa bir nesil direniyordu. Şimdi Mısır darbesi, doğarken kuklacısı bilindi. Yaşar mı? Başkan Trump’ın yetkilendirdiklerinden çoğu, neden üç günde istifa ettiler?İsrail, Trump desteğiyle sarhoş? Ömürsüz, meyvesiz, zulümle, eşkıyayla sağlanan üç günlük başarıya sevinmek yanlış, hatta ahmaklıktır. Burada beş ana temele, sadece başlıklarıyla bakalım:

Dünya globalleşir. Güven, hayatın, itibarın esasıydı. Şimdi evrensel boyutta önemli. Eşkıyalıkla yaşamak, her şeyden önce fıtrata ters bir yanlıştır. Dünya varlığı anlamsız değil. Anlamsız gören, kendi değerini, insani yüceliğini kaybederek hayat sürer. B) Bugün teknoloji ve maddi imkanlardan tamamen mahrum toplum yok gibidir. Yani global dünyada, sadece öldürücü silahlarla zafer kazanılmaz. D) Globalleşme ile gelişen milletler arası ticaret ve iletişimin güvensizlikle tıkanması, zengini de, fakiri de, sıkıntıya düşürür. E) Her toplum, saldırgan, hakkından fazla bir şey kapmak isteyen aç gözlülerini sınırlamak için adalet kararlarının zamana yayılarak zulüm haline gelmesi önlenmeli ve dünya (BM) de, dünyayı karıştıran beş+birine adaletle bir sınır çizmelidir.

Ülkeler ve dünya çapında zulmün, özellikle iyiliğin merkezi İslam dünyası, yoksul kesimler ve maden zenginliklerine dönük bu tuğyanı, durumun aciliyetine çağrı niteliğinde bir feryat olarak anlaşılıp çare üretilmelidir. 

Hamd Allah’a!

 

YORUM YAZ