Telefon ABD’ninse, Topuz’a ne oluyor?

29 Ekim 2017 Pazar

ABD Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz’un telefonu ortalığı bayağı bir karıştırdı... Amerika, “Telefondaki veriler ‘konsolosluk arşiv ve belgelerinin dokunulmazlığı’ kapsamında, kurcalamayın” diye tepinmeye başladı... 

Bana kalırsa o telefonda, Metin Topuz’un kimlerle irtibatı olduğundan başka bir bilgi yok... Aklınız kesiyor mu sizin, Amerika’nın diplomatik belgelerini Metin Topuz gibi bir adam cebinde gezdirecek, onlar da buna göz yumacak...

Her an gözaltına alınma ihtimali olan bir adamdan bahsediyoruz... Koskoca başkonsolosluğa yakışıyor mu bu tedbirsizlik?

Ne yapacaktı bizimkiler, “Biz, 250 kişinin hayatını kaybettiği bir darbe teşebbüsünü soruşturuyoruz, bu telefonda da önemli deliller olabilir ama, adamların belgeleri varmış içinde, bakmayalım, ayıp” mı diyeceklerdi? 

Telefon şahsın değil mi?

Şahsın...

Bu saatten sonra, telefonun içinden neyin çıkacağı, Amerika ile Metin Topuz arasındaki mesele... Artık Topuz’a sorarsınız, “Senin şahsi telefonunda bu bilgiler ne arıyordu” diye... 

Hani kurumun, telefonu kişinin şahsi kullanımına tahsisini biliyorduk da, şahsın kendi telefonunu kurumun kullanımına tahsisini ilk kez görüyoruz...

Koskoca ABD Başkonsolosluğu, alıp bir telefon verememiş adama, üzerine bir de iş için kendi telefonunu mu kullandırıyor?

Hem o kapıyı bir kere açarsak, yarın öbür gün üçüncü şahısların telefonuna da “Bizim çalışanın akrabası, bizimki iş için kullanmış” diye arıza çıkarılmayacağı ne malum?

Benim asıl takıldığım, telefonun şifresinin kırılması meselesi... İddia o ki, bizim emniyet şifreyi kırıp yazışmalara ulaşmış... 

Topuz’un avukatı, hemen bir açıklama yapmış, özetle “Biz verdik şifreyi” diyor...

Şahane bir manevra...

Sormak lazım avukat beye, Amerika’ya sordunuz mu şifreyi verirken? Amerika “Verin” diyecektiyse, niye nota verdi? “Vermeyin” dediyse, niye şifreyi verdiniz? Yok hiç sormadıysanız, bu, Amerika’nın “Telefon bizim” açıklamasını sizin bile ciddiye almadığınız anlamına mı geliyor?..

Büyük ihtimalle avukat, Amerika’ya mesaj yolluyor: “Bizi boş bırakmayın, baskıyı artırın, yoksa her an satabiliriz!”

Adam satmada Amerika’yla yarışabilirler mi, orası meçhul... Dünyanın en kaypak, en utanmaz devletinden bahsediyoruz...

John Bass’ın giderayak ortalığı karıştırmasının en büyük zararını da, Metin Topuz görmüş olacak... 

Şimdiye Topuz’un adını bile unutmuştuk belki, sayelerinde durup durup bu meseleye geri döneriz artık...

Bu ihanet şebekesi tam manasıyla çökertilecekse, yakalananların kimlerle iletişim halinde olduğunu ortaya çıkarmak gerekiyor... Hainleri harekete geçmeden tespit etmenin başka bir yolunu bilen var mı?

Zaten ilk etapta Metin Topuz’un tutuklanmasına yol açan “irtibatlı olduğu isimler”di... Meselenin en önemli ayağı da bu; Topuz başka kimlerle görüştü?

Adil Öksüz’ün konsolosluktan aranmasını türlü komikliklerle açıklamaya çalışan ABD, bakalım adamlarının kirli ilişkileri ortaya dökülünce bizi nasıl eğlendirecek...

Hayırlı haftalar efendim...

 

  • Alparslan1071Alparslan107124 gün önce
    Barzaniyi satan abd Metin Topuzu gerekirse Bass ı niye satmasınki....Sen satılıksan alanında olur satanın da....