‘Oyun’ deyip merak uyandırmayın!

24 Eylül 2017 Pazar

 Geçtiğimiz haftanın çok konuşulan konularından biri, gençleri intihara sürüklediği söylenen bir oyundu... 

Böyle meselelerde sorunun kaynağına bir isim verilmişse, o ismi zikretmenin pratikte faydadan çok zarar getireceği kanaatindeyim, o yüzden yazmıyorum...

Öncelikle, bahsedilen “oyun” aslında oyun değil, “challenge” tabir edilen, “meydan okuma” olarak çevirebileceğimiz bir hareket kalıbı...

Hatırlarsınız, bir ara yaşını başını almış insanlar kameranın karşısına geçip kafalarından aşağı bir kova buzlu su dökerlerdi, işte onlara “challenge” deniyor...

Bilgisayarınıza ya da telefonunuza bir şey yüklemiyorsunuz, sadece çeşitli internet sitelerinde yer alan belirli hareket kalıpları ve komutlar var, onları yerine getiriyorsunuz...

Anlatıldığı gibi, “masum bir oyun” kılığında gençleri kandırmıyor yani... 

Bu bahsettiğimiz “meydan okuma”nın sonunun intihar olduğunu, dahil olanlar aslında baştan biliyor... Sizin anlayacağınız, bu bir intihar şekli... 

Zaten içeriğine bakınca, akıl sağlığı yerinde birinin gerçekleştirmesi zor olan bazı komutlar verdiğini anlıyorsunuz... O yüzden, gazeteci arkadaşların köpürttüğüne bakmayın, paniğe mahal yok...

Konu haber sitelerinde bayağı “tık” alınca, muhabirler oyunla ilgili önlem alınıp alınmayacağını yetkililere sordu... Onlar da “Çocuklarımızın zararlı içerikten korunması için her türlü girişimi...” diye başlayıp bildik lafları ettiler... 

Yetkiliye kızmıyorum, hata muhabirin... 

O daha bilmiyor ki neyi sorduğunu? 

“Oyun, oyun” deyip duruyorlar... Sırf bu yanlış isimlendirme yüzünden, niyeti intihar olmasa bile, “Neymiş bu oyun” deyip kafasını bulandıracak ve Allah muhafaza işin sonunda zarar görecek gençler olabilir... Ama, rahmetli Hasan Karakaya Ağabey’in tabiriyle “haber şehveti”, bazen meslektaşlarımızın gözlerini kör edebiliyor...

***

Konuya yer ayıran bütün mecralar, anne babalara akıl öğretiyor... Hatta, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) bile, konuyla ilgili 11 maddelik bir uyarı listesi hazırlamış... 

Ben size o 11 maddeyi özetleyeyim; “Evladınıza zaman ayırın” diyor UNICEF...

Ben daha da ileri gideyim... Çocuğunuzla ilgili korktuğunuz ne varsa, çözümü aynıdır: “Evladınıza zaman ayırın!” 

Gücünüz her şeye yetmeyebilir, o zaman da profesyonel yardım alın... 

***

İnternet oyunlarının hepsi kötü değildir... “Foldit” isimli bir oyun vardır, “fold.it” sitesinden bedava indirebilirsiniz... Bu oyunda size çeşitli formlarda proteinler verilir ve bunları bükerek yeniden şekillendirmeniz istenir... 

Hem zihinsel gelişim için faydalı bir oyundur, hem de bu oyun sayesinde, bugüne kadar proteinlerin yapısına dair ciddi problemler oyuncular tarafından çözülmüştür... 

Bir anekdot vereyim; laboratuvarlarda yaklaşık 15 yıl üzerinde çalışılan fakat bir sonuca ulaşılamayan, HIV ile alakalı bir proteinin yapısı, “foldit” oynayanlar tarafından sadece 10 günde çözüldü... 

Oyun oynamak gelişimin bir parçasıdır, tekrar yazayım, bir ihtiyaçtır... 

Elbette oyun, oynayan kişinin yaşına ve zihinsel gelişimine uygun olmalı ve tadında bırakılmalı...

İyi haftalar efendim...