Ortam sanal diye,suç da mı sanal?

11 Haziran 2017 Pazar

Sonunda kaçınılmaz konuya geldik... Yazmamak için çok direndim ama, buraya kadarmış... Konu internet... Evet, büyük icat... Kabul, hayatımızı çok kolaylaştırdı... Muhakkak, nasıl kullanacağını bilen insanlar için çok büyük imkan... 

İşin diğer kısımlarını şimdilik sonraya bırakalım, bugünün konusu internet medyası olsun... 

90’lı yıllarda, önce büyük medya kuruluşları kullanmaya başladı bu aracı. 2000’li yıllarda ise, “sosyal medya” denilen olgu girdi hayatımıza... Ve kullanım genelleştikçe, doğal olarak, kötüye kullanımlar başladı...

Bu arada, bir çok arkadaş, “Yahu sizin meslek ne olacak, bu internet bitirecek basılı gazete işini” diyor... Ben katılmıyorum bu görüşe... En azından belirli bir süre daha, insanlar başka bir şehir ya da ülkedeki bir bilgisayara kayıtlı veriler yerine, ellerindeki kağıda basılmış, bir kenara koyup saklayabileceği bilgilere daha çok itibar edecek... Rakamlar muhakkak aşağıya düşecek ama klasik anlamıyla “gazete” daha uzun bir süre hayatımızda olacak. 

İnternet yoluyla paylaşılan bilgilerin en büyük eksiği, her an, her saniye “değiştirilebilir” olması. Yani yayıncı, istediği zaman bir haberi yayından kaldırabilir, içeriği değiştirebilir. Böyle bir imkanınız gazetede yoktur. Ne yazdıysanız, ne bastıysanız odur, artık değişmez... İnternet yayıncısı, gelen tepkilere göre içeriği değiştirip “Hata olmuş, düzelttik” diye işi çevirebilir ama gazetecinin böyle bir lüksü yoktur. İnternet haberciliği sürat olarak gazetenin önünde olsa da, bu hızlı haber verme ihtiyacı çoğu zaman gazetelerdeki “doğrulama” aşamalarında, yani içerikle ilgili teyitli bilgilere mümkün mertebe ulaşma aşamalarında biraz özensiz davranmaya sebep olur.

 İşin bir de sosyal medya boyutu var tabii... Üstelik işin bu kısmı, kurumlar yerine kişiler üzerinden yürüdüğü için daha sorunlu.

“Sosyal medya” denilince sadece fotoğrafınızı ya da durumunuzu paylaştığınız siteleri düşünmeyin. Bilgi paylaşım siteleri (forumlar, sözlükler, sanal ansiklopediler) de sosyal medyanın farklı kanalları. 

Bu mecralarda paylaşımda bulunan kişiler, bazı durumlarda maalesef kötü niyetli davranabiliyor. Hepimiz hemen ger gün şahit oluyoruz bu tip paylaşımlara.

Gezi olayları sırasında atılan tweetleri hatırlayın... Türk toplumu o olayların ilk 72 saatinde, herhalde tarihin daha önceki dönemlerinde maruz kaldığı yalanların toplamından daha fazlasını gördü...

tr.wikipedia.org adresinde faaliyet gösteren “sosyal ansiklopedi”nin erişime engellenmesine sebep olanlar da benzer içeriklerdi; Türkiye’nin teröre destek verdiğini iddia eden asılsız bilgileri kaldırma talebini reddeden site, üstelik bu bilgilerin kullanıcılar tarafından düzeltilmesini de engelledi ve sonuçta böyle bir durum ortaya çıktı.

Yine “sözlük” formatlı sitelerde, kişiler ve kurumlar hakkında akla hayale gelmedik iddialar ortaya atılıyor; yetmiyor, suçu ve suçluyu öven, iftira, hakaret, tehdit niteliğinde ve bazı durumlarda suça azmettirme olarak yorumlanabilecek paylaşımlar yapılıyor.

Neden internette bu kadar fazla suç işleniyor? 

Çünkü kolay, adam cep telefonundan bile istediğini yazıp yayınlıyor...

Çünkü tatmin sağlıyor, paylaşımda bulunan kişi binlerce insana ulaştığını düşünüyor... 

Çünkü peşine düşen yok, bütün bu mecraları takip etmek mümkün değil ve bahsettiğimiz suçların bazıları şikayet olmadan soruşturulamıyor. Eh, kişiler de kendileri hakkında yazılanları çok fazla takip etmiyor ya da “Şimdi kim savcılığa dilekçe verecek” diyerek olayın peşini bırakıyor, sonuçta suçu işleyen işlediğiyle kalıyor.

Bu durum da belli bir süre sonra bu suçu işleyenlerde bir güven duygusu oluşturuyor, suç işlerken bir çekince duymuyorlar...

Böyle olmamalı. İnternette işlenen suçlar için, o suçun işlenmesi kadar kolay bir ihbar mekanızması kurulmalı. 

BTK’nın “ihbarweb” sitesi aslında kullanışlı, ancak sadece 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Kanunu’nun 8. maddesinde yer alan 8 kalem suç için başvuru yapılabiliyor. Bu da yetersiz kalıyor...

Şimdilik, üşenmeyip bu suçları savcılığa bildirmek tek çözüm. Mevcut durumda başka türlü bu insanların bu kadar kolay suç işlemesinin önüne geçmek mümkün olmayacak...