Müstakbel üniversitelilere bazı küçük tavsiyeler

09 Temmuz 2017 Pazar

LYS sonuçları bu hafta açıklanıyor... Bir milyona yakın genç, ayın 11’inde açıklanacak sonuçları bekliyor... Peki bundan sonra nelere dikkat etmeli, nasıl hareket edilmeli?

Öğrenci kardeşlerimin işlerini kolaylaştıracak bir iki kelam edelim.

Her şeyden önce, üniversite eğitimiyle ilgili bazı hususları netleştirmek gerek. Üniversite size mezun olduğunuzda çalışmayı düşündüğünüz mesleğin öğretildiği bir yer değildir. Üniversite sizi iyi bir çalışan yapmaz. Üniversite sizi iyi bir insan da yapmaz. Bunların hepsi için sizin ayrıca çaba harcamanız gerekecek. 

Üniversite size “metod” öğretecek. Yani bölümünüzün kapsamına göre size belli başlı bilgileri verecek, çeşitli sorunları ve bu sorunların nasıl çözülebileceğini anlatacak... Mesleğe başladığınızda üniversitede öğrendiğiniz bilgilerden daha çok, üniversitede edindiğiniz sorun çözme becerisine ihtiyaç duyacaksınız...

“Üniversiteye kapağı at, gerisi kolay” diyen birileri olmuştur size... Ne büyük yalandır... Üniversitede bir bölümü okumak, o bölümü kazanmaktan her zaman daha zordur.

İşinizi kolaylaştıracak bazı yöntemler yok değil tabii... Şu üç hususa dikkat eden öğrenci, iddia ediyorum, 4 üzerinden en az 3 ortalamayla mezun olur:

1- Dersi iyi dinleyin, iyi not tutun... Konuları, sınavda soruyu soracak olan hocadan öğrenmek en kolayıdır... Bu yüzden bütün derslere muhakkak girin... Dersler genellikle bilgilerin birbirini desteklediği bir örgü dahilinde işlenir. Arada bir şeyi kaçırırsanız, sonrasındaki konuları anlamakta zorlanırsınız. Bu yüzden, ne kadar basit olursa olsun, anlamadığınız bir şey olursa hocanıza anlamadığınızı söyleyin. Bu arada, üniversite hocaları sınavda soracakları bazı konuları derslerde ağızlarından kaçırırlar ve derse giren arkadaşlarınız bunları sizinle paylaşmayabilir, bu yüzden de derslere devam etmeye özen göstermeniz şiddetle tavsiye olunur.

2- Eğer derste tuttuğunuz notları daha sonra temize geçerseniz, hem konuyu daha iyi kavrarsınız, hem de sınav dönemlerinde çok rahat edersiniz...

3- Hocalar sınav kağıdınızı okurken adınızı gördüğünde yüzünüzü hatırlasın... Tabii haylazlığınızla değil; merakınızla, derse katılımınızla hatırlasın...

Gelelim tercih meselesine...

Herkesin hayalinde tıp, bilgisayar mühendisliği, siyasal, hukuk olacak diye bir kaide yok... Kendinize yakın hissettiğiniz bölüm ne ise, okurken ve mezun olduğunuzda sizi neyin mutlu edeceğini, neyi iyi yapacağınızı düşünüyorsanız onu tercih edin. İyi bir işletme mezunu, sıradan bir hukuk mezunundan fazla kazanabilir, daha rahat yaşayabilir. Yeter ki mesleğini sevsin ve işin gereklerini karşılayacak donanımı edinsin.

İlk tercihiniz, ailenizin yanında okumak olsun. Farklı bir ilde ya da farklı bir evde veya yurtta kalmak, hem derslere ayıracağınız zamandan çalar, hem de maddi olarak sizi ve ailenizi zorlar...

Hedefleriniz olsun, kendi kararlarınızı alın ama büyüklerinizin tavsiyelerine de kulak verin. İçinde bulunduğunuz durumu tam olarak anlayamıyor olabilirler ama sizde olmayan bir şeye sahipler; tecrübeye...

Üniversite seçerken sadece eğitimi değil, üniversitenin sağladığı diğer imkanları da göz önünde bulundurun. Katılacağınız sosyal etkinlikler, sorumluluk projeleri ve kapsamlı bir kütüphaneden yararlanmak gibi küçük görünen şeyler bile mezun olduğunuzda size büyük kolaylıklar sağlayacaktır.

Tekrar yazmakta fayda var: İstemediğiniz bir bölüme ya da üniversiteye gidecekseniz, hiç gitmeyin daha iyi...

Yazıyı, Necm Suresi’nin 38 ila 42. ayetlerinin mealiyle bitirelim: “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir. Şüphesiz en son varış Rabbinedir. Şüphesiz O güldürür ve ağlatır.”