Dünyayı boşver,senin kafa kaç köşeli?

10 Eylül 2017 Pazar

Adamların işi gücü de yok, sosyal medyada veya medyada azıcık isimleri duyulsun diye ortaya atmayacakları saçmalık da yok... Tartıştıkları şeye bak... Dünya düz olabilir miymiş... Olur, niye olmasın? Hatta çanak şeklinde olabilir... İsterseniz kutu gibi de olur, sekiz köşeli... Hepsi olur da, neden piramit şeklinde olmasın? Ya da silindir şeklinde?

Seçme şansım varsa, ben işler iyice karışsın isterim, torus olsun, simit şeklinde hani... Hem küre gibi devamlılığı da sağlar?

Meseleyi somut verilerden koparıp tahayyüle vurursanız, her şey mümkündür...

Eskiden bir huyu vardı bu sosyal medya manyaklarının, matbu harfle yazılmış her şeyi doğru kabul ederlerdi... Sonra, Vikipedi’de okudukları her şeyi doğru kabul etmeye başladılar... Bunlardan yavaş yavaş vazgeçtiler de, hâlâ inatla devam ettikleri bazı huyları yok değil... Biri, altına yabancı bir haber ajansının adı konulan her saçmalığı muteber kabul etmek, ikincisi de adı azıcık bilimle ilgili gibi görünen her oluşumu hakikaten bilimsel çalışma yapıyor zannetmek...

Tartışmanın merkezinde de, bilimsel olduğu zannedilen “Düz Dünya Topluluğu” diye bir oluşum var. İngiliz bir beyefendi kurmuş bu topluluğu, yarım asır önce... Bu arkadaşlar ara ara kafa çıkarıp saçma sapan iddialar ortaya atıyorlar... Aslında dünya düzmüş de, devletler çeşitli sebeplerle bu gerçeği gizliyormuş... 

Böyle garip oluşumlar sürekli vardır, bazen birileri “Bak bak, saçmalığa bak” diye hatırlatır, bir bakarsınız o saçmalıkları başka birileri mantıklı bulup gündeme taşımaya başlar... Yahu, dünyanın “Reptillian” denilen, aslen sürüngene benzeyen ama kılık değiştirmiş uzaylı ırkı tarafından yönetildiğini iddia eden adamlar var, bunlara mı şaşıracağız?

Saçmalamak bir haktır da, gidin bu hakkı evinizde ya da arkadaş çevrenizde kullanın, çoluğun çocuğun zihnini kirletmeyin...

Bu zırvaları ortaya atanlar yüzünden belli kesimlerin hemen bütün bir camiayı tahkir yoluna gitmesi, beklenmeyen bir şey değil... Adamın işi o zaten... 

İyi de birader, sen niye aklının ermediği işlere karışıyorsun? Var mı bu konuda okumuşluğun, ihtisasın? Biri sana itiraz ettiğinde, onunla oturup tartışacak kadar biliyor musun konuyu? Yoksa, sırf “Bu okunur herhalde, iki kişi beğense kârdır” mı bütün derdin? Veya daha kötüsü, provokatör kadrosunda mısın?

Böyle gereksiz tartışmaların nelere yol açacağını, İmam Gazali, güneş ve ay tutulmasıyla ilgili hesaplamalardan hareketle bakın nasıl anlatıyor:

“Biz bu san’atın iptaline de girişmeyeceğiz, çünkü maksadımızla ilgisi yoktur. Bu konuları iptal etmek için tartışmaya girmenin dinî (vecîbe olduğunu) zanneden kimse, dîne karşı suç işlemiş ve dinin durumunu zayıflatmış olur. Zira bu hususlar hesâbî ve geometrik burhanlara dayanmaktadır ve o konuda şüphe yoktur. Bu konulara muttali olup delillerini araştıranlar, ayın ve güneş tutulmasının vakitlerini, miktarlarını ve (tutulmanın gidip) aydınlanıncaya değin ne kadar kalacağını haber veren kimseye, ‘Bu, şeriata aykırıdır’ denirse, o kimse bu konuda şüpheye düşmez, aksine şeriat konusunda şüpheye düşer. Şeriata, (şeriat) yolunun dışında yardım etmek isteyen kimsenin zararı; şeriata (şeriat yoluyla) darbe vurmak isteyen kişinin zararından daha çoktur.”

İlkokul fen bilgisi kitabını okumamış adamın “Filozofların Tutarsızlıkları”nı okumasını beklemek de, benim saçmalama hakkımı kullanmam olsun...

 

  • TürkücüTürkücü2 ay önce
    Güzel bir yazı. İnternette okuduklarına güzel bir cevap. Kaynağına inmeyen, yarım yamalak okuyarak kendini birşey zannedenlere nefis bir cevap.