THY - Trabzon

“Ya tekrar dönerlerse” korkusu!

17 Temmuz 2017 Pazartesi

FETÖCÜ katiller, Beyaz Toros’lu failler, “camileri ahıra çeviren” tezek kafalılar, imanlı milleti zindanlarda çürütmeye çalışan satılmış zihniyetler “tekrar iktidara gelirse” diye korkup kenara sinenler hakkın ve halkın adamı değil, olsa olsa her devrin adamı olurlar!

Kaostan beslenen iç ve dış medyanın bugün hâlâ görece güçlü olmasının sebebi de bu ezik, sinik ve silik şahsiyetlerdir.

Milletin lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cesaretinin gölgesi dahi bunlara sirayet etse mevzu hallolacak ama maalesef münafıklık birilerine daha rahat geliyor!

“Tekrar dönerlerse ne olur?” diye sırf bunu dert edenler, diğer tüm meseleleri öteliyor! Çilesiz yüzlerden akan riyakâr kirler bu toplumu boğamayacak! Dönseler ne olur dönmeseler ne olur kardeş! Yıllarca bu milleti karanlığa itenlerin yeniden bunu yapmasına müsaade edeceksek buyursun dönsünler!

Ne olacak onlar dönünce? Dinimizi yaşadığımız için bizi asacaklar mı? Namaz kılıyoruz diye bizi vuracaklar mı? Başörtü takan bacımızın başındaki örtüye el uzatıp onu çekip alacaklar mı? Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i yasadışı ilan edip topraklara gömdürecekler mi? Minarelerde tekbir seslerini susturup, “Tanrı uludur” diye zırvalayacaklar mı? Kendi tanrıları önünde saygı duruşları yaptıracaklar mı?

Ve biz korkacağız öyle mi? “Ya tekrar dönerlerse” diye susup kenarda oturacağız öyle mi? Madem öyle; gezilen sokaklar, bakılan gökyüzü, alınan nefes, atılan kahkahalar, gören gözler, duyan kulaklar, konuşan diller yer ile yeksan olmaya mahkûmdur!

Zaten daha 15 sene evveline kadar meydan onlarındı. “Başörtüsüyle okumak isteyen Arabistan’a gitsin” diyorlardı. Milletin meclisine sırf inancı gereği taktığı başörtüyle geldi diye Merve Kavakçı Hanımefendi’ye “Bu kadına haddini bildirin” diyerek onu hunhar ve kalleş bir lincin ortasına atmışlardı. Elleri patlarcasına “dışarı” diye bağırıyorlar, okumak isteyen gencecik evlatlarımızı fakülte kapısından içeri adım bile attırmıyorlardı.

15 Temmuz’da “tekrar” döndüler de ne oldu? Neye layıksak öyle yönetiliyoruz, hepsi bu? “Erdoğan’ı yedirmeyiz” diyen milletin evlatları bu sözü tuttu ve yüce Allah bu sözün tutulmasını nasip eyledi! Mevzu korkmamak değil korkuya direnmek! Biz korkuya da silaha da hunhar ruhlu katillere de direneceğiz!

“AKİT OKUMAK, TÜRKİYE’Yİ 

OKUMAKTIR”

Bugün birilerinin “Ya dönerlerse” diye korkuyla titredikleri kişiler medya dünyasında özellikle Akit’i hedef seçmişlerdi. Hakkı haykırmasına rağmen “radikal, sert, aşırıcı” iftiraları atmışlardı. Akit’e “sert” diyen diyalogcular, milletin meydanlarında demir sertliğinde tankları yürüttü!

Dönseler ne olur? Akit Gazetesi’ni 400 özel harekât polisiyle mi basacaklar? Buyursunlar, yapmadıkları şey mi? O gün Akit Gazetesi direndi, hak ve hakikat için direndi. Medya Grup Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu gecenin en karanlık vakitlerinde bile “takım elbisesiyle” evinde oturuyordu. “Belki polisler gelip alırlar, hazır olayım” diye sırtını sadece Allah’a yaslayarak “tek başına” bekliyordu.

312 General Akit’e dava açtığında, Abdurrahman Dilipak’ın evi haraç-mezat satıldığında, Şevki Yılmaz gurbet ellerde vatan hasretiyle yandığında, Ali İhsan Karahasanoğlu her sabah gazete binasındaki masasında değil mahkeme kapılarında mesaiye başladığında, gazetenin duvarları kalaşnikofla tarandığında, merhum Hasan Karakaya ağabey her gün tehditler aldığında, gazete dağıtıcılarının bisikletlerine varana kadar fişlendiğinde, BÇG raporları bir cellat gibi Akit’in etrafında gezdiğinde, “binanızı tepenize yıkarız” dediklerinde “Ya bir gün dönerlerse” denilen kişiler zaten dönmemişler miydi?

Kim vardı Akit’in yanında! Darbeci generaller ve onların postal yalayıcıları mı? Hayır! Bir avuç inanmış insan ve bu insanlar için dua eden yüz binlerce gazete okuru!

Bugün Akit Gazetesi yine Türkiye medyasının yüz akıdır, 24 yıldır bu böyle! Türkiye’nin en sadık okur kitlesi Akit Gazetesi’ne aittir. Etrafında organik olarak bağı olduğu herhangi bir sermaye grubu, holding, parti, cemaat olmayan yegâne gazete Akit’tir! Faizli banka reklamı almayan, haberlerinde açık-saçık-müstehcen fotoğraflar kullanmayan gazetelerin en önde gelenidir.

Bugün yüz binlerce okuruyla Akit Gazetesi, seçkin izleyici kitlesiyle Akit Televizyonu, her haberi on binlerce “tık alan” internet sitesi ile Akit Medya Grubu sadece “habercilik” yapıyor.

24 yıl boyunca okuduğu gazetesi Akit’i evlatlarına tembihleyip; “Size vasiyetimdir, ben öldüğümde Akit’i almaya devam edin” diyen okuyucuların bulunduğu tek gazete olan Akit; şayet darbeciler tekrar dönerse dimdik ortada duracak ve imanlı milleti sonuna dek savunacaktır. Birileri satılır, birileri dağılır, birileri ortama karışır; ama Akit dün olduğu gibi bugün de Allah’ın izniyle dimdik ortada durur. Hepimiz dik durursak zaten kimse “dönmeye” cesaret edemez.

Zalimlere; “Sen zalimsin” diye haykıracak yüreklerimize “bu ortamda bile” korku salmaya çalışanlar, o korkularında kendilerinin boğulacağını bilsinler! Nokta! 

 

YORUM YAZ