THY - Orta Avrupa Mayıs 2018

Türkiye’nin Avrupa’da kaç askeri üssü var?

05 Şubat 2018 Pazartesi

Türkiye şayet Katar’a gidip askeri üs kurmasaydı şimdi Katar Emiri’nin sözde mahkeme salonlarında verdiği ifadeleri okuyor olabilirdik. İslam topraklarının bir parçası daha, kanlı ellerde kirlenebilirdi.

Devreye 300 Türkiye askeri girdi ve darbe önlendi. Binlerce asker değil, sadece 300 asker var şu anda ve darbecilere meydan okuyor, kimse de yanlarına Allah’ın izniyle yaklaşamıyor. Arkalarında koskoca bir millet ve milletin seçtiği irade var çünkü!

Dünyaya gerçek manada barışın gelebilmesi için Türkiye’nin özellikle Avrupa genelinde askeri varlığının bulunması ve Batı’nın bunu bir çağrı olarak ülkemize yapması gerekir.

Kabul ediyorum ki kısa vadede bu “şimdilik” mümkün gözükmüyor. 

Lakin 15 Temmuz’da tankların durdurulabileceği de pek mümkün gözükmüyordu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyanın en zalim ve haydut devletine karşı “one minute” diyebilmesi de “birileri tarafından” pek mümkün gözükmüyordu. 

Ortalık jet sesleriyle inlerken, tanklar neredeyse uçak pistlerine girmişken onun Atatürk Havalimanı’na inip halkının yanına gelmesi ve en ön safa geçmesi de pek mümkün gözükmüyordu.

Bir gün “Ortadoğu” diye adlandırdıkları topraklarımıza saldıkları teröristler dönüp dolaşıp Avrupa’daki “inlerine” girdiği vakit Türkiye’nin tecrübesi onlara lazım olacak. 

Türkiye’yi siz hâlâ zayıf, aciz, el pençe divan bir devlet mi sanıyorsunuz?

Kendinizi “gelişmekte olan ülke vatandaşı” mı zannediyorsunuz?

Şayet öyle vehimler içinde iseniz, iman dolu zannettiğiniz göğsünüz balya balya saman dolu da haberiniz yok! Kendinize uygun bir gönül bulun da samanlık seyran olsun bari!

Türkiye’nin bugün dünyada “12 askeri varlığı” var.

Bosna Hersek’te 250, Kosova’da 400, Arnavutluk’ta 100 Mehmetçik’imiz var!

Lübnan, KKTC, Suriye, Irak, Katar, Somali, Azerbaycan, Afganistan’da Mehmetçiklerimiz görev yapıyor. Sudan’ın Savakin Adası’nda çalışmalar sürüyor.

Türkiye dışında “50 binden fazla” askerimiz var. Bunların bir kısmı NATO-BM çerçevesinde görev yapsa da Türkiye’nin ve Mehmet’imizin olduğu yerler insanlığa güven veriyor.

İncirlik Üssü veya toprağımızın herhangi bir yerinde ABD askeri, Alman askeri vesaire istemiyoruz! Mütekabiliyet esasına göre biz de onların topraklarında aynı sayıda ve şartlar altında asker bulundurursak bunu tartışabiliriz.

Zalimlere ellerimizi açmak yerine, kendi benliklerimizle yine kendi ufkumuzu açmalıyız.

Simit ve su satarak kazandığı para ile kitap alan bir çocuk şimdi Türkiye’yi yöneten ve dünya mazlumlarının umudu olan bir lider olabiliyorsa, ülkemiz ve askerimiz neden dünya barışını tesis eden bir garantör olmasın?

“SAĞLIK BAKANLIĞI VE ÇALIŞMA BAKANLIĞI”

Türk Tabipler Birliği’ne(TTB) “bütün doktorları” mecbur eden yine yönetmeliklerdir. Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dilerse demokrasiye uygun bir şekilde bu yönetmelikleri değiştirebilir. Şu anki yönetmelik “tek yetkiyi” TTB’ye veriyor. Biz de öyle kendi kendimize kızıp duruyoruz. Meğer bunlara “tek yetki” olma gücünü “devlet” veriyormuş! Yapılması gereken iş ufak bir değişiklikle “tıpkı sendikalarda olduğu gibi” alternatif birliklerin kurulmasına müsaade etmektir. 

Geçenlerde Müsiad ve ATO Yönetim Kurulu Üyesi Doktor İhsan Şahin’le görüştük. Yönetmelik değişirse “Milli Hekimler Birliği”ni kurabileceklerini söylüyorlar. Eminim İhsan Bey gibi düşünen binlerce doktorumuz vardır. Böylece “milli” mevzularda TTB gibi gayr-i milli açıklamalar yapan kuruluşlar sanki arkalarında bütün doktorlar varmış gibi hareket edemezler. 

Sayın Bakanlarımız şayet bu yolu açabilirlerse mühendisler ve avukatlar da “tek tipçi dayatmadan” kurtulacaklardır. Üstelik bir doktorun gidip de TTB’den “çalışma izni” almasına ne gerek var? Onların doktorluğuna bu birlik mi karar veriyor? 

 

YORUM YAZ