Kıyafetine dokunulmaması için onu giymen lazım kardeş!

07 Ağustos 2017 Pazartesi

Türkiye’de ortalığı karıştırmak isteyenlerin yegâne adresi Park’lar!

Kılıçdaroğlu’nun 2019’un startını verdiği ve “adalet” kılıfı altında düzenlediği yürüyüş Ankara Güvenpark’tan başlamıştı.

Almanya’nın laboratuvarlarında üretilip, Batı’nın kanlı çanaklarında tezgâhlanan; kırmızı elbiseli kız, duran adam, piyanist adam gibi ritüellerin icra edildiği mekân Gezi Parkı’ydı.

Kıyafet olayı ise Maçka Parkı’ndan başladı.

Vatanını satmak için yoğun çaba harcayan onun bunun maşaları her küçük olayın üzerine “petrol” dökerek ülkeyi yangın yerine çevirmeye çalışıyor. Baktılar yangın çıkmıyor, ne kadar ahlaksızlık, haysiyetsizlik varsa üzerimize döküp gitmeye çalışıyorlar.

Kimsenin kıyafetine dokunulduğu yok; ama birileri “dokunulsun” istiyor. Bu sebeple genç kızlarımızı özgürlük adına daha çok soyuyorlar, üstlerindeki edep örtülerini ve yüzlerindeki hayâyı söküp almaya çalışıyorlar.

Avrupa’da bile bizdeki kadar açık-saçık gezilmiyor ve monşerler bunu çok iyi biliyor. Dertleri özgürlük, kıyafet, adalet falan değil; dertleri gençler üzerinden bir ahlaksız nesil peyda etmek!

Bizim toplumumuzun çok güzel bir dini var: İslam! Biz İslam’ın “barış dini” olduğunu kimseye anlatmak zorunda değiliz. Dinimizi yaşayalım yeter!

Genç kızlarımızı dün “başörtü” ile sınamaya ve ezmeye kalkanlar, bugün onları “kıyafet üzerinden sahte özgürlük” çukuruna atmaya çalışıyor.

Burada ailelere büyük iş düşüyor. Çocuklarımıza Kur’an-ı Kerim’i öğretelim, hem orijinalinden Arapça okumasını bilsinler hem de Türkçe anlamını öğretelim. Ne olursa olsun, her çocuk muhakkak özüne döner. Yeter ki ona bir “öz” verebilmiş olalım!

Genç kızlarımızın/kardeşlerimizin ellerine birer kâğıt parçası alıp, yarı çıplak vaziyette Parklar’da özgürlük nutukları çekmesi beni gerçekten çok üzüyor. Kullanıldıklarını gördükçe üzülüyorum. Özgürlüğün bu olmadığını onlara bir türlü anlatamadığımız için üzülüyorum.

Kıyafetin de bir adabı var. Bizim insanımız sokakta ne giyeceğini de bilir, düğüne giderken ne giyeceğini de bilir, bayramda ne giyeceğini de bilir. Kitlesel plancılar karışmasa toplum kendi otokontrolünü zaten yapıyor. 

“İBRAHİM EREN VE TRT’NİN 

ÖNCESİ SONRASI”

Yıllar önceki TRT’yi hatırlıyorum. O zamanlar “Calimero” diye bir çizgi film vardı. Daima “ezilen ve hor görülen” bir civcivdi Calimero! Çoluk çocuk oturur sonuna kadar izlerdik, zaten tek kanal vardı. Filmin sonu hep aynıydı. Calimero’nun hakkı gasp edilir, kendisi “Ama bu haksızlık” der ve başka bir şey yapmazdı. İşte ta o vakitler çocuk aklımıza “ezilin, ezildiğinizi bilin ama susun ve ses çıkarmayın” mantığı işlenmeye çalışılmış. Bizim de kafamıza Calimero gibi yumurta kabuklarını geçirdiler; fakat zulme başkaldıracağımızı tahmin edemediler.

Sonra kanallar çoğaldı. Voltranlar, Ninja Kaplumbağalar, He-Man’lar derken bir sürü çizgi film türedi. He-Man filminde göğsünde “haç” olan bir süper kahramanı seyrettik. Bu süper kahraman kılıcını havaya kaldırıyor ve “Gölgelerin gücü adına, güç bende artık” diyerek mükemmel bir adama dönüşüyordu. Yani Allah’ın adıyla değil “gölgelerin adıyla” savaşıyordu. Kimdi bu gölgeler, bizi gölgelerin kulu yapmaya çalışanlar kimlerdi?

Sonra “Bu düzen değişecek” diyen bazı adamlar çıkageldiler. “Milli ve yerli” olmaktan bahsediyorlardı. “Mesele Türkiye’nin şeftali yerine motor üretmesiydi” diyorlardı. Allah onlardan razı olsun ve onlar He-Man’in peşimize taktığı gölgeleri de Calimero’nun kafasındaki yumurta kabuğunu da bir sis gibi etrafımızı saran sessizlik zulmünü de paramparça ederek topraklarımıza aydınlık bir güneşi davet ettiler.

Ve işte şimdi TRT’nin başında İbrahim Eren gibi genç ve dinamik bir isim var. TRT’nin güzel programlarına düşen FETÖ gölgesi de bu vesileyle dağılmış oldu. Dünyanın en güzel dizileri bizim ülkemizde çekiliyor artık; Diriliş Ertuğrul, Payitaht Abdülhamit gibi mesela! Ve “Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma” başlığı altında dünyanın en güzel yarışma programı bizim ülkemizde yapıldı. Nerden nereye!

İbrahim Eren’le beraber TRT’nin daha çok yükseleceği şimdiden anlaşılıyor. Kendisine başarılar temenni ediyoruz. Ailemizle, çocuklarımızla, akrabalarımızla, dostlarımızla gönül huzuru içinde izleyebileceğimiz bir ekran ortaya çıkaran herkesten Allah razı olsun. 

 

  • Akıncı Akıncı 3 ay önce
    Esselamü Aleyküm Haci Bey. Amin. Cenabı Allah zat-ı alenizden razı ola inşallah.
  • ..........3 ay önce
    Milletin çıplaklığında namus Ve edep arayanlar gerçekten edepli mi acaba.....
  • TMTM3 ay önce
    Herkes Kendine Çekidüzen Vermeli. Ülkesini seven milletini seven, Kendini Chp li olarak tanımlayan kişiler CHP ye çekidüzen vermeli, pkk söylemlerini bırakmalı. insanlara dinci minci yobaz vs dememeli. islamiyeti tanımalı araştırmalı. . . ülkesini seven milletini seven Ak Partililer, Ak partiye çekidüzen vermeli. halk a daha yakın olmalı. sadece müteahhit işleri ile toplum daha iyi olmaz. her konuyu Medeni düzeyde konuşalım, iletişim yoğun olmalı. Modernlik derken, Sömürgeci AKIL ın Esiri Olunuyor. feysbuk esiri, illa çıplak olacam beden benim değil mi istediğim gibi kullanırım esiri. Mistik oyunlar, mistik kitaplar, mistik eşyalar, Egocu filimler esiri. para esiri. Daha İnsan Olalım Çok Şey Düzelir. Feysbuk Çıplaklık Mistik Dahaçokpara AşırıBedenselÖzgürlük İNSANLARI , insan seviyesinden aşağı doğru çeker. Çok şükürki boşluğa düşmeden ne yapmamız gerektiğini söyleyen İSLAM var. şıh şeyh imam baba dede pir den bahsetmiyoruz. insan hata yapar.
  • MiLLETMiLLET3 ay önce
    PALAMUT NEDEN AK PARTİ SENİ OYALDİ ŞUNU AÇK ACİK YAZSANAAKPARTİ OKADARUGRAŞACAK İŞİ VARKİ DÜNYA DEVLETLERİ BİRAKMİYORKİ İÇERDEKİ İŞLERLE UGRAŞSİNLAR
  • HayretHayret3 ay önce
    Kötülük kaynağı parkları yapılaşmaya açıp toplu konut AVM yapalım. CHP de görsün gününü.
  • SehrazatSehrazat3 ay önce
    Hocam hepsi iyiydi de şu kuran okuma yarismasini guzellemeniz olmadı ...
  • AliAli3 ay önce
    Sonuç:dün de bugün de tv vazgeçilmez.evet TRT şarkı yarışmasına el attı çok mühim.yazar bey hayat sizin dediğiniz gibi olsa.evet sizi yarın TRT de bir programda görürsek vu yazının sebebini anlamış oluruz (aynı uçağa bindim diyenler gibi)Ayrıca 28 Şubat anacına ulaştı içi boş tesettürlü dindar nesil???!!!
  • Meliha GülgünMeliha Gülgün3 ay önce
    Ufuk açıcı bir köşe yazısı olmuş, kaleminize sağlık
  • GökceGökce3 ay önce
    Sen olsan olsan şeytanın kılıcı olursun adam doğru bir tespit yapmış
  • şükrü onukşükrü onuk3 ay önce
    Kültürel yozlaşma, değerlerimiz, bilinçli bir şekilde küçümsenerek ve küçümsetilerek başlatıldı. 90 lı yıllara kadar devlet politikasıydı. Bu yıllardan sonra periyodik olarak milli değerler ancak alternatif olarak ,çeşni kabilinden verilmeye çalışıldı. Borçlu bir ülkenin milli politikasını oluşturması ve kültürel değerlerin benimsetilmesi , korunmasıçok zor. 2000 li yıllardan sonra ancak belli bir ekonomik büyüklüğe ve şeffaf yönetimlerle uygulanmaya başlandığında bütün dünyanın bakışları bize yöneldi. halen yapılmaya çalışılan her türlü oyun eskiye döndürme çabası, bu tür çabalar doğru yolda olduğumuzun en bariz göstergesi.
Daha fazla yorum göster (1/10)