Akit’in Barzani’yle ilgili iki farklı manşeti!

09 Ekim 2017 Pazartesi

“Düne kadar Barzani sizin için iyi adamdı, makbuldü; şimdi neden kötü oldu” diyenler var. Aynı şekilde Akit Gazetesi’nin farklı yıllardaki iki manşetini yan yana koyarak algı yönetimi yapanlar var.

Akit 2013’te Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Barzani ile fotoğrafını koyup sözlerini de manşete taşıyarak “Mahşere kadar kardeşiz” başlığını atmıştı.

Manşetin hemen yanında ise “Türk’ü Kürt’ten, Kürt’ü Türk’ten ayıramazlar” yazıyordu.

Geçtiğimiz ay ise Akit, kardeşimiz Muhammet Kutlu’nun haberini manşete taşıyarak “Barzani İsrail’in kucağında” başlığını atmıştı.

Her iki manşet de dibine kadar doğru!

Bizim niyetimiz “mahşere kadar” kardeşlik; ama kardeş bildiklerimiz birilerinin “Büyük İsrail” macerasına eşlik ediyorsa yine de onları sevelim mi? “Kardeş” dediklerimiz sırtımıza hançeri doğrultmuşsa “Buyur bizi öldür” mü diyelim yoksa önlem mi alalım?

Ey patronlarının kucağından inmeyen hergele kılıklı kalemşörler!

Ey algı yönetimi yaptığını zannederek Türkiye düşmanlığını iliklerine kadar zerk edenler!

Değişen Türkiye mi Barzani mi? Değişen Akit Gazetesi mi yoksa İsrail’in kucağına oturanlar mı? Dün Türkiye’den yana olanlar, bugün İsrail’le kol kola geziyorsa biz bunu desteklemek zorunda mıyız?

Yani ülkemiz hep bir mecburi istikametin peşinden gitmek zorunda mı? Dünya ve siyaset değişirken, üstelik bu dünyada “herkesin bir düşmanı” varken, biz ülke olarak karşımızdakilere hep “aynı” stratejilerle yaklaşmak zorunda mıyız?

Abdullah Öcalan Türkiye’de öğrenim gören bir öğrenciydi, ülkemizin vatandaşıydı. Ne yaptı? Kendi halkına kurşun sıktı. Şimdi onu yine vatandaş kabul edip sevelim mi yoksa düşman görüp önlem alalım mı? Türkiye vatandaşı Abdullah, teröristbaşı APO oldu.

Beşar Esad’la ilişkilerimiz iyi giderken kendisi halkına zulmetmeyi seçti. Milyonlarca insan hunharca katledilirken Esad’a yine “kardeş” mi diyelim?

Asrın en kalleş terör örgütü FETÖ’nün başı Fetullah Gülen “Ecevit’e şefaat” edebileceğini söylemiş, darbe dönemlerinde okullarını “seve seve” darbecilerin kontrolüne bırakarak güya “fedakârlık” etmişti. Sonra kendisi bizzat darbe yapmaya kalktı. Fetullah ismi FETÖ oldu!

Dönemin Başbakanı Erdoğan, Fetullah Gülen’e seslenerek; “Ülkene dön, hizmetlerini Türkiye’de yaşayarak devam ettir” demişti.

Aslında bu Fetullah Gülen’e verilen son şanstı! Erdoğan esasında “Ey Fetullah Gülen, Amerika’nın ve İsrail’in kucağından in, onlara hizmet etme, ülkene hizmet et! Ülkenden yana olursan seninle kardeş oluruz, yok Amerika ile oynaşmaya devam edersen artık hasmımız olursun” diyordu. Fetullah Gülen Amerika ve İsrail’i seçti! Türkiye’ye dönseydi ve gerçekten ülkesine hizmet etseydi FETÖ diye bir şey olmazdı. Hiç kimse “İşte o TIR’lar” diye haber yapıp Türkiye’yi satmış olmazdı. PKK’ya sızan MİT görevlisi vatan evlatlarının listeleri PKK elebaşlarına verilmez ve o evlatlarımız şehit olmazdı. FETÖ ve Barzani aynı oyunun parçaları halindeler. Türkiye’nin dostu olmayı “bırakma” tercihini onlar kullandı. FETÖ’nün şansı kalmadı ama Barzani’nin şansı az da olsa devam ediyor.

Hiç kimse manşetler üstünden Akit’i, yerli ve milli medyayı, Türkiye’yi, Erdoğan’ı vurmaya kalkmasın. Millet, kimlerin “manşetler” üzerinden ülkeyi kalıplara hapsetmek istediğini gayet iyi biliyor.

“Dost” diye yanında gezenler gün gelir de kolunu kesmeye kalkarsa onlara yine “dostum” demezsin değil mi? Sen bile o kimseleri düşman bilirken, koskoca Türkiye de herhalde kimi dost kimi düşman bileceğini seçecektir.

“ÇANKAYA HAYALLERİ”

Tüm hengâme görüntüsünün içinde Türkiye ilerlemeye devam ediyor. ABD dönüşü Erdoğan çok yoğun programla MGK ve Bakanlar Kurulu’nu tamamlamıştı. Geçen hafta İran ziyareti yapıldı. 

Bugünden çarşamba gününe kadar ise Ukrayna ve Sırbistan ziyaretlerine devam edecek. Biz de kendilerine eşlik ediyoruz. Normal bir lider bu hıza dayanamaz, Allah’ın bir lütfu elbette var.

Şaşırdığım konu Erdoğan’ın hızı ve metaneti değil de bizdeki ana muhalefetin yan gelip yatmakta bulduğu üstün kudret! Kendileri hâlâ Çankaya ve eski Türkiye hayalleri kuruyor. Üstelik 2019’da iktidarı nasıl ele geçiririz diye plan yapıyorlar. Bu planlara dikkat etmek gerekir ama keşke planları “kendi öz benlikleri” ile yapsalardı, en azından içinde bir miktar “millet menfaati” olurdu. Onlar esasında plan yapmıyor, dışarıda yapılmış planlar ellerine veriliyor. Geriye de onlara “oynamak, rol yapmak” kalıyor. Ondan sonra yürü Ankara’dan İstanbul’a!

 

  • KeleşKeleş1 ay önce
    Reisin dediği gibi ( ülke yonetiyoruz ülke). Eleştirenler daha hiç yonetemedigi için buna vakıf değiller. Bilemezler...