Kuralı değiştirmekle iş çözülmez. Bu da böyle biline...

18 Kasım 2017 Cumartesi

Son dönemde futboldaki ‘yabancı kuralı’ kamuoyunu oldukça meşgul etmeye başladı. Hatta devletin en tepesindeki isim Sayın Cumhurbaşkanımız dahi birkaç kez bu konuda görüş beyan etti. Yazılarımı takip edenler bilir muhakkak, bu konudaki tartışmaların henüz kıvılcım olduğu dönemde de yabancı kontenjanı kuralına değinmiştim. Bugün ise bakıyoruz o küçücük kıvılcım, kor bir ateşe dönüşmüş. Durum böyle olunca, konunun dışında kalmak da neredeyse imkansız gibi.

Önce tartışmaların nasıl ve ne amaçla başlatıldığından söz etmekte fayda görüyorum. Çünkü bu gerçeği bilmeden, tartışmalar ekseninde çıkacak sonucun yanlışlar üzerine kurgulanmış bir karar olacağını düşünüyorum.

Henüz sezon başıydı. Takımlar kadrolarına yeni futbolcular takviye ediyordu. Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe olmak üzere birçok Süper Lig takımı, transferde rotayı yurt dışına çevirmişti. Bunun neticesinde, kadrolarında 14 yabancı futbolcu bulundurma hakkı bulunan takımlar, yıldız oyuncu profilindeki birçok yabancı oyuncuyu kadrolarına kattı. Yurtiçi piyasada ise adı transfer ile anılan yerli oyuncu neredeyse yok gibi bir şeydi.

Buraya kadar her şey normal. Hatta tartışmaların ‘T’si bile gündemde değil.

Fitili nasıl ateşlendi peki? Bu sürece de kısaca değinelim.

A Milli Takım’da Fatih Terim ile yollar ayrılmış ve yerine gerek Türkiye’de, gerekse Ukrayna’da yakaladığı başarılar ile herkesin takdirini kazanmış Rumen teknik adam Mircea Lucescu getirilmişti. Lucescu’nun önünde de A Milli Takım’ın 4 tane kritik Dünya Kupası maçı vardı. Rumen teknik adam bu müsabakalardan başarılı çıkamayınca başarısızlığa kendince bahane aramaya başladı. Düşünmeye başladı paçayı nasıl kurtarabilirim diye?

‘Ne yapayım ne edeyim’ derken Lucescu, ‘yabancı kuralı’ bahanesini sürdü piyasaya.

Neymiş efendim?

Türkiye’de yabancı futbolcu kontenjanı fazlaymış.

Neymiş?

Yabancı kuralı nedeniyle başarısız olmuş’muş!

Peki adama sormazlar mı ey Lucescu efendi!

Sen gelmeden önce, Türkiye’de uygulanan yabancı kuralını bilmiyor muydun?

Bu kuralın başarısızlığa sebebiyet vereceğini düşünüyorsan, neden teklifi kabul ettin?

Hadi bakalım cevap ver Lucescu efendi! Görelim bakalım, paçanı mı kurtarmaya çalışıyorsun, yoksa Türk futbolunu mu kurtarmaya çalışıyorsun!

***

Lucescu’nun körüklediği ‘yabancı kuralı’ tartışması, bugün öyle bir noktaya getirilmiş durumda ki her an kural değişebilir. Federasyon yeşil ışığı yavaş yavaş yakmaya başladı bile.

Ne diyorlar buna gerekçe olarak?

Mevcut yabancı kuralı Türk futboluna veya futbolcusuna zarar veriyormuş...

Yabancı futbolcular, yerli oyuncuların sahaya çıkmasının önünde bir engel olarak duruyormuş...

Daha önce de söyledim ve bugün de aynı şeyleri tekrar etmek zorunda kalacağım.

Bu gerekçelerin hiçbir doğruluk payı yok.

Bir teknik direktör, sahaya çıkacak kadroyu belirlerken, futbolculara formayı ‘yabancı’ veya ‘yerli’ diye mi dağıtır?

Bir teknik direktör, kaliteli veya formda yerli bir oyuncuyu, kalitesiz veya formsuz bir yabancı oyuncuya tercih eder mi? Ya da bir başka deyişle bir teknik direktör bile bile kendi topuğuna sıkar mı?

Sanırım bu sorulara herkesin vereceği cevap ‘hayır’

Yani demek oluyor ki yabancı ve yerli oyuncular arasındaki şartlar eşitmiş. Kimse kimsenin önünde engel değilmiş, Kim iyiyse o oynuyormuş. İşte durum bu kadar net.

Burada ülke futbolunu yönetenlere düşen görev, yabancı kuralına sınırlama getirmek değil, kaliteli ve yerli oyuncular yetiştirme üzerine kurulu bir sistemi bu ülkeye kazandırarak, yabancı futbolculara karşı ‘rekabet edebilecek’ oyuncular yetiştirmektir.

Kuralı değiştirmekle iş çözülmez. Bu da böyle biline...

YORUM YAZ