Kim şampiyon olur?

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Evet değerli futbolseverler; Süper Lig’de yeni sezon, oynanan 1. hafta maçlarıyla başladı. Tek temennim saha dışı olaylarının yaşanmadığı ve sadece sahada oynanan futbolun konuşulduğu bir sezon geçirmemiz.

Öncelikle söylemeyim ki yeni futbol sezonu büyük çekişmeye sahne olacak gibi görünüyor. Bundaki en temel etken büyük takımların kadrolarını yıldız isimlerle takviye etmesidir.

Son 2 yılın şampiyonu Beşiktaş’tan başlamak istiyorum.

İskelet kadrosunu büyük ölçüde koruyan, siyah beyazlılar, yaptığı nokta atışı transferler ile yeni sezona da kağıt üzerinde şampiyonluğun en büyük adayı olarak başladı. Tabi bu demek değildir sezon sonu Beşiktaş şampiyon olacak.

Antalyaspor karşısına seyircisiz çıkmak zorunda kalan Beşiktaş’ın iyi futbol oynamasa da sahadan 3 puanla ayrılması güzel bir başlangıç diyebiliriz. Ancak karakartalın, müsabakada vasat üstü oyun sergilemesinde maçım seyircisiz olmasının payı da çok büyük.

Seyircisiz maçtan laf açılmışken burada ‘seyirci’ konusuna değinmeden geçmek istemiyorum.  

Sahaların kapanmasına ve maçların seyircisiz oynanmasına sebep olan bütün taraftarların kendilerine şu soruları sorması gerekiyor.

Ben neden kendimi cezalandırıyorum?

Ben neden takımımı cezalandırıyorum?

Emin olun, eğer ki bu kişiler kendilerine bu soruları sorar ve sorulara cevap aramaya çalışırlarsa, bir daha böyle çirkin olaylara sebep olmamaları gerektiğini anlarlar.

***

Yeni sezona galibiyetle başlayan Medipol Başakşehir’e gelince, aslında onlar hakkında merak ettiğim bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Başakşehir, 3 büyük takım gibi her sene şampiyonluğa oynayacak bir geleneğe kavuşabilir mi?

Yoksa akıbeti şampiyon olduktan sonra düşüşe geçen Bursaspor gibi mi olur?

Bu sorunun cevabını sezon içerisinde alacağız ancak, İstanbul ekibinin kadro kalitesi şampiyonluk için oldukça müsait.

***

Sezonun en coşkulu başlangıcını, kadrosunun büyük bölümünü yenilemesinden dolayı en dezavantajlı takımı diyebileceğimiz Galatasaray yaptı. UEFA Avrupa Ligi’nde oynanan Östersund maçlarında taraftarını büyük hayal kırıklığına uğratan sarı kırmızılılar, Kayserispor karşınsa bambaşka bir kimlikle sahaya çıktı. Galatasaray taraftarı sanırım uzun zamandır topu ayağına aldığında dikine oynayan, topu kaptırdığında ise rakibe adeta nefes aldırmayan bu kadar etkili bir takım seyretmemişti.

Evet, şimdi Galatasaray hakkında merak edilen soru şu:

Galatasaray bu etkili oyununu sezonun büyük bölümünde sürdürebilecek mi?

Eğer sürdürebilirlerse, Beşiktaş ile şampiyonluk şansını büyük ölçüde eşitler.

***

Teknik direktör değişikliği ile lige şampiyonluk parolasıyla başlayan Fenerbahçe, Göztepe karşısında vasat bir oyun sergiledi. Yeni sezon öncesi Kjaer, Sow ve Lens gibi etkili oyuncularını kaybeden sarı lacivertiler, Valbuena dışındaki yeni transferlerinden henüz verim alabilmiş değil. Yeni transferlerden Soldado, Giuliano, Dirar ve Mehmet Ekici’nin sezon içinde göstereceği performans, Fenerbahçe’nin lige tutunabilmesi ve şampiyonluk yarışına dahil olabilmesi adına büyük önem taşıyor.

Takıma direkt monte olabilecek kaliteli bir stoper ve sol bek transferi de Fenerbahçe için olmazsa olmaz görünüyor. Her maçta gol yemeye müsait olan bu defans bloğu ile yola devam edilirse, şampiyonluk şansı tamamen Fenerbahçe’nin golcülerine kalacak.

Bu da ne demek?

Fenerbahçe her maç, yediğinden fazlasını atmak zorunda...

***

Son olarak gelelim Trabzonspor’a...

Kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla bu sene şampiyonluk hayali kuran Trabzonspor, Atiker Konyaspor karşısında etkili bir başlangıç yaptı. Burak Yılmaz’ın 2 gollü dönüşü Trabzon taraftarını adeta büyüledi diyebiliriz.

Bu sezon Trabzonspor’un en büyük kozu, geçen sezonun sonlarına doğru açılışı yapılan yeni stat olacak gibi. Konyaspor maçında da gördük ki yeni statta, taraftarların oluşturduğu müthiş ambians, takımı adeta ileri itiyor. Bu nedenle bordo mavililerin şampiyonluk şansı deplasmanlarda göstereceği performanstan geçiyor.

  • İhsan Hocaİhsan Hoca3 ay önce
    Şubat 2017’de Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiğim aşağıdaki yazıyı dikkate alarak binlerce mağdur Yardımcı Doçente yardımcı olmanızı istirham eder, saygılar sunarım. A-)7 Şubat 2017’de Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiğim bir yazıyı sizlere sunmak istiyorum: “…Sayın Cumhurbaşkanım; Size, ‘Yardımcı Doçent’ Kadrosunda çalışan binlerce Öğretim Üyesi adına bir mağduriyetimizi arz etmek istiyorum: Emsallerimizin, ölünceye kadar atama işleminin dışında kullanmadıkları, bir ömürde bir defa, bir biçimde, Yabancı Dil Sınavı’ndan aldıkları 65 Puanını gösteren belgeyi alamadığımız için, yıllardır bulunmamız gereken Profesörlük kadrosuna bir türlü geçemedik. Emsallerimizin makaleleri varsa, bizim de var; emsallerimizin kitapları varsa bizim de var; emsallerimizin ‘Bilim Doktoru’ diploması varsa, bizim de var; emsallerimizin 20-30 yıllık üniversite hocalığı hizmeti varsa, bizim de var; ama emsallerimiz Profesör, biz Yardımcı Doçent kadrosundayız ve binlerce Yardımcı Doçent olarak 50 yaşımızı geride bırakmış olarak emekli olmak üzereyiz. Binlerce Yardımcı Doçentin anılan mağduriyetini, sizlerin yardımına ve takdirlerine saygıyla arz ediyorum. 07.02.2017…”B-)Yardımcı Doçentlik Kadrosunun Kaldırılması İle İlgili Öneriler: Yardımcı Doçentlik kadrosunda 5 yıl çalışmış olanlar Doçent yapılmalıdır. Yardımcı Doçentlik kadrosunda 5 yıl çalışmış olma süresi de dâhil en az 20 yıl öğretim elemanı olarak üniversitede çalışıp derse girmiş ve yaşı 50’yi geçmiş olan Yardımcı Doçentler de Profesör yapılmalıdır.