Galatasaray'ı kimler bu duruma düşürdü?

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Galatasaray, bugün tarihindeki en çalkantılı günlerini yaşıyor.

Peki bu duruma nasıl gelindi? Öncelikle süreci sizlere kısa kısa aktarmak istiyorum.

Sarı kırmızılı takımdaki çöküş aslında bugün yaşanan başarısızlıktan ibaret değil. Kötüye gidişin başlangıç noktası Fatih Terim’in 2 sene üst üste yaşattığı şampiyonluklar sonrası dönemin başkanı Ünal Aysal ile Terim arasında patlak veren ‘eleman’ krizine dayanıyor.

Ünal Aysal’ın Terim’in görevine son vermesiyle başlayan hatalar zinciri ta ki bugünlere kadar devam ediyor.

Terim’in ayrılığı sonrası İtalyan ekolünden Mancini ve Prandelli ile çalışan ancak aynı dikişi tutturamayan Ünal Aysal, ani bir kararla kenara çekilirken, Aysal’ın Terim hakkında aldığı ‘ayrılık’ kararının ne kadar yanlış olduğu o günlerde ortaya çıkmıştı. Aysal, 2 sene boyunca yakaladığı başarı çizgisinin üstünü adeta tek bir hamleyle çizmişti.

Aysal sonrası başkanlık koltuğuna geçici olarak oturan Duygun Yarsuvat, o dönem çok tartışılmasına rağmen teknik direktör Hamza Hamzaoğlu’nu göreve getirerek takımı yeniden kendine getirdi. Hamzaoğlu yönetimindeki Galatasaray büyük çekişmeye sahne olan sezonda şampiyonluk ipini göğüslerken başkanlık koltuğuna da bugünün ‘tartışılan başkanı’ Dursun Özbek çoktan oturmuştu bile.

Galatasaray camiası, 1 yıl aradan sonra gelen şampiyonluk ile birlikte heyecanını yeniden kazanmaya başlamıştı ki; Dursun Özbek, şampiyon takımın hocasını futbol kamuoyunun bile anlam veremediği “Umut Bulut’un sözleşme olayı” gerekçesi ile gönderdi.

O günden sonrası ise tam bir felaket!

Hamza Hamzaoğlu gitti, Mustafa Denizli geldi; Mustafa Denizli gitti, Riekerink geldi; Riekerink gitti, Igor Tudor geldi ama ceketini alıp kenara çekilmek her nedense Dursun Özbek’in aklına gelmedi.

Bugün Galatasaray, tek başarısı kısa bir süre Karabükspor’a iyi futbol oynatan Tudor ile tarihinin belki de en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Son oynanan Östersund maçları da bunun en somut örneği.

Galatasaray 100 yılı aşkın şanlı tarihinde çok maç kaybetti belki ama hiçbir maçta bu kadar aciz duruma düşmedi.

Peki Tudor ile ortaya çıkan bu tablo sürpriz miydi?

Cevabını da ben vereyim: Hayır asla değil!

Dursun Özbek’in ‘kötünün iyisi’ diyebileceğimiz Riekerink ile yollarını ayırarak Florya’yı Tudor gibi ‘deneyimsiz’ bir isme emanet etmesi tehlike çanlarının çalmasına yetmişti zaten.

Olayın gelinen noktadaki üzücü tarafı ise Dursun Özbek yönetiminin Tudor ile kol kola girerek sürdürdükleri transfer politikası üzerinden Galatasaray’ın bugününü değil yarınını da tehlikeye atıyor olmasıdır. Önce Podolski, Bruma Sabri ve Semih’in takımdan ayrılışı daha sonra da Sneijder’in adeta kovulurcasına kulüpten gönderilişi kadroyu paramparça etti. İskelet kadronun korunarak eksik yerlere takviye yapılmasının gerektiği yerde yapılan bu hamleler, sarı kırmızılı takımın kimyasını iyice bozdu.

Şimdi birileri diyecek ki; ‘Tamam bu oyuncular takımdan gönderildi ama yerlerine yeni transferler de yapılıyor”

Bende diyorum ki; ‘Evet doğru yapılıyor. Ama nasıl yapılıyor? Buna bakmak gerekmez mi?’

Sneijder gibi bir dünya markasını bedavaya göndererek yerine 8 milyon euro bonservis bedeli ile Sneijder’in yanından bile geçemeyecek olan Belhanda alınıyor.

Sporting Lizbon’dan transfer edildikten sonra her geçen gün üstüne koyarak futbolunu geliştiren Bruma, ilerleyen yıllarda yüksek rakamlara satılabilecekken, çok az bir kârla Alman kulübüne satılıyor.

Sahada takımı için varını yoğunu ortaya koyan ve yıllardır yerine gelen bütün sağbekleri yedek kulübesine gönderen Sabri Sarıoğlu gönderiliyor, yerine 4.5 milyon euro gibi ciddi sayılabilecek bonservis bedeli karşılığında futbolunun son dönemlerine gelmiş 31 yaşındaki Mariano alınıyor.

Aynı şekilde yine futbolunun son dönemlerine gelmiş 31 yaşındaki Gomis, 2.5 milyon euro bonservis ve 2.5 milyon euro imza parası olmak üzere 5 milyon euro karşılığında transfer ediliyor.

Geçen sezon Serdar Aziz, 4.5 milyon euro karşılığında transfer edilirken, ondan daha kaliteli Semih Kaya 2 milyon euro bedelle Sparta Prag’a gönderiliyor.

İşte tam da bu noktada Galatasaray’da ardı ardına alınan hatalı kararlar ve ortaya çıkan tablo, sarı kırmızılı taraftarları bir hayli düşündürüyor.

  • memomemo3 ay önce
    kim düşürecek mektepliyiz ,monşeriz diyen ağzı pipolu gömleği pabyonlu pantolonu lastikligodoşlar düşürdü...... galatasarayı hiçbir zaman halkın takımı yapmadılar kulübe parayı halk değil biz sağlıyoruz deyip kulübün satılmadık gayrimenkulünü bırakmadıkları gibi 800 milyar dolarda borçlandırdılar yakındatakımı çinli iş adamına diye bir yahudiye satmazlarsa ben neyim
  • Fatih EMLİKFatih EMLİK3 ay önce
    Fetö şükür olmasın?
  • M.N.M.N.3 ay önce
    Allah bu kumar sektörü uzantılarının hepsini daha beter etsin.Amin.
  • HakanHakan3 ay önce
    Semih serdar azizden daha kaliteliymis...Sizin futbol bilginize güldüm şimdi...
  • Turgay Elliyedi Turgay Elliyedi 3 ay önce
    Doğru söze nedenir. Ama bu tespitte çok doğru olarak belirtilen Ünal Aysal 'ın Galatasaray 'ayaptığı kötülüğün her platformda dile getirilmesini sağlarsanız yazınız daha fazla fayda sağlar. Saygılarımla