TFF’nin itibarı mı? Terim’in itibarı mı?

01 Ağustos 2017 Salı

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündemini Türkiye Futbol direktörü Fatih Terim’in istifası (!) ya da görevine son verilmesi damga vurmuştu ki, önceki gün bir açıklamayla gündem yeniden sarsıldı diyebilirim..

Evet Fatih Terim twitter üzerinden yaptığı açıklamayla TFF yönetimini deyim yerindeyse yerin dibine soktu..

Ne dedi; Fatih Hoca, “3,5 yıl görev yaptığım Türkiye Futbol Direktörlüğü görevinden istifa etmedim. Daha net yazayım, görevime TFF tarafından son verildi” ifadelerini kullandı. Fatih Terim, Çeşme’de bir mekanda yaşadığı olaydan sonra görevden ayrılmayı teklif ettiğini ancak bu teklifinin kabul edilmediğini belirterek, “Bir süre önce yaşanan olaydan hemen sonra, başkan Yıldırım Demirören’in ofisinde, Ali Dürüst’ün de bulunduğu konuşmada kendilerine eğer bu olay kuruma ve kişilere zarar veriyor ise görevi hemen bırakabileceğimi söyledim. Bunun üzerine Yıldırım Demirören bana sarılarak, “Hocam daha yapacak çok şeyimiz var” dedi ve böyle bir şeyin asla söz konusu olmadığını söyledi.”

Şimdi bu açıklamaya baktığımızda ben şahsen; Fatih Terim’in tamamen kendini aklayarak topu TFF yönetimine attığını görüyorum.. Ama ben sorumun cevabını aslında aramaya devam ediyorum.. 

Peki primler hariç 4 milyon 671 bin 472 euro (20 milyon TL)’luk tazminat ne olacak biri bana bunu açıklasın artık!

Evet Milli Takım’ın dünya şampiyonluğu yolundaki tüm maçlarını unuttuk, Arda Turan krizini, Euro 2016 Fransa Prim krizini hepsini unuttuk.. Eeee neyle ilgileniyoruz, Fatih Terim’in cebine girecek parayla...

Yahu arkadaşlar, Türk futbolunun geldiği nokta bu mu Allah aşkına?!

Ben bu yazımı yazarken bir gözümde TFF’den yeni bir açıklama gelecek mi diye bekliyordu doğrusu.. Ve beklenen açıklama dün akşam saatlerinde geldi... 

TFF yönetimi, 4 maçlık periyot için Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş ile görüşme gerçekleştirdi ve görüşmede Güneş’e 4 maçlık final maçları için teklif götürüldü. Beşiktaş ve Şenol Güneş ise bu teklifi reddetti... 

Tabii bu süreç zarfında, Türk futbolunun ekseni nereye doğru kayacak onu hep birlikte izleyeceğiz.. Ama kesinlikle bir konu var ki, artık Terim ve TFF ikilemi arasında Türk futbolunu bir an önce kurtarmak en doğru karar olsa gerek! Umarız bu zinciri de en kısa zamanda kırarak artık sadece futbol konuşuruz!

  • İhsan hocaİhsan hoca3 ay önce
    Şubat 2017’de Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiğim aşağıdaki yazıyı dikkate alarak binlerce mağdur Yardımcı Doçente yardımcı olmanızı istirham eder, saygılar sunarım. A-)7 Şubat 2017’de Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiğim bir yazıyı sizlere sunmak istiyorum: “…Sayın Cumhurbaşkanım; Size, ‘Yardımcı Doçent’ Kadrosunda çalışan binlerce Öğretim Üyesi adına bir mağduriyetimizi arz etmek istiyorum: Emsallerimizin, ölünceye kadar atama işleminin dışında kullanmadıkları, bir ömürde bir defa, bir biçimde, Yabancı Dil Sınavı’ndan aldıkları 65 Puanını gösteren belgeyi alamadığımız için, yıllardır bulunmamız gereken Profesörlük kadrosuna bir türlü geçemedik. Emsallerimizin makaleleri varsa, bizim de var; emsallerimizin kitapları varsa bizim de var; emsallerimizin ‘Bilim Doktoru’ diploması varsa, bizim de var; emsallerimizin 20-30 yıllık üniversite hocalığı hizmeti varsa, bizim de var; ama emsallerimiz Profesör, biz Yardımcı Doçent kadrosundayız ve binlerce Yardımcı Doçent olarak 50 yaşımızı geride bırakmış olarak emekli olmak üzereyiz. Binlerce Yardımcı Doçentin anılan mağduriyetini, sizlerin yardımına ve takdirlerine saygıyla arz ediyorum. 07.02.2017…”B-)Yardımcı Doçentlik Kadrosunun Kaldırılması İle İlgili Öneriler: Yardımcı Doçentlik kadrosunda 5 yıl çalışmış olanlar Doçent yapılmalıdır. Yardımcı Doçentlik kadrosunda 5 yıl çalışmış olma süresi de dâhil en az 20 yıl öğretim elemanı olarak üniversitede çalışıp derse girmiş ve yaşı 50’yi geçmiş olan Yardımcı Doçentler de Profesör yapılmalıdır.