Milliler için tamam mı devam mı?

29 Ağustos 2017 Salı

Lige verilen ara sonrası tüm gözlerimizi artık 2018 Dünya kupası eleme maçlarına çevirdik.. I Grubu’nda 2 Eylül’de Ukrayna ve 5 Eylül’de Eskişehir’de Hırvatistan’la oynayacağız..

Malumunuz çalkantılı bir Milli Takım dönemini geride bıraktıktan sonra Türk futbolunu iyi tanıyan Rumen teknik adam Mircea Lucescu’yu takımın başına getirdik..

Lucescu’nun zamanlaması kendisi için bir handikap olabilir ama Milli takımın ben açıkçası bu kısa zamanda bir anda ayağa kalkacağını düşünmüyorum.. Darbe üstüne darbe yiyen bir takımdan söz ediyoruz..

Futbolda saha dışı olayların ne denli gündemde olduğunu düşünürsek, Milli Takımımızın bu zorlu dönemeci nasıl geçeceğini hep birlikte izleyeceğiz...

Geçtiğimiz hafta açıklanan aday kadro sonucunda Lucescu üzerinde tartışmalar da haliyle ayyuka çıktı. 

Özellikle Arda Turan ve 36’lık Emre Belözoğlu’nun yeniden kadroya alınması ve yine takımlarında istenmeyen adam pozisyonda olan Galatasaraylı Selçuk İnan ve Fenerbahçeli Ozan Tufan da kadroda yer alıyor..

Kaleci tercihinde ise enteresan olan sadece Trabzonlu Onur’un tercih edilmemesi ve yerine Malaga’da forma giyen Cenk Gönen’in dahil edilmesi...

Özellikle Trabzonlu Olcay Şahan’ın da  kadroya alınmaması da herkesi olduğu kadar beni de bir hayli şaşırttı..  

Ben açıkçası Lucescu’nun kadro seçiminde bir hayli duygusal davrandığını düşünüyorum.. Ve en önemlisi de, lejyoner futbolcu seçimlerinde tamamen Terim dönemindeki isimleri tercih etmesi de aslında Mircea Lucescu’nun farklılığı sağlamasının şu kısa zamanda mümkün olmayacağını göstermekte bizlere..

Elbette Lucescu üzerinden gidilmesinin ayrıntısında boğulmaktansa, dünya kupası maçlarını televizyondan izlemek istemiyorum her futbolsever gibi... Ama gelin görün ki; öyle bir konuma sokuluyor ki koskoca ülkemin Milli Takımı.. Terim dönemindeki çalkantılar ve daha sonra patlak veren Arda Turan krizi ve yine Terim’in gönderilmesiyle gelişen zincirleme kazalar...

Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; Lucescu’nun elinde sihirli değnek yok! Kaldı ki, futbol dışı olaylarla tamamen yerle bir olan Milli Takım için bence yapılması gereken en önemli şey mental anlamda takıma yükleme yapılmasıdır... Evet haftaya şunu tartışabiliriz, ya Barcelona’da gözden çıkarılmış bir Arda’yla olabilir miydi? Ya da 36 yaşındaki Emre Belözoğlu’yla takım nereye kadar o tempoyu kaldıracak?.. Bunları yaşayıp göreceğiz ama dediğim gibi inşallah Lucescu beni yanıltır...

Ama işin çok net tarafı var eğer Ukrayna ve Hırvatistan karşısında alınacak ‘0’ puan millilerimiz için daha doğrusu Lucescu için erken final olabilir...

Ben yine tüm bu olumsuz tablo karşısında umudumu korumak ve Milli Takımımızın 2018 Dünya Kupasında olması temennisiyle bitiriyorum...

 

  • bir yorumcubir yorumcu2 ay önce
    lucescu dan ümitliydim, bence en iyi ve doğru çözümdü ama kadroyu gördükten sonra bütün umutlarim tükendi, yanılmışım..