Dev derbi ‘fos çıktı’!..

24 Ekim 2017 Salı

Günlerdir spor haberlerinin manşetlerini süsleyen ‘Büyük kapışma’, ‘900 milyon liralık derbimiz’, ‘Beş kıtadan 67 ülkede naklen yayınlanacak olan maçımızı’ yine arkamızda bıraktık.. Hem de koca derbi sonrası sadece her zamanki gibi hakemi konuşarak...

Öncelikle Galatasaray cephesinden başlamak gerekirse, bence tamamen Tudor’un derbi tecrübesizliğinden dolayı bir puana razı olduğunu düşünüyorum.. Nedeni basit, geçtiğimiz hafta kazanan kadroyu tamamen bozup, derbiye özel bir kadro hazırlamak intihar gibi bir şeydi!..

Neden Belhanda’ya kulübe cezası vermekten çekiniyorsun ey Tudor!.. Sen yokken bu takımda Selçuk İnan vardı.. Ve böylesi bir maçta Selçuk’la başlamak çok doğru bir karar olacaktı.. Savunma hattında Denayer ve Serdar Aziz tandemi tutmadı.. Ve nitekim Janssen bu ikiliyi hallaç pamuğu gibi attı.. Galatasaray’ın topu devamlı 3. bölgede tutma isteği vardı.. Elbette saha avantajınızı kullanmak için baskılı oynayabilirsiniz.. Ama gördük ki Belhanda, Ndiaye, Tolga ve Feghouli’nin vasat oynaması haliyle Gomis’e de yansıdı.. Gomis ileride Roman’ın markajı altında adeta kayboldu... Bir sözüm de bu derbide kesinlikle Belhanda’ya... Belhanda için yapılması gereken kesinlikle alternatifinin olduğunun gösterilmesi.. Çünkü derbide hem yokları oynadı hem de takımını 10 kişi bırakarak büyük bir ihanet içerisine girdi...

Fenerbahçe’ye bakınca ise şunu gördüm.. Ayağı yere basan ve ne istediğini bilen bir takım hüviyeti vardı.. Deplasmanda oynamanın verdiği psikolojiyle tamamen Galatasaray’ın oyun şablonunu bozma yoluna gitti.. Savunma da Neto ve Roman neredeyse kusursuz oynadı.. Valbuena’dan beklediğim oyunu göremesem de, sahada olması gerekirken, Aykut Kocaman tarafından oyundan alınması bana göre hataydı.. Çünkü Valbuena’nın 90 dakika içerisinde sarkıtacağı bir top tabelayı değiştirmeye yetebilirdi... Şunu da gördük ki, Fenerbahçe’nin yeni kalecisi Kameni’dir.. Volkan artık bana göre Türkiye Kupası kalecisi olarak yoluna devam edecektir..

Gelelim her zaman olduğu gibi derbiden öteye geçen hakeme.. Cüneyt Çakır ismi için Avrupa’daki en büyük lejyonerimiz diyebiliriz.. Ama bu topraklar içerisinde maalesef verdiği ya da veremediği pozisyonlarla ünlü bir hakemimiz..  Janssen’in nizami golü, yine Serdar Aziz’in eline çarpan top, Fenerbahçe’de Neto ve Hasan Ali’nin elle müdahaleleri ve çalınmayan penaltılar.. Özellikle Galatasaray’ın gol bulamaması sebebiyle gerildiği son periyotlarda çalamadığı faul düdükleri.. Sevgili Cüneyt Çakır, öncelikle kariyerine laf söylemek haddimize değil ama lütfen şu gördüklerini korkusuzca ve sonucu ne olursa olsun çal be kardeşim!.. Sonra bakıyoruz, derbiden çok bütün her yerde seni konuşuyoruz!.. 

Ezcümle; derbinin bende bıraktığı şu oldu; Tudor’un derbi tecrübesizliği, Kocaman’ın ise, ‘Yenilmeyeceğim’ olgusu...