Gezi’ciler, zulüm 1453’te başladı, dediler ya… (2)

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Sultan Mehmed Han,Cihan Ortodokslarının Patriği unvanıyla Bizans Patrikliği tahtına oturttuğu Gennadios’u yemeğe davet etti. Kendisiyle dini ve felsefi konularda sohbet etti.

Bir gün içinde, bütün bu davranışlarıyla, yalnız mağlup İstanbul halkının değil, bütün bir Ortodoks dünyasının saygı ve sevgisini kazandı.

Dünya Ortodoksluğunun hâmisi olmakla, Katolik âleminin başı Papa’ya ve Vatikan’a, bugün bile altından kalkamadığı büyük darbeyi indirdi.

Haziran’ın ilk günü Cuma’ya rastlıyordu.

Ayasofya’da ilk Cuma Namazı kılındı.

Roma’nın manevî fatihi Şeyh Ak Şemseddin, Fatih Sultan Mehmed adına hutbe okudu.

Fatih, yeni bir Patrik seçtirip tasdik etmekle, Roma İmparatoru-Kayser-i Rûm olduğunu da göstermiş oldu. Çünkü Cihan Patriği seçtirmek ancak Roma İmparatoru’nun iktidarında idi.

Eğer, Ortodokslara baskı yapıp, dışlasaydı, onları Papa’nın kucağına atmış, Katoliklikle birleşmelerine zemin hazırlamış, karşısına tek bir Hıristiyan âlemini almış olacaktı.

Fatih, İstanbul’u devletin taht şehri (Pâyitaht) ilân etti. Anadolu ve Rumeli’den 5.000 ailenin getirilip şehre yerleştirilmesini emretti.

Bizanslılara yardım etmelerine rağmen, Galata Cenevizlilerini affetti.

Boğaz’larda Osmanlı hâkimiyeti kesinleşti. Ceneviz Cumhuriyeti, büyük devletler arasından çıktı. İstanbul’un tamir ve imarına başlandı.

Bursa Subaşısı Süleyman Bey İstanbul Subaşısı olarak İstanbul’a emniyet müdürü yapıldı. Şehrin idaresi ilk “İstanbul Kadısı” sıfatıyla, Hızır Bey-Çelebi’ye tevdi edildi.