Esbâb-ı Ruhaniye’ye riayet

31 Aralık 2017 Pazar

Preveze’de hafif gemilerden oluşan donanmasıyla, Haçlıların büyük gemilerden oluşan kat kat büyük donanması ile karşı karşıya gelen Barbaros Hayreddin Paşa, muharebe plânını hazırlamıştı.

İki donanma karşı karşıya geldiğinde, güneyden aleyhimize esen çok sert bir rüzgâr, moralleri bozar gibi olmuş, düşmanı sevindirmişti.

Bu kısmı, tarihçi Kâtip Çelebi’den dinleyelim:

“Pâşây-ı Gazi (Hayreddin Paşa) derhal iki âyet yazıp, gemisinin iki tarafına bırakdıkta, rüzgâr sakin olup, barçalar hareketten kaldı. Kıssadan hisse budur ki, serdâr olan nâmdarlar yalnız esbâb-ı cismaniyyeye (maddi sebeplere) itimad itmeyüp, kaadir oldukları kadar esbâb-ı ruhaniyyeye (ruhi sebeplere) dahi riayet ve itibar eylemek lâzımdır.”

Rüzgârın kesilmesi Haçlıların ağır gemilerini hareketsiz bırakınca, Andrea Dorya şiddetli bir top ateşi başlatmıştı. Dorya ve Venedik Amirali Capello, Turgut Reis’in bir çevirme hareketi karşısında kaçmak zorunda kalmışlardı.

Birkaç saat süren savaştan sonra, Hayreddin Paşa meşhur yarma harekâtı için emir vermişti.

Artık, deniz yüzeyinde ve dibinde, kaçamayan donanma artıkları kalmıştı. Haçlılar bu savaşta 128 büyük savaş gemisi kaybetmişti. Osmanlı ise, hiç gemi kaybetmemiş, sadece birkaç yüz şehit ve yaralı vermişti.

Boğdan seferinden dönmekte olan Kanunî, bu haberi alınca, bu “Cihad-ı Ekber”in imparatorluğun bütün vilâyetlerine duyurulup, her tarafta şenlikler yapılmasını fermân etmişti.

 

YORUM YAZ