AB’ye İtalya’dan da girmiştik(2)

13 Ağustos 2017 Pazar

Kemâl-Paşa-Zâde Tarihi’nden devam ediyoruz:

Pulya diyarının hükümdarı olan Rayke Beyi’nin çok ülkesi vardı. Askeri çoktu. Otranto’nun Osmanlılar tarafından alındığını işitince perişan oldu. Bir yarar oğlu vardı. Yirmibin askerin başına koydu. Kendisi gitmeye gerek duymadı.

Hayli kâfir, yürüyen dağ gibi gelmekte. Bu tarafta Ahmed Paşa’nın askeri, her gün bir yöreye akın edip, yel gibi esmekte.

Nihâyet kâfirler Otranto karşısındaki sahraya geldi, doldu. Ahmed Paşa hisar içinde otururken “Düşman erişdü” deyü haber verildi.

Mazgala çıkıp nazar etti, gördü ki; tamamen zırhlı asker kümeleri, Otranto sahrasını, demirden dalgalanan denize döndürmüş.

Mazgallardan inip, savaş kaydını görüp, silâhlarını hazırladı. Gelen düşmanın karşılanmasını buyurdu. Şehir içindeki Osmanlı askeri, dalga gibi hurûşa geldi. Yiğitler Nil Nehri gibi coştu.

Hisar kapısından fırlayan ilk birkaç yüz yiğit, yalın kılıçlarıyla yakan ateş gibi hücum ettiler. Düşman, o anda, aslan önünden kaçan mecalsiz ceylan gibi perişan oldu.

“Ne denlü birikirse ördek û kaz

Dağılır çünki şeh-bâz ûra pervâz.”

Koyunun nice çok olsa sürüsü, yeter binine kasabın birisi. Ahmed Paşa, askeriyle kaleden çıktığında, kaçan düşmanı av kovalar gibi kovalamak düştü.

Ahmed Paşa, Otranto’da oturup, etraftaki diyârların alınmasına tedbir düşündü. Yiğitler her gün bir başka cenaha akına akıp gittiler.

 

  • Fatih EMLİKFatih EMLİK3 ay önce
    Akın akın cennete rabbin huzuruna doluşsunlar ...biz günâhkârı affedelerki o kadar miraslarını bitirdik.bir avuç toprağa sahip çıkmağa çalışıyoruz.ozamanın başkanı dünyanın enbüyük topunu icat ederken biz bugün binlerce PROF a rağmen bir atom yapamıyoruz.