Yeni Akit - M&S Asistans

Hayır diyen hayırsızlar yine sahnede

04 Şubat 2017 Cumartesi

Sultan 2. Abdulhamid Han’ın 5. kuşak torunu Nilhan Osmanoğlu katıldığı bir konferansta referandum için “evet” diyeceğini belirterek, “Kılıçdaroğlu diyor ya, ‘Neyinize yetmedi parlamenter sistem’ diye. Bizim canımıza yetti parlamenter sistem artık” diye konuştu.

Osmanoğlu, “Cumhurbaşkanımızı Sultan Abdülhamit Han’ın yalnızlığına bırakmamak için evet dediğini” belirtip, parlamenter sistemin dava adamı olarak öne çıkanlara engel olduğunu savundu.

Osmanoğlu şöyle konuştu: “Adnan Menderes ve dava arkadaşları parlamenter sistem yüzünden asılmadılar mı? Darbeler bu dönemde yapıldı. Kenan Evren, ‘Bir sağdan bir soldan astık’ dediğinde o gençler bu parlamenter sistem yüzünden gittiler. Sonrasında rahmetli Turgut Özal, Çankaya Köşkü’ne bu parlamenter sistem yüzünden hapsedilmedi mi? Zehirlendiğinde yardıma koşacak ambulans dahi gidemedi.

Cumhurbaşkanımız okuduğu şiir yüzünden siyasi yasaklı hale gelmedi mi? İmam Hatipler kapatıldı, başörtülü kızlarımızı yerlerde sürüklediler. Bu parlamenter sistem yüzünden. Bu mu demokratik ülke? Kılıçdaroğlu diyor ya, ‘Neyinize yetmedi parlamenter sistem’ diye. Bizim canımıza yetti parlamenter sistem artık. O yüzden biz başkanlık sistemine evet diyoruz” sözlerine Atatürk’ün mirasını yemekten başka bir maharet gösteremeyen hırçın CHP’den Manisa Milletvekili ve Grup Başkanvekili Özgür Özel cevap vermiş.

Eğer Atatürk olmasaydı sen mutlaka yine yaşardın. Ama hangi sarayın, hangi odasında, hangi kafesin altında dedenin, babanın uygun gördüğü, hangi paşanın kaçıncı karısı olurdun onu bir düşün” demiş.  

2013 yılında da dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e Kamer Genç benzer şekilde saygısızca saldırarak “Atatürk olmasa hangi tarikat mensubunun, bilmem kaçını hanımı durumuna düşerdiniz” demişti.

Eski Türkiye’nin vesayetçi zihniyetinde takılıp kalan, demokrasiyi hazmetme konusunda hâlâ sıkıntı yaşayan CHP zihniyeti daha fazla demokrasiden, halkın tercihlerinden korkusunu dışa vurarak çirkinleşmeye, sıradanlaşmaya devam ediyor.

Yeni sistem daha fazla demokrasi getirecek, halkın iradesini daha etkin kılacak, halkın seçtiği iktidarların ellerini ve kollarını bağlayan prangalar kırılacak, haksız ve hukuksuz yetki kullanma dayatmasını ortadan kaldıracaktır.

Bu sistem demokrasilerde en büyük suç olan darbelerin kolayca yapılmasını engelleyecek, yargının yasama alanına tecavüzünü sona erdirecektir. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu millî birlik ve beraberliği kuvvetlendirecek, ayrışma ve etnik sorunların önünü kesecektir.

Bu sistemde her görüş kendini merkeze alıp diğerini dışlamak yerine, mecburen bir araya gelecek ve asgari müştereklerde buluşmak zorunda kalacaktır.

Bu sistem sayesinde ülkemiz koalisyonlardan, bölünmeden kurtaracak, siyasi istikrara kavuşacaktır. Parlamento daha da güçleneceği için etkin yürütme olacak ve daha hızlı kararlar alınacaktır. 

CHP bu sistemden korkuyor çünkü bu sistemde cumhurbaşkanı çıkaramayacağını biliyor. Kendi köksüz ve çürümüş ideolojileri yüzünden 67 yıldır iktidar olamayan CHP ülkeyi ilgilendiren temel meselelerde yerli ve milli refleks gösteremediği için halktan itibar görmeyeceğini biliyor ve “hayır”ın arkasına saklanmayı yeğliyor.

Demokrasinin sözde olduğu, demokrasi perdesi arkasında tek parti diktasının hâkim bulunduğu dönemlerin son bulacağını bildiği için saldırganlaşıyor, vahşileşiyor.

Siyasette varlık gösteremeyen, siyasal sosyolojide karşılık üretemeyenlerin bürokratik iktidar aracılılığıyla kurdukları vesayet düzeninin tümden sonu geleceğini bildikleri için saygısızlıkları boylarını aşıyor.

CHP, HDP, PKK, PYD, FETÖ, DHKP-C, Meral Akşener, Abdullatif Şener aynı sarmal içerisinde hayır cephesinin bileşenleri olarak toplanmışlar. Bunların hiçbirinden ülkeye bir hayır gelmemiş ki şimdi ipine sarıldıkları hayırdan bir hayır gelsin.

Demokrasiden kaçan, halka güven duymayan ve halkın tercihlerine saygı göstermeyen, milletten korkan, terör örgütleri ile ortak çalışan, marjinal eğilimlerle marjinalleşen, iktidarı zorlayıcı alternatif üretemeyen hayır cephesinin “hayırsız” bir cephe olduğunu bu millet görüyor ve referandumda EVET diyerek gereğini yapacağını beyan ediyor.

Tarihin önemli adımlarından biri atılırken bunlar içine düştükleri b.k çukurundaki çırpınışlarıyla etraflarındaki insanlara da üzerlerindekileri sıçratmaya çalışıyorlar. Bunların yaşam kültürleri, ahlaki yapıları, yaşam tarzları bu yapacak bir şey yok.     

Abdulhamid torunu olmak, Osmanlı soyundan olmak ve bunlara muhalif olmak suçların en büyüğü. İşin içine bir de gelecek kaygısı girince seviye yer ile yeksan oluyor. Lağım çukurlarıyla özdeşleşip rahatlıyorlar.

Siyaset çöplüğünde yer ayırt ettirenlerin sonu hep böyle oluyor ne hikmetse…  

 

YORUM YAZ