CHP, genlerinde olanı sergiliyor

14 Ocak 2017 Cumartesi

Meclis’te tarihi anlara şahitlik ediyoruz. AK Parti ve MHP tarihi bir misyon üstlenerek ülkeyi darbe anayasasından kurtarmak için üstün gayret gösteriyor. Şer odakları ise kirli amaçları için kirli araçlar kullanarak Türkiye’nin atacağı bu tarihi adıma engel olmaya çalışıyorlar.

İslam âleminin umudu Türkiye’yi yok etmek isteyen, ümmete çile çektirmek, Osmanlı’dan öcünü almak isteyen dış güçler terör saldırıları ve finansal ataklarla değişikliğe mani olmaya çalışırken, içimizdeki İrlandalılar da meclisi ve toplumu var gücüyle gerip, kutuplaştırarak süreci sabote etmeye çalışıyor.

İktidarı millete teslim edecek, vesayet odaklarının önünü tıkayacak, çift başlılığı ortadan kaldıracak, hızlı karar alma imkânı tanıyacak, demokrasinin önünü açacak ve siyasi istikrarı garanti edecek yeni anayasa değişiklikleri birer birer kabul edilirken CHP’liler Meclis’te kavga çıkararak çirkeflik yapıyorlar.

Dışarıda kaos ve çatışma politikası izleyen CHP, içeride de Meclis’i tedhişe uğratarak hem Meclis faaliyetlerini felç etmeye çalışıyor, hem de millet iradesi karşısında gerçek yüzünü ortaya koyarak genlerinde olanı sergiliyor. 

Darbeye, teröre ve dış müdahalelere karşı olmak, demokrasiden yana olmak, ülkenin bekasına duyarlı olmak, sorumluluk taşıyıp beraber çalışma kültürü oluşturamayan CHP her dönem olduğu gibi siyaset üretmek yerine provokasyon yapmakla meşgul. Siyasi bir üretkenlikleri olmadığı için kavga çıkarıyorlar.

Sergilenen statükocu ve yobaz tavır muhalefet adına demokratik bir tepki değil, özünde Meclis’e verilen bir muhtırayı içeren anti-demokratik bir zihniyetin yansımasıdır.

Korkuları vesayetin yok olması, Kemalist oligarşinin tarihin çöplüğüne gömülecek olmasıdır. Yeni sistemde yüz yıllık zehirli bir parantez kapanacak, siyasetçi vesayet odaklarına değil, millet iradesine yaslanmış olacak. 

Milletle kavgalı CHP zihniyetinin bu sistemle asla Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğinin bilincindeler.

Millete güvenmeyen, milletimizi ve değerlerini hor gören, halka tepeden bakan zihniyetin sahipleri panik içinde. Oysa demokrasiye saygısı olan milletten korkmaz, onun verdiği karara saygılı olur.

Ölüm kalım savaşına çevirmelerinin sebebi halkın egemenliğinin siyasete kesin ve kalıcı olarak yansıyacak olmasıdır.

Kan dökülür, iç savaş çıkar, bedeli ağır olur gibi sokak ağzıyla değişimi engellemeye çalışan CHP’nin devletin sahibi benim mantığı hiç değişmiyor.

Toplumun ortalamasına hitap edecek bir siyasal dili asla inşa edemeyeceğinin farkında olan CHP zihniyeti geleneksel olarak yine halkın iradesinin tecelli etmesinden deli gibi korkmaktadır.

Hem darbe anayasası değişsin diyorlar, hem de millete gidecek bir anayasa yapılıyor diye yaygarayı basıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı sistemini halka bir ihanet girişimi olarak gören...

Değişiklik teklifi yasalaşırsa ülkeyi iç savaşla ve kaosla tehdit eden...

Kan dökmeden yönetim sistemini değiştiremeyeceğini söyleyen...

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilirse ülke bölüneceğini iddia eden...

Meclisteki görüşmeleri vatana ihanet olarak ifşa eden CHP demokratik olgunluk sınavında her zamanki gibi tökezledi.

Sorun sistemde ya da seçmende değil sorun CHP zihniyetinde, liderinde, vekilinde. Bu süreçte bütün bu yaşananlardan sonra üç kelime milletle arasına mesafe koyan zihniyete, CHP’ye cuk diye oturuyor.

Başarısızlık... Saldırganlık... Seviyesizlik...

Oysa siyasetçi olmak hiç kimseye vandallık yapma izni vermez...

Ülkeye ihanet eden FETÖ’yü, terör örgütü PKK’yı, sivil terör grubu HDP’yi savunan CHP gerdikçe geriyor.

Atatürk istismarının arkasına sığınıp 90 yıl öncesinin hayaliyle yaşayanlara halkımız da yüz vermiyor, ciddiye de almıyor...

Kılıçdaroğlu siyasi bir mevtadır. Son görevini yerine getiriyor, O’nu da hoşgörü ile karşılayıp siyasi tarihin derinliklerine uğurluyoruz inşallah.

Yeni anayasanın kabulü ile millete cephe alan, sivil iradeyi bir türlü hazmedemeyen bu ülke bizden sorulurdu, bunlar da nereden çıktı diye perişan olanların susturulduğunu görüp, yaşayacağız.

İlk önce Türkiye’nin bugünkü fotoğrafının çekilip, ardından sosyal demokrat değerler temelinde neyin nasıl değiştirileceğinin, halka anlatılma zamanı...

Küçük hesaplar sayfasını kapatma, küçük hesapların peşinde koşanların defterini dürme, ülkenin ve milletin zamanını ve azmini onlardan koruma, kurtarma zamanı...

Kısır tartışmaların, günübirlik dedikoduların, birkaç gün sonrasını göremeyen siyasi söylemlerin, cambazlıktan başka bir işe yaramayan yorum ve analizlerin hükümranlığını sona erdirme zamanı...

Artık, fitne-fesat üzerinden mevzi savaşları verenlere, küçücük çıkarları için büyük laflar edip bunu memleket meselesi olarak pazarlayanlara tavır alma zamanı...

 

  • vedat metevedat mete10 ay önce
    Duygularıma tercüman olan bir yazı tebrik ederim