Biz ve onlar

07 Şubat 2018 Çarşamba

Her şeyin birbirine karıştığı, oyun içinde oyunun olduğu günlerden geçiyoruz. Zalimler, merhamet dersi vermeye çalışıyor. Katiller, ‘barış elçisi’ olarak sunuluyor. Hal böyle olunca: Bize düşen, basiretimizi kaybetmemek ve önümüze konulanı değil, gözümüzden kaçırılmak isteneni tercih etmektir.

Biz, düşmanımız olsa dahi, masum, silahsız ve savunmasız insanlara saldırmayız. Saldıranı da ‘bizden’ kabul etmeyiz. Buna rağmen bazıları “İslam’ın kılıç dini” olduğunu söylüyor. Eğer bu doğru olsaydı, Balkanlar’da bir tane Hıristiyan kalmazdı. Osmanlı tarihini okuyanlar bilirler ki, eğer Boşnaklar isteseydi, şuan yeryüzünde bir tane Sırp kalmazdı. Ne var ki, bugün İspanya’da bir tane Endülüslü Müslüman kalmamıştır.

Nurettin Topçu şöyle söyler: “Kalbe yapılan ilk aşı, merhamet aşısı olmalıdır.”

Bu anlayışın en önemli temsilcilerinden olan Osmanlı askerleri, kendisine silah çeken, hasmını yaralayıp saf dışı bıraktıktan sonra, onu iyileştirmek için tüm imkânlarını seferber etmiştir.

İnsan, düşmanına acır mı? Evet, acır. Düşmanına da acır. Nitekim Müslümanlar, katillere ve kâfirlere acımıştır. Mesela, İkinci Haçlı Seferi… Selçuklu Sultanı Mesud, Roma - Cermen İmparatoru Üçüncü Konrad idaresindeki Haçlı ordusunu, Eskişehir yakınlarında perişan eder. Konrad, İzmit’e kaçıp, canını zor kurtarır. 

Bu ordunun artıkları, Türklerin hücumları, Rumların yağmaları, açlık ve hastalıkla perişan olur. Sonunda Türkler, Haçlılara acıyarak, onlara ekmek ve para dağıtırlar. Bizanslılara ‘dindaş’ diyerek yardıma gelen Haçlılar, Bizans düşmanı ve Türk hayranı olarak geri dönerler.

Gâvur ise her zaman gâvurluğunu gösterir. Çünkü merhamet duygusundan yoksundur. Acıma duygusunu kaybetmiştir. Bu duyguyu sadece kendi canı yanınca hatırlar.

Onlar, sadece Müslümanlara değil, yeri geldiğinde, kendilerinden olana bile zulmeder. Kapitalizmin, faşizmin, sömürgeciliğin ve atom bombasının; insanlığa zararı olan hemen hemen her şeyin mucidi onlardır.

Merhamet nedir unutanların nasıl bir şeye dönüştüklerini, yüzlerce yıldır görüyoruz. Amerika kıtasının yerlilerini kılıçtan geçirdiler, kalanları da zorla Hıristiyan yaptılar. 

Benzer bir durum Afrika’da yaşandı. Hem sömürdüler, hem öldürdüler, hem de kurtarıcı rolüne bürünüp kalanları Hıristiyanlaştırdılar.

Seneler ilerledikçe; medenileşeceklerine, daha da barbarlaşmaya, gaddarlaşmaya, merhametsiz olmaya başladılar. Haçlı Seferleri esnasında Maara şehrinde yaptıkları katliamı hatırlatmak, sanırım her şeyi özetleyecektir.

Osmanlı Devleti, güvercinlerin deneylerde kullanılmasını yasaklarken; Avrupalılar, insanları kobay olarak kullanmaktan geri durmadılar.

Onlar için sivillerin saklandığı bir sığınak ile bir askeri üs arasında hiçbir fark yok. Bu yüzden Amerikan askerleri, camiye sığınmış bir yaralıya kurşun sıkmaktan ve düğün evini bombalamaktan geri durmamıştır.

İnsan olmanın gereklerini yapmadıkları gibi, bütün insani değerleri de yok saydılar, toptan reddettiler. Afganistan ve Pakistan’da insansız uçaklarla gerçekleştirilen saldırılar, Amerikan askerlerinin Irak hapishanelerinde gerçekleştirdiği işkenceler, bu reddiyenin neticeleridir.

Afganistan, Pakistan ve Irak’ın yanına Suriye’yi de koyabiliriz, koymalıyız. Bu ülkedeki binlerce masum insan işkenceyle ve açlıkla öldürülürken, kimyasal silah kullanılırken, varil bombaları atılırken seyredenlerin, DAEŞ’e müdahale etmesi nasıl izah edilebilir? Merhamet mi, menfaat mi?

Her şey net bir şekilde görülüyor: Biz hesabı vicdanla yaparken, onlar cüzdanla yapıyor. Biz hakkaniyeti muhafaza ederken, onlar menfaatlerini muhafaza etmek istiyor. Biz imar ederken, onlar imha ediyor. Biz canlandırırken, onlar öldürüyor.

Konuyu şu şekilde toparlayalım: Fırat Kalkanı Harekâtı ile Azez ve Cerablus’u işgalden kurtardık, terörden arındırdık. Bu huzur ve güven ortamını, Zeytin Dalı Harekâtı ile Afrin’e de taşımak istiyoruz.

Allah ömür verirse, daha güzel günler göreceğiz. Neticede O’nun vaadi var: Biz kazanacağız, onlar kaybedecek inşallah.

 

YORUM YAZ

  • harunharun7 gün önce
    Çok güzel yazı olmuş emeğinize sağlık. Bizim içimizde ne kadar hain birikmiş düşman zaten düşmanda içimizdeki hainler içimizi acıtıyor. Yarınlara güvenle bakacaksak bu hainlerden kurtulmalıyız. İmanlı vatanını milletini seven nesiller yetiştirmeliyiz
  • VehpiVehpi8 gün önce
    Ya birader böyle cümle kuracak bir adama yazar nasıl denir: "Gâvur ise her zaman gâvurluğunu gösterir. Çünkü merhamet duygusundan yoksundur. Acıma duygusunu kaybetmiştir. Bu duyguyu sadece kendi canı yanınca hatırlar."
  • Edis GültekinEdis Gültekin11 gün önce
    Vatan sana canım feda.
  • Üsküplü MetinÜsküplü Metin12 gün önce
    Türkiyenin istiklal ve istikbal davasında anavatanımızın ve soydaşlarımızın yanındayız.
  • ÜzeyirÜzeyir12 gün önce
    Dedem her zaman"Leti patka, leti guska, ova zemlja biće turska".sözlerini tekrarlardı çünkü İslam türk anlayışı adaleti olmadan Balkanlara huzur gelmez
  • SadullahSadullah12 gün önce
    Allah'ım ümmetin yetim ve mazlum evlatlarını muzaffer eyle. Bizleri yolundan ayırma. Bizlere zafer gününü göster. Amin.