Yargıda merkez görev ve unvanları ihdas edilmeli

27 Ekim 2017 Cuma

Bu hafta HSYK Genel Sekreter Yardımcıları görevinden alındı. İkisi Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri oldu. Daha önce önemli yargı görevi ifa edenlerden görevden alındıktan sonra Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri görevine atananlar da olmuştu.

Görevden alınıp yüksek müşavir yapılan arkadaşları tanıyorum. Zor zamanda büyük bir samimiyetle görev yaptıklarına inanıyorum. Yeni atanan iki arkadaşı da tanıyorum. Bu görevlere son derece layık, daha da başarılı olacaklarına yürekten inanıyorum.

Yargıda önemli görev ifa edenlerin görevi değiştirildiğinde, kendilerini onore edecek bir görev arayışı başlıyor. Bu arayışı ortadan kaldıracak kalıcı ve sistematik çözüme ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Görevinden alınan herkes ihanet veya görevi kötüye kullanması nedeniyle görevinden alınmıyor. Bazen Cumhurbaşkanımızın metal yorgunluğu olarak adlandırdığı motivasyon sorunları oluyor. Bazen çevredeki kadroların değişmesi nedeniyle uyum sorunları oluyor.

Geçmişinde önemli görevler ifa etmiş insanların, haklarında soruşturma açılarak görevden alınanlardan farklı bir muameleye tabi tutulması doğru olanıdır. Bu vefa duygusu yargı görevi ifa edenlerin hem özgüvenle görev yapmalarını sağlar, hem de yürüttükleri görevlerden ayrılmakta zorlanmazlar, görevi sürdürmek için başka arayışlar içine girmelerine gerek kalmaz.

Belirli görevleri ifa edenler, örneğin il başsavcıları veya başka yüksek düzeydeki herhangi bir görevi ifa edenler, bu görevleri bırakmaları gerektiğinde kişisel bir çözüm arayışına ihtiyaç duymamalılar.

İl valiliği görevine atananların görevlerinden ayrılmaları gerektiğinde, kendileri için ayrıca bir çözüm arayışına girmelerine gerek kalmıyor. Merkez valisi unvanı ile vali sıfatını kaybetmeden beklemeye alınıyor. Merkez valileri içinden daha sonra tekrar aktif valilik görevine atananlar da oluyor.

Önceden tespit edilen belirli görevleri yapanlar, görevlerinden ayrıldıklarında unvanları korunmalı ve bir başka görev için kendilerine dinlenme ve bekleme fırsatı sağlanmalı.

Valilik görevi ifa edenler için uygulanan merkez valiliği uygulaması il başsavcıları için neden uygulanmasın mesela?..

Bir il başsavcısını görevinden alıp bir başka yere savcı olarak atadığınızda, orada görev yapan başsavcının da işi zorlaşıyor. Savcılar arasında birine eski başsavcı muamelesi yapsa bir türlü, yapmasa bir başka türlü. Herkes için bir problem oluyor yani.

İl başsavcılığı görevi yapan birinin, il başsavcılığı görevinden alınarak savcılık görevine atanması halinde motivasyonunu koruması mümkün mü? Eline soruşturma dosyaları tutuşturulan eski başsavcının motivasyon kaybının, soruşturmanın tarafları bakımından da vahim sonuçları olmaz mı?

Görevi ile bağdaşmayan bir eylemi nedeniyle görevden alınan olursa, zaten o kişi hakkında soruşturma yapılarak görevi değil unvanı da elinden alınmalı.

Görevinden ayrılmakla birlikte unvanı korunanların itibarları da korunmuş olur. Fitne ortamında, tamamen teknik nedenlerle veya tercihen görevinden alınmış olanlar çevrede bunun oluşturduğu algı nedeniyle kendilerini zorda hissediyorlar.

Pennsylvania’lı şeytanın ordusu ile mücadelede cephenin en önünde koşanların ömürlerinin sonuna kadar kritik görevlerde çalıştırılması elbette gerekmiyor. Ancak görevlerinden alındıklarında kendilerini suçlama altında hissetmeyecekleri yöntemler geliştirilmesi gerekiyor. 

Görevden almaların çok büyük bir bölümünün FETÖ irtibatına bağlandığı bir ortam devam ederken, sadece belirli performans tercihleri nedeniyle görevlerinden alınanları farklı bir muameleye tabi tutacak çözüme kesinlikle ihtiyaç var.

Bir suçlama veya spekülasyona dönüşmeyeceğine emin olan herkes görevinden ayırılırken kesinlikle zorlanmaz. Yönetici kadronun da eli rahatlar.

Güvensizlik nedeniyle görevinden alınan ile tercih ve takdir kullanılarak görevinden alınan arasında çizgi çekecek bir fark oluşturulursa emin olun herkes çok rahatlamış olur.

 

  • Yaşar gençYaşar genç28 gün önce
    Avukat bey,Ülkemizde çalışanların edilmesine bir örnek vereyim. Universite hastaneler gurubu.Battı binlerce çalışan firma mudur oldu. İcra iflasa bankalar her şeye el koydu çalışan açıkta kaldı. Peki şirketin sahiplerine ne oldu.Azmi ofluoğlu. Şu an yalıda yaşamaya devam ediyor. Onlarca gayrimenkul ve başkaca şirketleri var hiç dokunulmadı.Adm yabancı fon. Türkiyede başkaca yatırımları var. Onada hiçbirşey olmadı.Vatandaş mahkemeleri kazandı ancak ortada tahsil edilecek birşey yok deniyor. Bu saydığım kişi ve kurumlara neden dokunulmayacak. Yazık değilmi bu insanlara. Bunları neden yapmazsınız. Adalet haklının hakkını teslim etmekle sağlanır. Aksi halde adalet dünyanın en büyük adalet sarayların yapmakla sağlanmazÖyle olsaydı en iyi adalet eski mısır, Roma babalar olurdu.