Usul mü önemli esas mı!

03 Kasım 2017 Cuma

Kamu yönetiminin işleri gruplandırmak takip etmek yönetmek ve talepler arasındaki ilişkileri tanımlamak için geliştirdiği usul kuralları var.

Bu kurallar korumayı amaçladıkları hukuki yarardan bağımsız olarak bir değer ifade etmezler. Örneğin ihale mevzuatı bir usul kuralıdır. Kuralın koruduğu hukuki yarar devletin alım ve satımında zarara uğramasını önlemektir. Eğer kural, korumayı amaçladığı hukuki yararı korumayı sağlayamıyorsa, o takdirde kuralın bir değeri yoktur.

Hukuk fakültesi birinci sınıfta hocamız Hukuk başlangıcı dersinde demişti ki “usulde her kuralın bir istisnası, her istisnanın da bir müstesnası bulunur.”

Niye genel bir kural ile yetinilmiyor. Çünkü bazen kural, korumayı amaçladığınız değeri bırakın korumayı bizatihi tehlike altına sokabilir. Eğer usul kuralı korunması amaçlanan değeri tehlike altına sokuyorsa, değeri kurala kurban etmeyi hiçbir hukuk sistemi kabul etmez.

Öyle satın almalar ve satışlar vardır ki, bunları açık ihale şeklinde yapsanız kamunun zararı azalmaz artar.

Onun için ihale mevzuatımız ihale yeterliği, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü ihale veya doğrudan temin gibi ihale yöntemlerini belirlemiştir.

Özellikle de akıcısının veya satıcısının az sayıda kişi veya kuruluşlardan oluştuğu ortamlarda işleri ihale ile yapmak pazarlık ile yapmaktan daha fazla kamu aleyhine zarar riski oluşturur.

İhale dediğiniz şey de kutsal bir şey değildir. Genellikle daha büyük yolsuzluklar ihale ortamlarında olur. İhalenin katılımcılarının tamamının veya bir kısmının anlaşma ihtimali bulunan durumlarda açık ihale yapılması, devleti en ağır şekilde zarar sokacak bir davranış olur.

Herhangi bir konuda usulün eksiksiz uygulanmış olması, usul kurallarının korumayı amaçladığı değerlerin korunduğu anlamına gelmez. Bunun tersi de doğrudur. Yaygın usulün uygulanmamış olması tek başına işlemin hatalı olduğu anlamına gelmez.

İşin esasına bakılması gerekir.

Olağan usulün uygulanması, bu usulün korumayı amaçladığı değerleri tehlike altına atıyorsa, istisnaların devreye girmesi gerekir.

Yargı kararları da böyledir. Kararın usule uygun olması, öngörülen yasa yolları dışında tartışmaya kapalı olması, bu kararların mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez. Önemli olan işin esasıdır.

Usule uyulmuş olması tek başına bir işlemi değerli hale getirmez. Usul kuralları son derece statiktir. Dinamik bir hayatın getirdiklerini karşılamak ancak durumun gerektirdiği maslahatı takip edebilmekle olur.

Önceden ilan edilen klişelerin uygulanması adil bir sonuç için her zaman yeterli olmaz.

Özellikle de örgütlü suçlarda, klişelerden kaçınarak devler kuvvetlerinin takibinden kurtulmayı amaçlayan bir yapı bulunur. Eğer klişeleri kutsallaştırırsanız, bu takdirde bir süre sonra suçlu olanlar ceza takibatına hazırlıklı oldukları için soruşturmalardan daha kolay kurtulmaya, suçsuz olanlar hazırlıksız oldukları için suçlanmaya başlar.

Başından itibaren söylüyorum. Özellikle de bir multikarakter örgüt olan FETÖ örgütünün gizli örgütsel davranışlarını, sadece açık eylemlerden yola çıkarak tanımlamaya çalışmak bizi doğru sonuçlara götürmeyebilir.

FETÖ için oluşturulan klişe içinde en sağlamı ByLock. Hatta görüyoruz ki örgütün en kritik birçok ismi ByLock da kullanmıyor.

Dolayısıyla yapılması gereken klişelere bağlı kalmadan, istihbari yöntemlerle örgütün gerçek hiyerarşisini tespit etmeye çalışmaktır.

15 Temmuz ihanetinin meydana getirdiği öfke ile hızlı soruşturmalar yapıldı. Hakkında dava açılanlardan tanıdıklarımın tamamının FETÖ’cü olduklarına inanıyorum. Ancak soruşturmaların hızı içinde bazı incelemeler eksik kalmış olabilir. Bu eksiklikler nedeniyle mahkemeler, dosyadaki delillerden yola çıkarak beraat kararı verebilirler. FETÖ’cü oldukları çevrede net olarak bilinen kimseler ile ilgili olarak açılan davalardan sonra da savcılıklar soruşturmalara devam etmeli. Hatta istihbari olarak FETÖ’cü oldukları konusunda ciddi emareler bulunan kimseler ile ilgili davalarda, beraat kararından sonra da incelemeler devam etmeli.

Aksi takdirde FETÖ’cü oldukları halde aceleye getirilen dosyalarda eksik soruşturma nedeniyle hakkında beraat kararı verilenler usulen bu işlerden kurtulmuş olurlar.

Usul önemlidir tabii ki ama daha da önemli olan işin esasıdır.

 

  • vtdsvtds15 gün önce
    Asıl usulsüzlüğü fetocu hakim savcılar yapti,bu dönem istisnai olarak usulüne esasa indirgenmesi gereken bir dönem bunun içinde yeteri derecede yönetmelik var.