Trafik tescil sistemi değişirken unutulmaması gerekenler

06 Ekim 2017 Cuma

İçişleri Bakanlığı, trafik tescil sisteminde köklü bir değişikliğe gideceğini ifade etti. Artık ruhsatlar için emniyete gitmemize gerek kalmayacak.

Trafik siciline kayıt edilen bir aracınızı devretmek isterseniz uzun bir listede yazılı olanları tamamlamanız gerekiyor.

Trafik tescil işini meslek haline getirenler dışında hiç kimse ne yapılacağını tam olarak bilemiyor. İşler o kadar karmaşık ki, bu işleri takip etmek için Türkiye’nin tamamında bir iş takipçiliği sektörü oluşmuş.

Tescil işlemleri genellikle Emniyet Genel Müdürlüğünün genelgeleri ile yürütülüyor. Hatta genelgeler o kadar etkiye sahip ki, Anayasa’da ve yasalarımızda garanti altına alınan mülkiyet hakları bile genelgeler ile kısıtlanmış.

Bir araç satacaksanız, genelgelere göre aracın üzerinde haciz veya rehin olmaması gerekiyor. Halbuki, mülkiyet üzerinde bir ayni hak oluşturan kısıtlılık varsa, bu kısıtlılık ile birlikte malın satışında yasal olarak hiçbir engel yok.

Örneğin eviniz, arsanız veya arazinizi üzerindeki haciz ve ipoteklerle birlikte satamıyor musunuz? Satmanızda hiçbir engel yok. Ama arabanız varsa, üzerindeki haciz veya rehinle satmanız mümkün değil.

Anayasada ve yasalarda teminat altına alınmış mülkiyet hakkının sahibine sağladığı devir yetkisi hukuka aykırı olarak kısıtlanınca, bu kısıtlamayı aşmak için hileli davranışlarda bulunmak dışında çözüm kalmıyor.

Halbuki mülkiyet hakkının insana sağladığı en temel yetkilerden biri de devretme yetkisidir. Devretme yetkisi yoksa, sahip olunan hakkın mülkiyet hakkı olduğu tartışılır hale gelir? Mülkiyet hakkının kime ait olduğu konusundaki bir anlaşmazlık nedeniyle, mahkemece devrin kısıtlanmış olduğu durumlar dışında, mülkiyet hakkının kısıtlanması yasal da değildir, ticaret hayatının gereklerine de uygun değildir.

Tescile tabi araçların devrine, borçlar nedeniyle getirilen kısıtlama borçların ödenmesine hiçbir katkı sağlamıyor. Aksine ihtilafları artırıyor, birçok ihtilafta da anlaşmanın önünü kapatıyor. Tescile tabi araçların üzerindeki kısıtlamalar ile birlikte devir mümkün olabilse, belki birçok ihtilafın da önüne geçmek mümkün olabilir.

Örneğin adam krediyle araba almış. Kredi borcunu ödeyebilecek durumda değil. Ödemiş olduğu taksitlerin karşılığını alarak, üzerindeki rehinle birlikte aracını devredebilse, hem kendini hem de alacaklıyı kurtaracak.

Ama borçlarının tamamı ödenmeden ve üzerindeki rehin kaldırılmadan devredemediği için, hem kredi taksitleri ödenemiyor ve takibe düşüyor. Hem kredinin bir bölümünü ödemiş olanın ödedikleri icra takip masraflarına gidiyor. Hem de hacizler nedeniyle bağlanarak otoparka çekilen araç otoparkta çürüyerek ziyan oluyor.

Buna ne gerek var. Kredi ile ev alan kimse, evini üzerindeki ipotek ile birlikte devredemiyor mu? Devredebiliyor. Ev için gerekmeyen kısıtlamanın araçlar için ne gereği var.

Ayrıca ticaret hayatı malın devrinin kolaylaştırılması ile hızlanır. Mal devrini zorlaştıran ama hiçbir ek güvence sağlamayan uygulamalar işlemleri yavaşlatıyor hatta tıkıyor.

Sadece bu işlemler için emniyet teşkilatının önemli bir bölümü asli görevlerini yapamıyorlar.

Soruşturmalarda polis sıkıntısı çekilirken, en büyük yoğunluk trafik tescil ve denetleme bürolarında oluyor.

Trafik tescili görevi emniyetten alınıyor. Bu çok çok güzel bir karar. Zaten emniyetin bu işlerle meşgul edilmesine hiç gerek yoktu. Bana sorarsanız trafik denetimini de emniyetten almak lazım. Şehir içlerinde belediyeler. Şehir dışlarında karayolları tarafından yapılmalı. 

Asayiş ile ilgili bir sorun olursa, emniyetten yardım istenir.

Ama hazır sistem değişirken, mülkiyet hakkına kısıtlama getiren uygulamaların tamamını kökünden değiştirilmesinde fayda var.

 

  • Evsiz yurtsuz ağır vasıtalar!Evsiz yurtsuz ağır vasıtalar!1 ay önce
    Halk otobüslerinin, kamyonların, hatta vinçlerin terkedilmiş kediler gibi akşamları sokaklara bırakıldığı bir İstanbul' da yaşıyoruz! Felaket bu!