Terör dâvâları istinaf mahkemeleri merkezlerinde toplanmalı

09 Ekim 2017 Pazartesi

Terörle mücadele iyi bir istihbarata dayalı veri tabanı ve bu veri tabanını güncelleyerek izleyen uzman kadro gerektirir. 

Örgütlerin zihin yapılarını ve örgütlenme modellerini derinlemesine bilmeden ve buralardaki değişiklikleri yakından izlemeden etkili bir mücadele mümkün olamaz.

Silahlı saldırı, bombalama, öldürme terör eylemlerinin sonuç halkalarıdır. 

Bir terör saldırısı İÇİN büyük bir ön hazırlık dönemi gerekir.

Örgütün kurulması, büyütülmesi, kaynak ve eleman temin edilmesi gibi son derece derin bir hazırlık yapılmadan hiçbir terör saldırısı gerçekleşemez.

Terör örgütleri devletin yasal kuvvetlerine karşı gizlenme temelinde örgütlendikleri için sürekli taktik ve yöntem değiştirir.

Örgütsel yapının tespit edilmesi önemlidir ama bu yetmez ayrıca örgütün yapısı ve yöntemlerindeki değişikliklerin de izlenmesi gerekir.

Terör örgütleri ile ilgili veri tabanının 81 il merkezine yayılması ciddi takip sorunları doğuruyor.

Özellikle FETÖ davalarında her bir il merkezinde farklı uygulamalara neden olan bakış açısı farkları ortaya çıkıyor.

Farklı bölgelerdeki farklı uygulamalar adalete olan inancı zedeliyor.

Bazı yerlerde yardımcı delil olması gereken bazı hususların asli delil gibi işlev gördüğüne dair örnekler görüyoruz. 

Dünya tarihinde bir örneğine rastlayamayacağımız kadar kripto ve multikarakter bu örgütle mücadele için sağlam bir iş planı ve sıkı disiplinli operasyon becerisi  gerekiyor.

Planı ne kadar sağlam yaparsanız yapın asla ve kata 81 il merkezine yayılmış bir operasyonu disipline edemezsiniz.

Operasyon merkezlerini azaltmak ve soruşturmaları belirli merkezlerde toplamak gerekiyor.

Elimizdeki en objektif ayırım Bölge Adliye Mahkemeleri görev sınırlarıdır.

Terör soruşturma yetkisi Bölge Adliye Mahkemelerinin bulunduğu yerlerdeki Başsavcılıklara verilmeli,

Yargılama yetkisi de bu merkezlerde toplanmalı.

Hakim, Savcı, Vali, Kaymakam, soruşturmalarında pilot uygulaması da yapıldı, son derece de başarılı oldu.

Dikkat ederseniz en az tartışma hakim, savcı ve mülki idare soruşturmalarında var.

Peki Bölge Adliye Mahkemesi merkezlerinde bütün soruşturmaların altından kalkacak yeterli sayıda ve nitelikte hakim ve savcı var mı?

Kesinlikle yok ama bu eksikliğin giderilmesi mümkün.

İhtiyaç halinde suç mahallindeki hakim ve savcılardan destek alınabilmesi de zaten mümkün.

Uygulama bu şekilde olursa, Bölge Adliye Mahkemesi bulunan yerlerde terör soruşturmalarında uzmanlaşmış bir kadro oluşur, yerel ilişkilerdeki suiistimal iddiaları azalır ve davaların izlenmesi kolaylaşır.

 

  • Yargıda milat yokYargıda milat yok1 ay önce
    Yargıda 17/25 diye bir milat yok. Başka hiç bir kriteri olmayıp tek delil  2011 yılındaki bağışdan dolayı hakkında iddaname düzenlenen var. Eğer bunlar ceza alıp onaylanırsa emsal teşkil eder. 17/25 ten sonra fetö ile mücadele ettik, bunlardan ayrıldık gibi savunmaları yargı dikkate almayabilir. Örgüt üyesi olmayıp örgüte yardım etme diye bir suç tanımı var sonuçta. Bununla ilgili görüşlerinizi merak ediyorum. Davalar artacak gibi.