Taksi sistemi devletleştirilmeli

25 Eylül 2017 Pazartesi

Bayramdan bu yana şoförüm izinli. 

Toplu taşıma araçları ve ağırlıklı olarak taksi kullanıyorum.

İlginç bir gözlem oluyor benim için. Aynı zamanda sistemi tanımak için de bir fırsat oluyor

İstanbul şehir içi ulaşımında ne kadar büyük bir kaosun yönetilmeye çalışıldığını ve bu koşullarda ne kadar çok başarılı olunduğunu da gözlemliyoruz.

Belediye tarafından işletilen metro ve metrobüsler çok çok başarılı.

Özel sektör hizmet kalitesini artırır gibi klişeleşmiş düşüncelerimiz var ama, dolmuş ve taksilerde hizmet kalitesi yerlerde sürünüyor.

İşine saygı gösteren bir tek kişiye rastlamadım.

İçi içe geçmiş bir sömürü düzeni ve tekelci piyasanın getirdiği çöküşü yakından görmüş oldum.

Taksi plakası bir imtiyaz.

Plaka sahiplerinden taksicilik mesleğini bizzat yapan biri nerdeyse yok veya yirmi günde ben hiç rastlamadım. 

Plaka günlük kiralanıyor. Çok az yıllık kiralamaya rastladım.

Plakayı günlük kiralayan karın tokluğuna çalışıyor, yarım günün sonunda günlük kirasını ödeyip aracı iade ediyor.

Plaka sahibi aracı hiç görmüyor nerdeyse. Kiralayanın araçla ilişkisi yarım günlük.

Araçlar son derece bakımsız. Birçoğunun koltuğuna oturmaya çekiniyor insan.

Şoförlerin yüzde doksanı belirli işi gücü olmayan yeni iş ararken geçici olarak bu işi yapan kimseler.

Taksi şoförleri arasında çok saygın olanlar azınlıkta olsalar da var. Ama öyle tipler var ki insan bırakın geceyi, gündüz bile tedirgin olur.

Hele taksi bir durağa bağlı değilse zaten geçmiş olsun. Şoförler için ne bir kriter var, ne bir eğitim, ne de sertifika var, ne de bir denetim.

Eğer taksi bir durağa bağlı ise yetersiz de olsa durak tarafından bir tertip ve düzen sağlanabiliyor.

Bu kadar düzensizlik içinde emin olun çok çok az suç işleniyor.

Taksilerde ne model ne de hizmet standardı var, ne de şoförlerde bir sertifikasyon ve kayıt sistemi.

Londra’ya gidenler görmüştür.

Sadece Londra taksileri için geliştirilmiş bir araç modeli var. Dolmuş ve taksi sisteminin sil baştan düzenlenmesi ve çok sağlam kurallara bağlanmasına ihtiyaç var. Ya hizmet kalitesini garanti eden çok sağlam kurallar ve denetim mekanizması gelmeli ya da başta İstanbul olmak üzere taksi plakaları belediyelere devredilmeli. 

Bir defa her halükarda kim işletirse işletsin araç seçimini belediye yapmalı.

Taksicilik izinleri, bu işi meslek edinmiş mesleki eğitimden geçmiş olan kişilere verilmeli.

Belediyelere ait araçlar uygun sürelerle bu kişilere kiralanmalı ve çok sıkı denetlenmeli.

Bir çağrı sistemi ile taksi çağırma işinin yönetilmesi ve takip edilmesi mümkün.

Bu alt yapıyı belediyeler geliştirebilir çok zor bir şey değil.

Tüm taksiler bir çağrı merkezi tarafından yönetildiğinde ilgili herkes taksilerin hareketlerini izleme fırsatına da sahip olur.

Yani bir yakını taksiye binen kimse taksici tarafından biniş sırasında verilen taşıma kodu üzerinden taksinin hareketlerini takip eder.

Birçok şikâyet ve istismarın önüne geçer bu takip imkânı. Ayrıca bunlara rağmen bir istismar meydana gelirse konuyu aydınlatmaya yarar. 

En azından ne olduğu belli şoförler tarafından kaliteli hizmet verilir. 

Taksi plakası ticareti adı altında yasa dışı taksi hissesi piyasası kurularak örtülü tefecilik yapılmasının yolu kapanır.

Otoparklar değnekçiler tarafından işletilirken yaşananlar ne ise, taksi piyasasının o aşamaya gelmesine ramak kalmış.

Eğer önlem alınmazsa çok kısa zaman sonra işler daha da kötü olacaktır.

Belediyeler eliyle otopark işletmeleri nasıl kalite kazandı ve büyük bir ekonomik kaynak oluştu ise daha büyük potansiyel, taksi piyasasında var.

Hatta bu işletme hakkı bir lisans olarak düzenlenip belirli sürelerle tek bir firmaya ihale ile de kiralanabilir. 

Yönetimi merkezileşmez ve hizmet kalitesi yükselmez ise piyasa alternatif çözümler bulur ve bu piyasa önce mafyalaşır sonra çöker.

Nitekim bazı yabancı taksi çağrı programları çok etkili ve çok kaliteli hizmet seçenekleri oluşturmaya başlamış.

Belediyeler bu işe zamanında el koyarsa mevcut taksi plakası sahiplerinin haklarını da zedelemeyen yumuşak geçişi sağlayacak çözümün kapısı aralık olur. 

Eğer belediyeler bu işe el koymaz ve sorunları halının altına süpürürse emin olun kısa bir süre sonra bu sorunlar müdahale etmeyi mecbur bırakır, işler o aşamaya gelince aşamalı bir çözüm fırsatı da kalmaz, sonuçta bu işten taksi plakası sahipleri zararlı çıkar.

 

  • atçekenatçeken1 ay önce
    Taksi ve dolmuşları kim kaldıracağını vaad ederse oyumu ona vereceğim.
  • atçekenatçeken1 ay önce
    Taksi yaturım aracımı, hizmet aracı. Borsaya , altına yatırın paranızı.