Dünyanın dönüş hızı arttı sanki

10 Kasım 2017 Cuma

Arabistan’daki gelişmeler gündemimizin birinci sırasında ama dünyanın her tarafından aynı anda sesler yükselmeye başladı. 

Amerika tarihinin en radikal paradigma değişikliğini yaşıyor. Seçilmiş Amerikan başkanı ile eski bir tabirle Amerika’nın müesses nizamı gırtlak gırtlağa gelmiş durumda.

Amerika dışardan bir motivasyon kaynağı yaratamaz ve içerdeki çatışmayı bastıramazsa bir sonraki başkanlık seçimini görmesi mucize olur.

Her şeyin olduğu gibi Amerikan rüyasının da bir sonu olacaktır. Gelen seslerden son tango için sahne alındığını hissediliyor.

Avrupa zaten yaşlı bir teyze gibi. Ne ilaç kâr edecek durumda, ne de koltuk değnekleri.

Sosyal hayat çökmüş, finansal yapı limitlerini tüketmiş, siyasal yapılar etkinliklerini kaybetmiş nerdeyse her yerde bir tükenmişlik ve dağılma psikolojisi hakim.

Ayrılmanın eşiğindeki tek bölgenin Katalonya olduğunu düşünmeyin.

Bağımsızlık kararı verenlerin bir tekinin bile Katalonya’nın bağımsız bir devlet olacağına inancı yoktu.

Ama iç siyasetteki tükenmişlik duygusunu perdeleyecek bir motivasyona ihtiyaçları vardı. 

Kendilerini yerle bir ettiler.

Barzani’nin yaptığının da bir farkı yok aslında. Sosyal ve Siyasal bir derinliği olmayan taktik arayışlarım sonu aynı oluyor.

Bakın üzerinden bir ay geçmeden Barzani ve bağımsızlık hayalleri yerle bir oldu.

Toplumsal duyarlılıkları bir taktiksel araç haline getirmenin sonuç verdiği dönemleri geride bıraktık.

Dünyanın son çeyrek yüzyılında içerikten bağımsız propagandaların çöküşüne tanıklık ediyoruz.

Sahici liderler kuşağını yaşıyoruz.

Toplumda taktik operasyonlar değil sahici politikalar karşılık buluyor.

Şimdi gündemin birinci sırasında Suudi Arabistan var. Suudi Arabistan ile ilişkisi olan herkes çok iyi bilir ki, Suud devletinde yaşayan herkesin kafasındaki birinci sorun yolsuzluklardır.

Toplumsal tabandaki bu hissiyat taktik bir araç olarak kullanılmaya çalışılıyor ise hiç şüpheniz olmasın kısa bir zaman içinde çökecektir.

Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail’i bir araya getirmek isteyen küresel güç odaklarının bölgesel uşaklarının ağızlarından salyalar akıyor. 

Arabistan’daki gelişmelerin yeni bir ittifak alanı yarattığını düşünüyorlar.

Yeni ittifak İran karşıtlığı motivasyonu üzerine bina ediliyor akıllarınca.

Önce Lübnan’a arkasından Filistin’e sonra Suriye’ye saldırıp, Türkiye’nin kuzeyinden bir hat çekilebileceğini hesaplayanlar duvara çarptıklarında onlar için vakit çok geçmiş olacaktır.

Arabistan yönetimi kendi halkının refahı, güvenliği ve özgürlüğü amaçlarının dışına çıkar ve küresel güç odaklarının taktik oyuncağı haline gelirse, bunun ne kendilerine, ne Arap milletine, ne Müslümanlara, ne de küresel baronlara bir faydası olur.

Dünya sistemi çok yaşlandı artık.

Öyle ya da böyle her şeyin yeniden başladığı bir döneme tanıklık edeceğiz.

Bu yüzleşme sürecini önceden yaşayanlar daha dayanıklı olacaktır ve ayakta kalacaktır.

Dünya sistemi yerle bir olursa buna en fazla hazır olan Rusya ve Çin olacaktır.

Çünkü kendi değişimlerini yaptılar ve ayakta kaldılar.

Türkiye kanlı bir hesaplaşma sürecini tamamlamak üzere

Çok ağır bedeller ödedik ama ayakta kalmayı başardık elhamdülillah. 

Dünyada her şeyin çok hızlı değiştiği bir viraja girildiği anlaşılıyor.

Her şey yerle bir olursa en ağır bedeli temeldeki tuğlayı çekenler ödeyecektir.

Biz hazırlıklı hatta şerbetliyiz. 

Yapmamız gereken tek şey birliğimizi muhafaza etmek ve bir birimize daha fazla sarılmak.