Devlet sadece alacağına kartal

08 Eylül 2017 Cuma

Hukuk devleti denilince ne anlıyorsunuz?

Konumu ve sıfatı ne olursa olsun herkesin eşit haklara ve güvencelere sahip olduğu bir düzen aklınıza geliyor değil mi?

İster yönetici olsun isterse yönetilen, ister zengin olsun isterse fakir, ister Kürt olsun isterse Türk, ister dindar olsun isterse dinsiz, ister özel olsun isterse devlet hiç ayırım yapılmadan herkesin aynı hukuk rejimine tabi olduğu düzenin adıdır hukuk devleti.

Elbette kamu hizmetlerinin gerektirdiği bazı durumlarda devlet kurumlarına imtiyazlar tanınabilir. Ama kamu hizmetinin gerektirdiği imtiyazlar istisnai olmalı.

İstisnalar dışında devlet ile aynı hukuki rejime tabi tutulmamız gerekiyor. Ama istisna olması gereken devlet imtiyazı hayatımızı kuşatmış durumda.

Birinden alacağınız varsa ve alacağınızı alamıyorsanız ne yapıyorsunuz?

İcraya başvuruyorsunuz. İcra iflas kanununda hangi prosedürler varsa işletiyorsunuz. Alacaklı olduğunu iddia eden ile borçlu olmadığını iddia edenin hukuku arasında bir denge içinde alacaklarınızı tahsil etmeye çalışıyorsunuz.

İcra ve İflas kanunumuzda, alacak tahsili amacına asla uygun olmayan birçok hüküm var ama geneli itibariyle bir dengenin gözetilmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Peki devletten bir alacağınız varsa

Öyle kafanıza göre icraya başvuramazsınız. Önce alacağın dayanağına göre takip etmeniz gereken prosedürler var. Yani dava açacaksınız. Hadi davayı da kazandınız. Mahkeme sizin alacaklı olduğunuza karar verdi. Verilen karar kesinleşti.

Bir takım prosedürleri de tamamladınız. Meseleyi icra takibi yapılabilecek aşamaya getirdiniz. İcra takibi de yaptınız. 

Ne işe yarar bu kesinleşmiş icra takibi? Hiçbir işe yaramaz

Borçlu devlet kurumu yöneticileri insaf edip paranızı ödemedikçe hiçbir şey yapamazsınız.

Devletin malları haczedilemez. Bekleyeceksiniz. 

Adamın ihtiyacımız var diye arazisine el konulmuş. Davayı açmış. Kazanmış. Alacak kesinleşmiş. Hâlâ ödeme için kurum yöneticisinin insaf etmesini bekliyor. Tam bir keyfilik hakim yani. 

Borçlu devlet kurumu alacaklı olanların istediğinin alacağını ödüyor, istemediğini yıllarca bekletiyor? Hiçbir sorumluluğu da yok. 

Bir kurum yöneticisi istediği kişinin alacağını ödeme istediğini de ödememe yetkisine sahipse orada bir hukuktan söz edebilir misiniz?

Meşru ve kesinleşmiş alacağını tahsil edebilmek için bile kurum yöneticisinin insafına tabi hale gelen vatandaş yolsuzluğa boyun eğmek dışında ne yapabilir ki?

Bu durumda devletle yapılan sözleşmelerin bir kıymeti kalıyor mu?

Bir sözleşme yapıyorsunuz ama sözleşmenin bir tarafı olan devlet sözleşmeye uymak zorunda değil. Böyle sözleşme mi olur?

Devlet sözleşmeye uymazsa dava açma hakkınız var. Davayı kazanabilirsiniz de.

Ama kazandığınız davaya göre devlet ödeme yapmazsa ne olacak? Ya insaflı bir yönetici bekleyeceksiniz ya da insafsız bir yöneticiye rüşvet vereceksiniz başka çaresi yok

Peki alacaklı olan devlet olursa işler nasıl oluyor?

Devletin sizden bir alacağı varsa Allah yardımcınız olsun.

Vergi veya SGK primi gibi kamu alacağı türünden bir borcunuz varsa zaten hepten yandınız. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında kanun yakanıza yapışır. Vergi veya SGK haciz memurlarının insafına kalmışsınız demektir.

Alacaklı olduğunu iddia eden kurumun kendini alacaklı kabul etmesi yeterli. Sizin gibi gidip icra dairesine başvurmasına, bin bir türlü prosedür uygulanmasına hiç gerek yok. İcra takibini de kendisi yapar, mallarınıza ve banka hesabınıza hacizleri de kendisi koyar. Hatta bazen haberiniz bile olmaz. 

Banka hesabına habersiz konulan elektronik haciz nedeniyle bankadaki parası bloke olup çeki yazıldığı İÇİN batan mebzul miktarda esnaf vardır.

Devletin alacakları ile borçları aynı hukuk rejimine tabi olmadıkça. yaşadığımız düzenin adına hukuk düzeni diyemeyiz.

Bu düzen AK PARTİ hükümetlerinin eseri değildir. 

AK PARTİ hükümetleri birtakım düzeltmeler yapmaya çalıştı ama sorunu çözecek kadar etkili bir sistem çıkmadı ortaya.

Devletin alacaklarını almak İÇİN nasıl özel bir kanunu varsa, borçlarını ödemek için de özel bir kanun olmalı.

Devlet vatandaşına karşı borçlu olmamalı.

Alacağı olan vatandaş kurumların vicdansız yöneticilerinin elinde yolsuzluğa mecbur kalmamalı.

 

  • can hançercan hançer2 ay önce
    hastanede 1 yıl çalıştım.sizin kadronuz 112 de diye 1 yıllık döner sermayemizi maaşımızdan kestiler.dava açtık.kaybettik.1 yıl bedava çalıştık yani.kimseye de derdimizi anlatamadık.Devlet alacağına kartal vereceğine solucan .günde 600 hasta baktık bedava.İyi ki Allah var bizi bunlara muhtaç etmiyor.yoksa 1 dilim kuru ekmek ve 1 bardak suya çalışırdık.o kadar vicdansız yani.AKP buna bir çözüm bulsun.mağdurlar hakkını alsın.eski düzen bitsin.hadi AKP göreyim seni.verdiğimiz oyları hakket.